SİYASET ŞEKİLLENİRKEN
Şu saatten itibaren siyasetin dışında ne yazarsak yazalım pek ilgi göreceğini zannetmiyorum. Seçime katılacak partilerin Milletvekili aday listelerini YSK´ya teslim etmeleriyle birlikte siyaset kulisleri de birden hareketleniverdi. Listelerde adını göremeyenler büyük bir hayal kırıklığı yaşarken,seçilebilecek yerlerde olanlar da şüphesiz tarifsiz sevinçler yaşıyordur.Kıl payı kazanılan bir referandum sonrasında adına Cumhurbaşkanlığı Başkanlık Sistemi denilen yeni bir yönetim biçimine savruluyoruz. Savruluyoruz çünkü; ?Herkes işine baksın,seçimler zamanında yapılacak?diye babalanan AKP iktidarı, üstelik uyum yasaları bile çıkarılmamışken seçimi bir yıl erken yapma kararı aldı. O nedenle referandumda olduğu gibi halkın büyük çoğunluğu yeni sistemin ne getirip ne götüreceğini bilmeden sevdiği lideri ve aidiyet hissettiği partiyi oylayacaktır. Her seçim döneminde yükselen siyasi tansiyon bu seçim arefesinde tavan yapmış,iktidar ve muhalefet arasında yüksek gerilime tırmanmıştır. Bir ikisi dışında neredeyse tamama yakını iktidar yandaşı ve borazanı haline gelen görsel ve yazılı medya organları hak hukuk tanımadan muhalefeti kabul edilemez bir kavgacı üslupla karalayıp suçlamaktadır. PKK-HDP-FETÖ ve benzeri fitne örgütleri ile ister barış için, ister iktidarı devam ettirebilmek için her ortamda bir araya gelenler şimdi muhalefet eden her kesimi ve herkesi vatan haini ilan edebilmektedir. Makyavelizm hiçbir dönemde değerlerimizi böylesine çürütmemiş,biatını Kur´ana yaptığını söyleyenleri bu kadar münafıklaştırmamıştı.Halbuki biz farklı görüşleri savunsak da aynı geminin yolcuları,aynı ülkenin çocukları değil miyiz?
24 Haziran´dan sonra da birlikte yaşamayacak mıyız?
Kişilerin ve partilerin bekası mı önemlidir, DEVLET´in bekası mı?
Koltuklar mı vazgeçilmez,yoksa bireyin hakkı ve hukuku mu?
Karl Popper;liberal demokrasilerde önemli olan ?kimin" yönettiği değil, ?nasıl ? yönetildiğidir,der.
Yargı bağımsız ve tarafsız değilse adalet dağıtamaz.
Bu hukuk devletinin ve özgürlüklerin ön şartıdır. Kuvvetler ayrılığı bunun için hayati önemdedir. Yasama yürütme ve yargı bir kişinin tekeline bırakılırsa hukukun üstünlüğü nasıl sağlanacak?
İktidarı kim denetleyip sorgulayacak?
Böyle bir sistemde sandığın ve seçimlerin güvenilirliği nasıl sağlanacak?
Bu nedenle eksikliklerine rağmen parlamenter demokrasinin insan fıtratına daha uygun olduğunu düşünüyorum ve Cumhurbaşkanı tercihimde oyumu ona göre kullanacağım.Partilerin gösterdiği adayların seçmen nezdinde ne kadar özgül ağırlığı vardır,veya bu sıralamalarda kriterler nelerdir? Soruları kadar bence şu soru daha önemlidir:
Adayları niçin sandıkta tercihleriyle seçmenler değil de Genel Başkanlar ya da Genel Merkezdeki iki üç kişi belirliyor?
Ben niçin çok aday arasından bir tercih yapamıyor,önüme konan sıralamayı oylamak zorunda bırakılıyorum? Seçtiğim vekil bana karşı mı sorumlu, Genel Başkan´a mı bu durumda?
İYİ Parti hem Edirne, hem de Tekirdağ listelerinde doğruya yakın bir sıralama yapmış diyebilirim. Adayların hepsini tanıyorum.
Prof.Mehmet Akalın Edirne 1.sıra adayı.Uzunköprü´nün köklü ve sevilen Dramalılar ailesine mensup takdir ettiğim bir kardeşim.Marmara Üniversitesi´nde dekanlık yapmış, Rektör adayı olmuş,pırıl pırıl bir akademisyen. Daha önce MHP´de Sayın D.Bahçeli´nin danışmanı. 2.sırada son yerel seçimde MHP Edirne Belediye Başkan Adayı olan ve partiye oy patlaması yaşatan Mühendis Orhan Çakırlar. Türk Ocağı Yönetim Kurulu üyesi, dostum, arkadaşım. 3.sırada Edirne´nin sevilen esnaflarından Dilek Kırmızı hanımefendi. 4.sırada meslekdaşım, emekli öğretmen ve idareci, şimdi esnaf İsmet Ersöz arkadaşım. Ve aday adayı olup sıralamaya giremeyen birbirinden değerli Edirne sevdalıları. Daha ne olsun. Dün kurulan bir parti için gurur verici değil mi? MHP İl başkanı Hakan Özkan´ı 1.sıradan, Taner Albayrak´ı 4.sıradan aday gösterdi.Lekesiz,şaibesiz,gençlerden oluşan bir liste.
CHP maalesef listeyi iki üç defa değiştirme gereğini duydu.Bunu keşke listeler açıklanmadan yapsaydı. 1.sırada Okan Gaytancıoğlu var. Milletvekili. O bir akademisyen ve çiftçi dostu.Benim gözümde bir demokrasi kahramanı.
2.sırada Ediz Ün var.Tanımıyorum yeterince.
3.sırada Yakup Atalay da bir Uzunköprü´lü ve partiye çok emeği geçen eski ilçe başkanı bir arkadaşımız.
4.sırada Erdoğan Gümülcineli.
AKP´de her dönem aday olan Fatma Aksal bu defa 1.sıradan aday ve Keşan´lı.
2. sırada İl Başkanı İlyas Akmeşe aday gösterilmiş. Avukat arkadaşlarımız listede kendilerine yer bulamamış.Tanıdığım için söylüyorum;
Tekirdağ´da İYİ Parti sürpriz yapabilir bu aday tercihleriyle.
1.de Eski MHP il Başkanı ,İYİ parti GİK üyesi Enez Kaplan,
2.de Eski demokratlardan ve milletvekillerinden, sohbeti de hitabeti de güzel Muhtar Mahramlı,
3.sırada Büyük Şehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof.Dr.Tamer Dodurga. Ki Tek Rumeli Televizyonunda izlediğimde güleç yüzüne,hoşgörüsüne ve projelerine hayran kaldığım bir değerli vatansever. Şahsen onu parlamentoda görmeyi çok isterim.Saha çalışmalarında her adaya başarılar diliyorum.
Güneşli günlerde buluşmak dileğiyle hoşça kalın.