Ülke gündemindeki olanı biteni iki üç cümle ile anlatarak veya yazıp çizerek izah etmek mümkün değil.
Peki iki üç cümle ile izah etmek ne zaman ve hangi durumlarda mümkün olur ?
Cevabı hepimizce malum...
Olağanüstü hallerde ..
Ülkemiz bir kalkışmanın eşiğinden döndü.Ve hükümet üç aylık bir süre için olağanüstü hal ilan etti.Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin böyle bir karar alması tam çözüm olmasa da ilk başlarda doğru gibi duruyordu...
Peki ya sonra ?
İşte şimdi tam da o noktadayız.
Malesef meclisin tatilde olmasından da faydalanarak ve muhalefeti dışlayarak tek başlarına bakanlar kurulunca çıkarılan kanun hükmünde kararnameleri ardı ardına çıkarmaya başlamışlardır.
İktidarın bu tutum ve davranışı yedi Ağustosta ki birlik ve beraberliğin üzerine gölge düşürmüştür
Kendilerinden olmayanları eften püften sebeplerle ağızsız dilsiz bir şekilde açığa alıyorlar, işten atıyorlar yetmiyor ailesini ve çocuklarını da aynı dereceden suçlu ilan edip her türlü yaşam hakkindan mahrum bırakıyorlar,tutukluyorlar hapislere tıkıyorlar vs.vs...
Sayın Cumhurbaşkanı en sonunda "at izi it izine" karıştı diyerek,Durumun ne derece vahim boyutta olduğunu kendisi bizzat dillendirmistir.
Kurunun yerine böylece yaşinda yanmış olduğu herkesçe görülmüştür.
Ama bu vahim durumu gelinde anlatın laftan sözden anlamayanlara kraldan çok kralcılara..!
İşte genel başkanımız Sayın Kemal KILIÇDAROĞLU nun yedi Ağustos´tan sonraki yapılan "cadı avı" dediği sözlerindeki kasit buydu ..
Hukuk ve demokrasiyi altını çizerek dillendirmesindeki sebep buydu...On iki maddelik demokrasi manifestosunun özeti içeriği buydu...
Genel başkanımızdan başka dik duran yapılan yanlış ve hataları iktidar mensuplarının yüzüne vuran ve eleştiren,Haksızlığa maruz kalmış veya bırakılmış suçsuz ve günahsız olan ayrıca terör örgütleri ile uzaktan yakından hiç bir alakası ve bağlantısı olmayan insanların hakkını hukukunu savunan tek bir başka siyasi lider siyasi parti ve STK kuruluşu yok.
Olanı da zaten sudan bir sebeple hakkında ya soruşturma açıyorlar yada görevden uzaklaştırıyorlar..
Cumhuriyeti demokrasiyi insan hak ve özgürluklerini savunan ve mücadelesini veren, mensubu olmakla övündüğümüz CHP den başka hiç bir sivil toplum kuruluşu yok.
Ne mutlu bizlere ve Türkiye´yeki seksen milyonun hakkını ve hukukunu arayan tek başına da kalsa bir CHP var.
Degerli yol arksdaşlarım,
Bir de olayı tam tersinden düşünün..ya CHP olmasaydı ve CHP nin basinda Kemal KILICDAROĞLU gibi bilge bir lider olmasaydı....
İnanın bunu düşünmek bile insanı ürkütüyor ve korkutuyor.
CHP her dönemde ve devirde sessiz çoğunlukların sesi olmuştur ve olmaya da devam edecektir.
Saygı ve sevgilerimle...
(Birgülce)