SEÇMEN DİYOR Kİ!

Tadını çıkarın?Seçmen olmanın en keyifli, en harika zamanlarını yaşıyoruz. Bu muhteşem günler 31 Mart´ a kadar devam edecek kuşkusuz. Bu süre içerisinde önümüzde görücüye çıkmış, kendilerini bizlere beğendirebilmek için ne gerekiyorsa yapmaya hazır siyasilerimize, Belediye Başkan adaylarımıza, fırsat bu fırsat deyip tüm isteklerimizi sıralayabiliriz. Seçmen,  bir seçim dönemindeki argümanların en önemlisidir, sihirli değnek onun elinde çünkü?Vee artık dinliyor, sorguluyor, karşılaştırıyor. Bilinçli yani? Eh tabi ki bu durumda, kız evi naz evi  modunda olup, keyfini çıkararak nasıl bir başkan istediğimizi, şehrimizde neler yapılmasını istediğimizi söylemenin tam zamanı. Seçmenlerin istekleri farklı farklı, her birinin kendine göre talepleri var. Bir kere bir aday her bölgede seçmenlerin sıkıntı ve isteklerini belirlemek için bir anket yapmalı bence... Sonrasında ise bu sorunların çözümlerine ilişkin projeler geliştirip, seçim kampanyasında bunları açıklamalı. İsteklerimizin sorulduğu bir anketle karşılaşmasak bile, adaylar seçim çalışmaları için dolaşırken de isteklerimizi söyleyebiliriz. Söylemeliyiz ki bu konularda projeler üretsinler. Söylemeliyiz ki vaatlerde bulunsunlar . Ve lakin, denk gelirse tabi ki. Eğer ana cadde esnafı iseniz, mutlaka denk gelirsiniz, daha arka sokaklarda ise işyeriniz es geçilme ihtimaliniz çok yüksek. Bir STK iseniz mutlaka size özel programlar yapılır ancak benim gibi bir avukatsanız mesela, avukat ofisleri hiçbir zaman ziyaret edilmez. Yine doktor muayeneleri, mimarlık ofisleri, mali müşavirlerin, inşaat mühendislerinin işyerleri hep bu ziyaret kapsamı dışı olan yerlerdendir .Nedendir bilinmez, oysa rakamsal olarak  hiç de azımsanmayacak sayıdadır bu kesimler. Siyasi Partiler, bu katagorilerde bulunan kişileri her halükarda ya cepte görüyor veya oy kullanmayacaklarını düşünüyorlar. Projeler, vaatler de tek başına yeterli değil, projelerinize bakılması için önce seçmenin barajını geçmeniz gerekiyor. Bu barajı geçmek ise işin en zor kısmı. Kimseye figüran muamelesi yapılmaması gerek öncelikle, herkes kendi hayatının başrol oyuncusudur çünkü... En yakınlarınızdakilere bile figüran muamelesi yaptığınızda, bir gün bir de bakmışsınız etrafınızda sizin için çalışacak güvenebileceğiniz hiç kimse kalmamış. Seçmen samimi ve inandırıcı bulmalı sizi. Sempatik olmalısınız ayrıca... Empati yapabilmelisiniz mutlaka. Agresif bir yanınız olmamalı kesinlikle . Kuvvetli bir otorite kurabilme yönünüz olduğu kadar merhamet duygunuz da bulunmalı. Adalet duygunuz kuvvetli olmalı, haksızlığa uğramış insanlara sahip çıkabilmelisiniz. Tribünlere oynamak için değil, gerçekten sahip çıkabilmelisiniz. Rol değil, gerçek olmalı hepsi. Seçmen gerçekle, gerçek olmayanı mutlaka eninde sonunda fark edecektir. Bir de yazımın başında 31 Mart´ a kadar dediysem de beş yıl sonraki seçimlerde de sihirli değnek yine seçmende olacağından siyasiler bu durumu 31 Mart ile sınırlı tutmasınlar. Bu özelliklere sahipseniz seçmenin gönül barajını geçtiniz demektir. Artık projelerinizi anlatabilirsiniz. En iyi olan kazansın. Ve dilerim ki bu seçimde kazanan Tekirdağ olsun.