Mustafa Kemal Paşa Havzalılara ; ?Hiçbir zaman ümitsiz olmayacağım. Bizi öldürmek değil, diri diri mezara sokmak istiyorlar. Şimdi çukurun kenarındayız. Son bir cüret belki bizi kurtarabilir. Zaten başka türlü de olsa geri dönmek imkanı yoktur?Diyordu. Bu kurtuluş savaşının başlangıcıydı. İki gün sonra emrindeki bütün kumandanlara gönderdiği gizli bir emirle, ulusal kurtuluşu sarsan işgal ve ilhak gibi olayların bütün ulusa kan ağlattığını, ulusal ızdırabın baş edilmez bir hal aldığını bu hallerin önlenmesini beklediğimizin dünyaya telgrafla ilan edilmesini istedi. Bu hareket derin etkiler yarattı. Atatürk´ü  acele İstanbul´a çağırdılar. O istifasını yolladı ve sivil elbiselerle 13 Haziran 1919 günü Havza´dan  yola çıktı. Yola çıkarken Havzalılara: ?Bugün artık bir üniforma sahibi değilim. Size evvelce de bildirdiğim gibi sadece bir millet adamıyım,demiştim.´ Bindiği eski ve açık otomobil Amasya yoluna giden tepelere tırmanırken henüz şafak atıyordu. Bir köyde otomobilin motoru kaynamış, durup su değiştirmek gerekmişti. Atatürk otomobilden inmiş beş on adım yaya yürümeye başladığında etraf alacakaranlıktan henüz çıkıyordu. Birbirini takip eden dağlar beyaz bulutların koynunda sabah uykularından henüz uyanmaktaydılar. O vakit ufkun pembe şafağını ilk yırtan ışıklar bir yüksek kayaya çıkmış boz kalpaklı Mustafa Kemal´i aydınlatırken yanındakiler onun şu marşı mırıldandığını farkettiler. Dağ başını duman almış, Gümüş dere durmaz akar, Güneş ufuktan şimdi doğar, Yürüyelim arkadaşlar. Tüm milletimizin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramını en içten dileklerimle kutluyor, başta Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün şehitlerimizin önünde saygı ile eğiliyorum.