Sağlık, sosyal çevre, beslenme, uzun yaşamın sırrı

Sağlık, insan için en önemli hazinedir. Sağlık beden, ruh, zihin ve çevresi ile tam bir bütünlük içinde dengede bulunma halidir. İnsanın bedenin de olan bir bozukluk ruhsal etkilenmeye o da zihinsel bir bozukluğa yol açabilir. Yaşadığımız çevre sadece doğal yaşam alanı değil sosyal çevremiz, diğer insanlarla ilişkilerimiz, etkileşimlerimiz sağlığımızı etkiler. Sağlıklı bireylerle sağlıklı toplum elde edilir. Sağlıklı bir birey, sağlık bilincinin oluşması ile mümkündür. Sağlığın sağlanması hastalıkların ortaya çıkmadan bazı tedbirlerin alınması ve yaşam tarzımızın düzeltilmesi ile mümkündür. Sağlığın sürdürülebilir olması aile, çevre, beslenme, hareket ve ruhsal durumun ahenkli bir düzeyde olması ile mümkündür. Yapılan birçok bilimsel çalışmada özellikle insanlar arasındaki sosyal iletişimin artırılmasının sağlığı olumlu şekilde etkilemektedir. İnsanların birbirine selam vermesi, dertlerini paylaşması, birbirlerine pozitif destek olması kendilerinde olan negatif unsurları ortadan kaldırmaktadır. Sağlıklı iletişimin hastalık oluşumunu azalttığı değişik sosyal deneylerde ispat edilmiştir. Size bir örnek; Roseto´nun Gizemi (1,2,3)  Stewart Wolf Oklahoma Üniversitesi Tıp Fakültesi´nde ders veren, sindirim ve mide üzerine uzmanlaşmış bir hekimdi. Yazlarını Pennsylvania´da Roseto´ya yakın bir çiftlikte geçiriyordu. 1950´lerin sonlarında bir konuşma yapmak için yerel bir tıp derneğinin daveti üzerine Roseto´ya giden Wolf konuşmasını yaptıktan sonra orada yaşayan bir meslektaşıyla birlikte bira içerken sohbet sırasında duyduklarına inanamamıştı. Meslektaşı, 17 yıldan beri bölgedeki birçok kasabadan gelen hastası olduğunu, ama Roseto´dan gelen ve 65 yaşın altında olan hastalarının hiçbirisinin kalp rahatsızlığı nedeniyle gelmediğini söylemişti. Wolf´un duyduklarına inanamamasının nedeni kalp krizinin o yıllarda ABD´de yaygın ve 65 yaş altındaki erkekler arasındaki ölüm nedenlerinin önde geleni olmasıydı. Doktor olup da kalp hastalığıyla karşılaşmamak olanaksızdı. Wolf bu durumu araştırmaya karar verdi ve öğrencileri ile meslektaşlarının desteğiyle kasabanın ölüm kayıtlarını incelemeye başladı. Sonuçlar şaşırtıcıydı. Roseto´da 55 yaşın altında kalp krizinden ölen olmamıştı. Ayrıca bu ilginç kasabada 65 yaş üzeri erkekler arasında kalp hastalığından ölenlerin oranı tüm ABD´nin yarısı kadardı. Hatta Roseto´da her tür nedene bağlı ölüm oranı beklentinin %30 ile %35 altındaydı. ABD ölüm istatistiklerinde tüm ülke ortalamasına göre bir sapma söz konusuydu. Bunun üzerine Wolf kendisine yardım etmesi için Oklahoma Üniversitesi´nden John Bruhn adlı sosyolog arkadaşını Roseto´ya getirdi ve bölgede sosyolojik bir araştırma yapmasını istedi. Sonuçlar çarpıcıydı. İntihar, alkolizm, peptik ülser ve uyuşturucu bağımlılığına hiç rastlanmamıştı. Çok az suç vardı ve hiç kimse sosyal yardım almıyordu. Bu insanlar sadece yaşlılıktan ölüyorlardı. * * * Roseto Valfortore kasabası, İtalya´da Roma´nın yüz mil güneydoğusundaki taşra kenti Foggia´da, Apenin Dağları eteklerindedir. Ortaçağ köy ya da kasabaları tarzındaki tüm İtalyan yerleşim birimleri gibi bir meydanın çevresinde kurulan bu şirin kasabada yaşayanlar yüzyıllarca çevre tepelerdeki mermer ocaklarında ve zor şartlar altında çalışarak zor bir hayat sürdürmüşlerdi. 1880´li yıllardan itibaren ABD´ne göç etmeye başlayan Rosetolular önce New York, sonra da Pennsylvania´nın Bangor kasabasına  yerleşirler. Daha sonra, çalışmaya gittikleri ve Bangor´a 90 km uzaklıktaki arduvaz ocaklarının yolu üzerindeki kayalık bir dağ yamacında toprak satın alarak buraya Roseto´daki iki katlı ve kırmızı kiremitli evler yaparlar. Başlangıçta Yeni İtalya olarak isimlendirdikleri kasaba, meydanı, kilisesi ve İtalya´yı birleştiren Garibaldi adlı ana caddesiyle giderek Roseto´ya benzemektedir. Kısa bir süre sonra da kasabanın adını Roseto´ya çevirirler. Eğer 1900´ü izleyen birkaç yıl içinde Roseto sokaklarını arşınlıyor olsaydınız, kendinizi Foggia lehçesinin konuşulduğu İtalya´daki Roseto kasabasında zannederdiniz. ****  Peki, nasıl oluyordu da Rosetolular ölüm istatistikleri konusunda ABD ortalamasından böylesine önemli bir sapma gösteriyordu? Wolf´un ilk düşüncesi, bunun nedeninin, Rosetoluların, Eski Dünya´dan getirip devam ettirdikleri ve onları Amerikalılardan daha sağlıklı kılan kimi beslenme alışkanlıkları olduğu yönündeydi. Ama kısa sürede böyle olmadığı ortaya çıktı. Rosetolular yemeklerini daha sağlıklı bir seçenek olan zeytinyağı yerine İtalya´da kullandıkları domuz yağı ile pişiriyorlar, sosis, jambon, salam, yumurta vb. her şeyi yiyorlardı. Ayrıca kasabanın konumu bisiklet ya da yürüyüş sporu yapmaya elverişli olmadığı gibi, keyiflerine düşkün olan kasabalılar oldukça yoğun biçimde sigara da içiyorlardı. Stewart Wolf araştırmasını tüm yaşam koşulları hemen hemen aynı olan etraftaki kasabalarda sürdürmeye karar verdi. Benzer beslenme alışkanlıkları ama farklı ölüm olanlarıyla karşılaştı. Bu kasabalarda da 65 üstündeki erkeklerde rastlanan kalp hastalıkları Roseto´un üç katıydı. Wolf artık Roseto´nun sırrının beslenme alışkanlıkları, diyet, egzersiz, genler ya da lokasyon olmadığını anlamaya başlıyordu. Sır Roseto´nun kendi olmalıydı. Bruhn ve Wolf kasaba çevresinde bir gezinti yaptıklarında işin sırrına vakıf olmuşlardı. Kendilerine çevrelerindeki topluluklar tarafından tanınmayan minik bir dünya yaratan Roseto´lular genellikle üç kuşağın bir arada bulunduğu geniş aileler halinde yaşıyorlardı. Komşuluk ilişkilerinin son derece sıkı olduğu Roseto´da hemen herkes birbirini tanıyor, yolda karşılaştıklarında durup mutlaka uzun uzun sohbet ediyorlar, büyük bir dayanışma içinde olduklarından birbirlerine karşı son derece saygılı ve eşitlikçi bir tutum sergiliyorlardı. Dr. Wolf´a göre Güney İtalya´nın ?paesini?, yani küçük köy kültürünü Pennsylvania´nın  dağlarına taşıyan Rosetolular kendilerini modern dünyanın baskılarından soyutlayan güçlü ve koruyucu bir sosyal yapı yaratmışlardı. O kadar öyle ki, bu normal kurallara uymayan çizginin dışındaki bir yapıydı. Görüldüğü gibi insanlar arasındaki etkileşim, sosyal paylaşım sağlık için önemli bir kazanım. Kaynaklar; 1. Gladwell, Malcolm. Outliers, The Story of Success, Allen Lane, Penguin Books, London, 2008. İntroduction (p. 3-11). 2. Murat Baş, Kronik Toksisite sunumu, 2018 , 3. http://bulentgundogmus.com/roseto-ile-nazilli/#_edn1