PARTİLERİN ADAY ARAYIŞLARI
PARTİLERİN ADAY ARAYIŞLARI
Yazıma farklı bir başlık da koyabilirdim, mesela; "Adayların Parti Arayışları " da diyebilirdim. Aynı şey mi sizce? Bana göre aynı mantaliteyle baksanız bile farklı sonuçlara götüren bir sorgulama yapmak zorundasınız. Bugünlerde en çok konuşulan siyaset bilmecelerinden biri değil mi bu konular? Bakın günler geçiyor ama bazı il ve ilçelerde henüz adaylar açıklanamadı. Her parti bir diğerinin veya diğerlerinin adayını açıklamasını bekliyor. Eğer rakip güçlü ve popüler bir isim olursa muhtemelen adayın değiştirilebileceğini gösteriyor bu. Çünkü seçimlerin neticesini belirleyen faktörlerden birisi de doğru ve sevilen bir aday ile halkın karşısına çıkmaktır. Bu nedenle partiler aday adaylarının içinden en uygun olanını seçebilmek için dikkatli olmak zorundalar. Bazı il ve ilçelerde aday arayışları da, açıklanan adaylar da partilerde sıkıntılı durumların yaşanmasına yol açmaktadır.
Elbette iktidar partileri devlet imkanlarını kullanma avantajına sahip oldukları için diğerlerine göre daha şanslıdırlar.Hem iş adamlarının,(büyük sermaye ve finans kurumları),hem dini grup ve cemaatlerin,hem de medya baronlarının karşılıklı çıkar ilişkisi bu şansı beklentiden alıp gerçeğe dönüştürür. Bunu sadece siyasi iktidarlar için söylemiyorum,yerel iktidarlar,yani belediyeler için de aynı durum geçerlidir. Güç merkezi değiştikçe insanların tercihleri de hemen değişiverir.Bir parti taassubuyla söylemiyorum bunları. Demokrasi adına oynanan tiyatronun ya da sokaklarda ıspanak fiyatına satılan demokrasinin karakter erozyonundaki etkisine vurgu yapmaktır niyetim.
Tam da burada yazım için düşünülebilecek ikinci başlık devreye giriyor. Fotomodel olmaya daha yatkın bazı nev-zuhur siyasetçiler,kazanmak için her kalıba girmeyi politika zannedenler,kimin arabasına binerse onun türküsünü söylemeyi marifet bilenler,yola beraber çıktıklarını yolda bulduklarıyla değiştirmekten zerre kadar utanç duymayanlar,yani siyasetin fırıldak Kubi´leri söz konusu ise bu yazının başlığını siz ;ADAYLARIN PARTİ ARAYIŞLARI şeklinde değiştirebilirsiniz.
Bu yazıyı buraya kadar sabırla okuyanlar ne demek istediğimi anlamışlardır diye düşünüyorum.Adam sosyal demokrat bir partide siyaset yapmış yıllarca.CHP seçmeni onu Belediye Başkanı yapmış,Milletvekili yapmış,onurlandırmış.O ne yapıyor; partisini ve kendisini en ağır hakaretlerle eleştiren AKP´yle flört ediyor veya o partiden adaylığı içine sindirebiliyor. İnsanın siyaseten de bir asaleti,bir duruşu olmalı değil midir?Kaybedeceksen de ADAM gibi kaybet.Ne diyor Akşener; Yezit gibi kazanacağına Hüseyin gibi kaybet.
Adam iki dönem bütün milliyetçilikleri ayağımın altına aldım diyen AKP´ den seçilmiş bu defa aday yapılmadı diye milliyetçiliğini gururla haykıran İYİ Partiden aday adayı,hatta aday. Adam, ülkücü neslin mimarı MHP İl Başkanlığından istifa edip HDP´nin Diyarbakır adayı olmaktan hicap duymuyor. Adam deyip durduğuma bakmayın kadın örnekleri de var savrulmanın. Yahu en azından sağ bir partiden sağa, sol bir partiden sol bir partiye transferin izahı mümkün. İTTİFAK yapan partilerin uzlaştıkları ve teklif götürdükleri isimleri de hadi kabullenebiliyor insan ama seni her gün yerin dibine sokan bir partiyle bırakın flörtü ismimin anılması bile benim için züldür yahu!
İyi de böyle omurgasızlara teklif götüren partilere o partilerin yöneticilerine ne demeli?! Bence bir çaresizlik sendromudur bu. Belki KAZI-KAZAN formülü. Ama siyaset bir kumar değil ki! Davasını Mamak zindanlarında bile korkusuzca haykıran, tipilere boranlara aldırmayıp kanıyla karları ısıtan, şehadetiyle bulutları yıkayan yiğit adam rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu´nun sözleri ile bitirmek istiyorum: ? Millet yanmasın diye kendini ateşe atanların davası olması gereken siyaset ne yazık ki milleti yakıp kendisini kurtaranların davası olmuştur.? Yazık.
Ahmet Acaroğlu