Kendimi bildim bileli Türk milliyetçisiyim. Sadece milliyetçi değil, TÜRK milliyetçisiyim.

Türk'e dost olanlarla dostluk bağlarını güçlendirmek, işbirliğini geliştirmek, Türk'e mesafeli olanlarla veya Türk'e düşmanlıklarını siyasetlerine temel yapanlarla da gücümün yettiğince her fırsatta kıyasıya mücadele etmek benim için bir vatan borcudur. Dünya görüşümün temeli buna dayanır. Devletler arasında konjoktüre göre gelişen veya yeni dünya düzeni adına değişen ilişkiler ağı vardır. Eğer uyanık olunmaz, yeni duruma göre akıllı ve bilim odaklı hamleler zamanında yapılmaz, milli politikalar ve tezler ülkeyi yönetenler ve liyakatli diplomatlar tarafından yeterince anlatılamazsa başımıza hangi talihsizliklerin geleceği bellidir. Tarihimizde bunun çok çarpıcı örnekleri vardır. Zaten siyasete soyunanların tarih okuması, tarihimizi iyi bilmesi bunun için önemlidir. Çünkü tarih, milletler mücadelesinden ibarettir. Koskoca Osmanlı devletinin akıbetini hepimiz biliyoruz. Devletimizi yöneten padişahların hataları, ihmalleri kadar, çağı doğru okuyamayan ulemanın, liyakatsiz kadroların ve dahi içimizdeki devşirmelerin ihanetlerini hatırlayınız. Rum ve Yahudi bankerlerden ve Avrupa devletlerinden yüksek faizlerle aldığımız paraları ödeyemezken saraylar inşa etmeyi itibarımızı kurtaracak, zavallılığımızı gizleyecek bir hamle gibi görüyorduk. Doğruları söyleyen aydınlar hain muamelesi görüp zindanlara hapsediliyordu. Denilebilir ki; biz ne yaparsak yapalım Haçlı ruhunun mirasçıları bize düşmanlıklarından vazgeçmiyorlar. Doğrudur, ben de katılıyorum böyle düşünenlere. Çünkü biz Hilalin, yani en azından bin yıldan beri, İslamın kılıcıyız. Yani tarihteki kuşatılmışlıkların arkasında elbette Hıristiyan dayanışması ve örgütlenmesi vardır. İçinde olalım olmayalım , günümüzdeki küresel bütün teşkilatların genetiğinde de aynı ruh ve aynı kinler vardır. Yalnız biz Müslüman olmadan önce de benzer saldırılara muhatap olmuştuk. Yani kimseyi durduk yere rahatsız etmedik ama kötü niyetlileri de hiçbir zaman cezasız bırakmadık. Kim sillemizi yemişse önümüzde diz çöküp aman dilemiş, iç kavgalarla zayıf düştüğümüz dönemlerde birleşip üstümüze gelmişlerdir. Günümüzde dünyada bir çok İslam devleti var. Mesele sadece din olsa onları tarihten silecek güçleri var. Bizim suçumuz sadece ve sadece TÜRK olmamızdır. Çünkü Türkler savaşçıdır, kahramandır, korkusuzdur. Tarihin ve bu coğrafyanın öznesidir bu aziz millet. Anadolu yiğitlerle ve şehitlerle doludur. Anadolu,düşmanlar için tekin değildir. Bunu en iyi Avrupalılar bilir, Yunanlılar bilir, Ruslar bilir. Eğer denemek istiyorsa Conilere de, Teksas'lı sığır çobanlarına da bu acı ve kanlı tecrübeyi yaşatmaktan çekinmeyecektir bu millet. Çünkü ABD'nin ve AB üyesi devletlerin bize karşı takındıkları düşmanca tavır, teröre verdikleri açık destek, ne müttefiklikle, ne akılla, ne de insanlıkla bağdaşan bir davranış değildir. ABD şeytanla ortak bir vampir değil, şeytanın ta kendisidir. Yunanistan halkı devleti yöneten kadroya karşı ayağa kalkmalıdır. Başka bir devletin apış arasına saklanarak kabadayılık olmaz. Er meydanına çıkamayan korkaklar, şer meydanında da yalnız kalmaya mahkumdurlar. Tarihte çok sınandık. Galiba yine bir sınavla karşı karşıyayız. Denizden, karadan, havadan kuşatılıyoruz sanki yavaş yavaş. Sanki bir hesaplaşmaya mecbur edilecekmişiz gibi daralıyor çember. Elbette barış içinde mutlulukları paylaşıp kardeşçe bir dünya daha güzel. Elbette savaş bizim önümüze de ağır faturalar bırakacak ama, dünyanın kanını emen bu eşkıyalara da eyvallah diyecek halimiz yok. Yeter ki biz içerde bir olalım, birlik olalım, en önemlisi de TÜRK olalım. Gerisi kolay. Ne diyor Nihal ATSIZ ; "YÜZDE YÜZ TÜRK OLDUĞUN GÜN CİHAN SENİNDİR."