Eğitim ciddi bir konudur.

Çocukken en sevdiğim şeylerden biri babamın işyerine gitmekti. Babam, Nafia Müdürlüğü'nde yol makinalarından sorumlu idi. Dozerlere, greyderlere hayran hayran bakar (*), hurdalıkta bulduğum parçalardan oyuncaklar yapmaya çalışırdım. Favorim, Manisa'daki garajda gördüğüm, buharla çalışan bir silindirdi (**). Bazen de, taş ocağı ile yol şantiyesi arasında malzeme çeken kamyonlarla "gezmeye" çıkardım. Bir gün şoföre, vites kolunun yanında arada sırada çekip bıraktığı kırmızı düğmenin ne işe yaradığını sordum. Şoför, "Bu düğme motora Fransızca'dan imtihan verdirir" dedi. *** Vitesi yarım basamak değiştiren "takviye" mekanizmasını böyle hoş bir benzetmeyle açıklayan şoför, herhalde, yabancı dil öğrenmeyi çok zor buluyordu. FRANSIZCA Bu hafta kurada bir ders kitabı çıktı: "Le Français et La Vie / Fransızca ve Yaşam". Yazarları G. Mauger ve M. Breuziere. O nedenle bu yazıda biraz Fransızca, biraz ders kitapları olacak ve sonunda gene biraz CHP Parti Okulu'na takılacağım. *** Türkiye'de Fransızca, yabancı dil olarak eski yaygınlığını kaybetmiş durumda. Bildiğimiz Fransızca'yı unutmamak için 2012'de sevgili komşum Semra Güven'le Tekirdağ'da bir "Fransızca Konuşma Kulübü" kurduk. Ayda bir toplanıp, Fransızca film, TED konuşması izliyor, konuşmayı teşvik edici oyunlar oynuyorduk. Bu arada, "chanson"lar dinlerken, şarap, peynir ve diğer Fransiz spesiyalitelerini tadıyorduk. CHP Milletvekili Faik Öztrak, Süleymanpaşa'nın bir önceki belediye başkanı Ekrem Eşkinat, emekli general Ahmet Yavuz WhatsApp grubumuzda idi. Son birkaç yılda pek bir araya gelemedik, ama, artık salgın nedeniyle, internet üzerinden toplantı yapmayı deneyebiliriz. İlgi duyan arkadaşlara, hangi dili biliyorlarsa o dilde, böyle konuşma grupları oluşturmalarını öneririm. DERS KİTAPLARI Fransızca çalışmış olanlar G. Mauger'in klasik Mavi Kitabını, "Langue et Civilisation Françaises"i muhakkak bilirler. Ankara Fen Lisesinde ilk defa gördüğüm Mavi Kitabın sayfa düzenine hayran kalmış, kendime, ilerde bir kitap yazarsam aynı stili kullanacağım, demiştim. Yıllar sonra derlediğim Kimya, Fizik notlarımı, Mavi Kitap gibi, iki sayfaya yayılmış dersler şekilde düzenledim. *** Ders kitaplarının içeriği kadar, tasarımı, anlatım şekli gibi detaylar hep dikkatimi çekti; iyi gördüğüm örnekleri mümkün olduğu kadar topladım. İki tanesinden kısaca bahsetmek istiyorum. *** İlk örnek bir Biyoloji kitabı: Campbell ve Reece, Biology Concepts and Connections. 7.Ed. www.nadirkitap.com sitesinde kullanılmış kopyaları 50 liraya satılıyor. Kitapta 38 bölüm ve toplam 646 alt başlık var. Her alt başlık düz bir önerme şeklinde yazılmış; konu, ilgili resim ve fotoğraflarla bir çerçeve içine alınmış. Bu kitabı okumak bir fotoroman okumak gibi, kolay ve zevkli. İçindekiler bölümü, sanki, kitabın 646 cümlelik bir özeti. *** İkinci örnek bir Fizik kitabı: Saxon Physics. Bu kitapta ilginç olan şey bölümlerin sonundaki sorular. Yazar J. H. Saxon, konular ilerledikçe, her bölümün sonuna önceki bölümlerden de sorular koymuş. Örneğin, elektrik konusu işlenirken karşınıza bir mekanik sorusu çıkıyor. *** Campbell ve Saxon'u "Bilişsel Yük Kuramı"na iyi örnekler oldukları için seçtim. BİLİŞSEL YÜK KURAMI VE PARTİ OKULU Avustralyalı Eğitimci John Sweller'in geliştirdiği Bilişsel Yük Kuramında önerilen yöntemler, derslerin ve sunumların etkisini artırıyor. Bu deneylerle kanıtlanmış. Kurama göre, duyu organlarımızdan gelen uyarılar bir ön çalışma belleğinde işleniyor, sonra kalıcı belleğe iletiliyor. Çalışma belleğinin kapasitesi sınırlı. Aynı anda ancak 5-9 arası maddeyi işleme alabiliyor. O nedenle aynı anda gelen uyarılar bu sınırı aşmamalı. Örneğin bir şemanın açıklaması hemen yanında verilmeli, arka sayfada değil. Sunumlarda, bir slayttaki madde sayısı 7 yi geçmemeli. Eğer slaytta okunması gereken bir paragraf varsa, sunucu, onu gösterip okumaya kalkmamalı. Bu durum hem kulaktan hem de gözden gelen uyarıları arttırdığı için öğrenmeyi olumsuz etkiliyor. Böyle slaytlarda kenara çekilip, sessizce grubun okumasını beklemek daha doğru. Öğrenilenlerin belli aralıklarla tekrar edilmesi ve kullanılması, önceden bilinenlerle ilişkilendirilmesi, kalıcı bellekte yer etmesini sağlıyor. *** CHP Parti Okulunun sunumlarında bu noktalara dikkat edilmiyor. 2012'den beri slaytlarda gördüğüm tek gelişme, yazıların renkli kutucuklara konması oldu. *** Bu yazıda bir kitaptan çıkan çağrışımla üç konuyu birbirine bağladım: Fransızca, ders kitapları, ve Bilişsel Yük Teorisi. Eğitim ciddi bir konudur. Eğitim alanında yapılan araştırmalar dikkate alınmalı. "Kolaylaştırınız! Zorlaştırmayınız!" (Buhari, 3:72) *** (*) Haftada bir işyeri hekimi olarak gittiğim Komatsu servisinde, bugün hala aynı duyguları yaşıyorum. (**) Google'da "Case Steam Roller" diye araştırınca resimleri çıkıyor. *** Kaynaklar: Fransızca'nın tarihi ve yapısı: https://youtu.be/Tfxf4pV-zJg Bilişsel Yük Kuramı: https://youtu.be/yxaIKJL4_r8 , Bilişsel Yük Teorisi Nedir, Bir İçerik Nasıl Sunulmalı? , R.Clark et al. Efficiency in Learning,Evidence Based Guidelines to Manage Cognitive Load. Pfeiffer Publ., San Francisco (2006) Çalışma belleği : https://youtu.be/UWKvpFZJwcE Prof. Patrick Winston'un konuşması https://youtu.be/Unzc731iCUY 1saat 3 dk.