Bulgaristan sol yanımız, gönül coğrafyamız. Şumnu 14. Genç Kalemler şiir yarışmasına bir kez daha çağrılmanın onurunu yaşadık. Genç Kalemleri cesaretlendirme de payımızın olması paha biçilemez bir değer?
Misafirliğimiz beraberinde birçok güzelliği de yaşatıyor bize. Gönül bazen coşuyor hatta sarhoş oluyor bazen hüzünleniyor bir hoş oluyor? Razgrat meydanında boynu bükük bir caminin minaresinde dalgalanan Bulgaristan Bayrağı gönlümüze hüzün dolduruyor? İbadete açılamayan ibadethaneler ve 1989´ da yaşanılanlardan geriye kalan ecdat yadigarı kaç caminin kiliseye çevrildiğini görmek içimizi burkuyor elbette? Köylerin mahzunluğu hala devam etmekte bu diyarda yoksulluk, yoksunluk öyle içlerine işlemiş ki dilleri lal, bakışlarıyla konuşuyor insanlar? Bu suskunluk neye işaret? Bu yorgunluk nereye götürecek acep? Razgrat yoluna düştük gidiyoruz ve bize eşlik eden Azize teyzemiz 1939´dan bir göç türküsü söylüyor. Sonrasında hikayesini anlatıyor bize, biz de can kulağıyla ve gözlerimiz dolarak dinliyoruz onu!
Aşalım aşalım daha ileri aşalım
Tenhada tenha yerlerde annem helallaşalım
Karadeniz üstünde vapurlar geçti
Ağlaya ağlaya annem gurbete düştü
Şumnu´dan Varna´ya gemilere bindirilip gönderilen insanların türküsüydü bu türkü? Annenin kızından ayrılışının acı hikayesi? Herkes gemiye bindirildikten sonra kızının bindirilmeyişi ve zorla ellerinden alınmasının hikayesi?
Diyarbakır´da son bulan bu yolculuktan üç ay sonra anne ölüyor altıncı ayda baba ölüyor? Ve kaybolan hayatlar?.Çekilen acılar?
Sonrasında hiç konuşulmayan konuşulamayan gerçekler türkülere konu oluyor işte böyle ve içimizi dağlıyor derinden derine!
Sessizliğimizi yine bir Razgrat Türküsüyle azize teyzemiz bozuyor.
Ben teyze geliyorum
Razgrat´ın şehrinden
Ben teyze geliyorum
Pedagoji mektebinden
Türkülerle vardık Razgrat´a hüzünlendik, duygulandık, coştuk?
Meydanda bir çeşmeden su içtik. Onun da hikayesi vardı elbette. Bu hikayeleri başka bir yazımızda paylaşmak dileğiyle şimdilik bu kadar olsun efendim?
Balkanlardan hoş sada ve selamlar gönüllerimize dolsun!