Sosyal Hesabından Alıntı - Yahya Kaptan -Osmanlı nın son dönemlerinde önemli bir paşa vardır. "Yedi-sekiz" Hasan paşa.

DEVLET ADAMLIĞI FERASETİ ,.. 7-8 HASAN PAŞA VE "HATIR İÇİN B*K YENMEZ!.." ------------------------------------------------------------------------ Osmanlıda paşalar iki kısımdır Alaylı'lar ve Mektep'liler. Paşa Alaylı olduğundan okuma yazması zayıftır lakin, hitabeti ve nezaketi çok gelişmiştir. Yedi-sekiz HASAN PAŞA imzasını eski Arap rakamları ile yedi ve sekiz rakamlarının arasına bir çizgi şeklinde attığı için, bu nam ile anılmıştır. Yedi-Sekiz Hasan paşa: Feraseti yüksek tam bir vatan sever olduğundan, çekemezler ve başına çorap örerler. Sonunda: Hasan Paşa azledilir canı hariç her şeyi elinden alınır. Hasan Paşa tebdili kıyafet ederek Adapazarı civarında bir çiftliğe bahçıvan olarak işe girer ve çalışmaya başlar. Aradan yıllar geçer, İstanbul'da yaşayan çiftlik sahibi emri hak vaki olur vefat eder. Çiftlik sahibinin genç oğlu hariciyede görevli bir diplomattır. Çiftlik ziyaretlerinden birinde at binerken; Elbisesi çamurlanır. Kahya, bu kıyafetleri bahçıvanın karısına temizlemesi ricasıyla verir. Elbise yıkanır, kurutulur ütülenir. Bir bohça içinde katlanıp, bahçıvanın kızı tarafından genç çiftlik sahibi diplomata verilir. Diplomat: bohçayı açar bakar elbiselerin katlanışından ütüsünden bu insanların sıradan olmadığını saray terbiyesi aldıklarını hemen anlar, hulasa tanışıp görüşürler. Diplomat bahçıvanın damadı olur. Durumun hassasiyetinden dolayı da bu evliliği gizli tutar. Artık sık sık çiftliğe gelmektedir. Bir gün çok düşünceli gelir, odasına kapanır günlerce dışarı çıkmaz. Hasan paşa, sıkıntılı bir durum olduğunu anlar ve damadının odasına girer bakar ki; Yüzlerce kağıt yerlere saçılmış durumu sorar, damadı: "Baba bu devlet işi sen anlamazsın, bırak da çalışayım" der. Paşanın ısrarı üzerine derdini anlatır. Padişah bir görev vermiştir Rus çarına bir mektup yazılacak, öyle bir dengeli dille yazılacak ki; Çar savaşı göze alamayacak. Paşa: "bir de ben yazdırayım" der. Diplomat damat, hem kayınpederini incitmemek, hem belki bir çözüm olur düşüncesiyle kabul eder. Paşa bir ince üslupla öyle bir mektup yazdırır ki; damadı şaşar kalır. "Oldu" der "baba oldu işte, yüzlerce kağıt karalayıp yazamadığım mektup bu" der, teşekkür eder. "Baba sen kimsin?" demeden de edemez. Paşa açık etmez . Heyecanla huzura çıkar ve mektubu okur. "Padişah, bunu kim yazdırdı doğru söyle?" der. O da durumu anlatır. Padişah: "O senin bahçıvan dediğin adam, bizim YEDİ-SEKİZ HASAN PAŞAMIZ evladım." Der, ve yeniden göreve davet eder. Damat: şaşkın bir vaziyette durumu paşaya anlatır o da "şartlarım var" der. Padişahın huzuruna çıkıp şartlarını söyler. Padişah kabul eder. Plana göre üst düzey paşalar ve idareciler toplanır Padişah der ki; "Bu gün buraya sizi sadakatinizi ölçmeye çağırdım. Bana sadık olan, şu tabağın içindeki b*ktan bir parmak alıp yiyecek.. Yemeyenin vay haline!.." der. Ne kadar yağcı-yalaka adam varsa, dediğini yaparlar. Geriye on kişi kalır, "Siz niye yemiyorsunuz bana karşı mı geliyorsunuz? hiç mi hatırım yok sizin yanınızda?" Diye hiddetlenir. Ölümü göze alan bu yiğit adamlar der ki; "PADİŞAHIM HATIR İÇİN B*K YENMEZ " O zaman Hasan Paşa gizlendiği yerden çıkar ve der ki; "Padişahım işte senin ve devletin gerçek sadık adamları bunlardır." Bir rivayete göre Hasan Paşanın bu operasyonu Osmanlı'nın ömrünü kırk yıl uzatmıştır.. Allah, devleti idare edenlere "HATIR İÇİN B*K YEMEYECEK" devlet kadroları nasip etsin... ................................................................................................................................... Not: Bu olayın doğruluğunu belgeleyemem. Gerçekten olmuş mudur? Padişah, böyle bir senaryoda rol alır mı? bilmem. Bir yakıştırma, fantezi, anekdot da olsa; Siyaset, ikbal, ve iktidar tarifi anlamında, geçmişten geleceğe ışık tutmaktadır. Ama isimleri, devirleri ve yerleri değiştirin, Tarihimizde, ne Yedi-Sekiz Hasan paşalar biter, ne de ikbal için b*ok yiyenler. .................................................................. selam ve muhabbetle Yahya Kaptan