Deniz Yeşil - Türk Dünyası Paylaşımı - alıntı
Rahmetli babam (Ziya Erge) 1918 - 1998 arası yaşadı. (1334' lü) 1938 yılında 3 yıllığına askere gitti. O tarihte Çakmak Genel Kurmay Başkanı imiş. Biz Mareşal' in askeriydik diye gurur duyardı. Paşa, 5 vakit namaz kılarmış. Deniz Yeşil tarafından paylaşımı yapılan metni okuyunca çok sevindim. Arşivlerde kalsın diyerek bu yazıyı paylaşıma aldım. Evet... Kitap Lise yıllarımda benim başucu kitabımdı.
------
ATATÜRK'ün Emriyle Askerlerimize Okutulan "Askere Din Kitabı'' Cumhuriyetin ilk yıllarında hazırlanan, dönemin Genelkurmay Başkanı Mareşal Fevzi Çakmak tarafından övgülü bir önsözü yazılan ve Diyanet İşleri Başkanlarından Ahmet Hamdi Akseki tarafından hazırlanan, "ASKERE DİN KİTABI"; ATATÜRK'ün Cumhurbaşkanlığı sürecinde, bütün askeri birliklerde ders kitabı olarak okutulmuştur. Çünkü ATATÜRK imansız ve İslamsız bir milletin ayakta kalamayacağını ve hele maneviyatsız bir askerin düşmanla savaşamayacağını, vatanını ve halkını hakkıyla savunamayacağını bilecek kadar akıllı, inançlı ve şuurludur.
ATATÜRK döneminde askerler Kur'an üstüne yemin ediyordu:
Evet, Cumhuriyet'in ilk yıllarında ATATÜRK'ün ölümüne kadar Harp Okulu öğrencilerine Kur'an üzerine yemin ettiriliyordu.
6 Eylül 1937 tarihli belgenin üzerinde, "Harbiye Mektebi'nde ikmali tahsil eyliyen zabitana mahsus şahadetname" yazıyordu ve o dönemde ATATÜRK henüz yaşıyordu.
Hemen altta ise "Resmi Tahlif" ifadesi göze çarpıyordu. Bugünkü Türkçe ile buna "Resmi Yemin Belgesi" demek uygundu.
O dönemin yemin metninde aynen şöyle yazıyordu: "Ben, sulhta ve harpta, karada ve denizde ve havada ve her nerede olursa olsun, milletime ve memleketime daima doğruluk ve sadakatla hizmet ve hükümeti cumhuriyemizin bütün kanun ve nizamlarına ve amirlerimin her türlü emirlerine bütün kalbimle itaat etmekten ayrılmayacağıma ve milletimin namına, mukaddes şerefli sancağımın şanını ve askerliğin namus ve şerefini canımdan aziz bilip bu uğurda seve seve canımı feda etmekten çekinmeyeceğime ve asıl vazifem olan; namuskar, özü ve sözü doğru ve gayretli bir asker olarak çalışmaktan başka bir şey düşünmeyeceğime, Cenab-ı Allah'ın kelamı olan Kur'an-ı Azimüşşana el basarak yemin ediyorum."
Metnin sonunda da: "Vallah ve billah" ifadeleri yer alıyordu.
Aynı belgede Harbiye Mektebi'nde verilen dersler de sıralanıyordu. Bunların arasında "İlmi ahlak" göze çarpıyordu. İçinde din dersi de bulunuyordu. Apaçık ortada; ATATÜRK döneminde Harp Okulu öğrencileri zorunlu din dersi okuyor, Kur'an üstüne el basarak yemin ediyordu.
Bitmedi, ATATÜRK'ün sağlığında İslam Alimlerinden Elmalılı Hamdi Yazır'a Türkçe Tefsir yazdırıyor, Ahmet Hamdi Akseki'ye ise, askerler için özel "din kitabı" hazırlatıyor ve bunu bütün Silahlı Kuvvetler mensuplarına okutturuyordu. Kaynak : selanik