İÇİMİZDE 26 yıl boyunca Deniz Kuvvetleri´nin askerî okullarında öğretmen subay olarak görev yaptım. Öğretmen albay rütbesinde iken 2008 yılında kendi isteğimle emekli oldum. Askerî okullardaki düzeni az çok biliyorum. Her yıl Kara Harp Okulu´nda Atatürk´ün Mekteb-i Harbiye´ye girişi kutlanır. Bu yıl da 121. yıl dönümü... Atatürk´ün askerî öğrenci numarası 1283´tür. Bu törenlerde gelenek olduğu üzere, sıra 1283 numaralı öğrenciye gelince harp okulu öğrencileri toptan ayağa kalkar ve "içimizde" diye bağırır. Ancak bu törende, üniformalı üç kişinin ayağa kalkmadığı görülüyor. Hâlbuki her törende bu durum aynıydı. Youtube´da Yaşar Büyükanıt´ın zamanında 109. yılki törenin videosuna rastladım. Orada protokol ayağa kalkmıyor. Üç kişinin ayağa kalkmadığını gören muhalif basın hemen hükmünü veriyor, üç kız öğrenci törende ayağa kalkmadı diye... Kamuoyunu yanıltıyor... Türkiye´de iktidar yanlısı basın veya muhalif basın olması fark etmiyor. Her iki taraf da işine gelmeyen hemen her konuyu, haberi çarpıtıyor... İnsanların doğru bilgi alma hakkını gölgeliyor... Bazı insanları hedef tahtasına oturtuyor. Niçin?.. İğrenç siyasî anlayışları için... İki taraf da bunu yapıyor, yok birbirlerinden farkları... Söz konusu törenlerde gelenek olduğu üzere sadece öğrenciler ayağa kalkar, subaylar, okula gelen konuklar ayağa kalkmaz... Nitekim Millî Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada bu husus belirtilmiş... Ona rağmen bugün baktım, Tele 1´in gazeteci görünümlü kişilikleri üç insanı hedef tahtası yapmağa devam ediyorlar... Törende ayağa kalkmayanlar kadın subaylar... Bu bilindi mi bilindi... Bunu uzatarak bu üç kişiyi hedef hâline getirmeniz doğru mu?.. Değil... Belki siyaseten sizin tarafınızda o kişiler de... Bunu düşünmüyor musunuz?.. Düşünmüyorsunuz... Çünkü gözü dönmüş, yere batası muhalefetiniz daha önemli.. Üç av yakaladınız, dişinizi geçirdiniz, artık parçalamadan bırakmazsınız... Sahiden Atatürkçü olsalar gam yemeyeceğim. Andımız konusunda kılını bile oynatmayanlar, "Türkiye insanı", "Türkiye toplumu", "halkların kardeşliği", "solcu Kemalistim" gibi garip tabirleri dillerinden düşürmeyenler mi Atatürkçü?.. Her zaman söylerim, sosyalist zihniyetle İslâmcı zihniyet arasında zerre kadar fark yoktur diye... İki tarafın da aşırı uçları canlı bomba üretecek kadar terörist olmağa yatkındır. İki taraf da yalan söylemeğe, olayları çarpıtmağa bayılır. Şu koronavirüs vak´asında bile bunu görüyoruz.... Hani yüzde atmışımıza çoktan virüs bulaşmıştı?.. Ne oldu?.. Bilgisiz belgesiz açıklamalar iki tarafta da var... Efendim, Küba aşıyı bulmuşmuş, garanti veriyormuş, ölmeyecekmişiz, öve öve bitiremiyor Tele 1 (Halk TV biraz daha makul bu dönemde) kanalı... Küba da oldu sosyalistlerin Arabistan´ı.. Çin salgını durdurmuşmuş, büyük başarı imiş... Çin demokratik bir devlet mi?.. İnsanların her hangi bir özgürlüğü var mı?.. Çinliler sosyal medya gruplarına girip yorum yapabiliyorlar mı?.. Ama siz Amerikan şirketi facebook´tan Çin propagandası yapıyorsunuz... Bu garabet değilse nedir?..