AKP, 5 büyük şehri kaybetti ama İstanbul kadar önemsemedi.

  Tayyip ERDOĞAN İstanbul´ u alan Türkiye yi alır demişti. Geçen 50 yılda İstanbul´ da İktidar olan ülkemizde de olmuştur. Ekonomimizin % 60´ ı, ülke nüfusunun dörtte biri İstanbul´ dadır. İstanbul seçmeninin seçimlerdeki oy oranı iktidarı belirleyen ülke ortalamasına yakındır. AKP ve Erdoğan tarafından, İstanbul`a yüklenen anlam neredeyse Türkiye`ye yüklenen anlamla eşdeğerdir. İstanbul istihdam açısından da AKP için önemliydi. İstanbul´u şirket olduğunu düşünürsek TÜPRAŞ´ dan sonra en büyük şirket olurdu. En çok istihdam sağlayan şirket olurdu. O yüzden AKP için İstanbul´ u kaybetmek Türkiye´yi kaybetmek anlamına gelir. AKP, 5 büyük şehri kaybetti ama İstanbul kadar önemsemedi. İstanbul sağ muhafazakâr siyasetin mekânıdır. Milliyetçi veya sosyal demokratların az sıkıntılı zamanlarda yönettiği bir şehirdir burası. AKP nin İstanbul seçmeni tarafından beğenilmesinin sebebi; 2007´ ye kadar liberal demokrat görünümü vardı fakat sonradan değişti. Bunun en önemli sebebi; AKP 2007´ye kadar kamu kaynaklarını kendi eline alamadığı için demokrat görüntüsünü sürdürdü. Ayrıca, AKP kendinden önceki iktidarlardan farklı olarak, rantı hukuka uygun hale getirdi. Bu sebeple son günlere kadar belediyelerdeki yolsuzluk ya görülememiş ya da çok göze çarpmamıştır. İstanbul seçimleri nedeniyle Millet İttifakının adayı Ekrem İMAMOĞLU yapılan örtülü yolsuzluklara mercek tutunca İstanbul´ da yapılan usulsüzlükleri görülmeye başlandı. Bu düşüncelerle girilen 31 Mart seçimlerini kaybetmemek adına seçim normları zorlanmıştır. Bu nedenle 23 Haziranda yapılacak seçimlerde mutlaka alınmalıydı. Öncelikle Enderun Teravihi kılmak gerekçesiyle; Güneydoğu Bölgesinden dini liderler ve Mele´ ler, yakın ve uzaktan Şeyhler Şıhlar Yenikapı´ da bir araya getirilmesi bile motivasyonu yükseltemeye yetmedi.   Medyayı bütünüyle arkasına almış AK Parti, Devlet imkânlarını sonuna kadar kullanmış, son anda Kürt oylarını alabilirim umuduyla Apo´ yu, Barzani yi sahneye sürmüş, buna rağmen büyük oy farkıyla mağlubiyeti önleyememiştir. O halde neden kaybetti? Çünkü Medyası var, hikayesi  yok. Gerçekten de AKP nin hikâyesini hatırlayan var mı? 2002 de (3Y) Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasakları ortadan kaldıracağı sözüyle iktidar olmuştu. Yolsuzluk, Yoksulluk ve Yasakların yanına bir de adalet eklenince çok ilgi görmüş ve ilk seçimde iktidar olmuştu. Zaman içerisinde hem hikâyesini unuttu hem de hikâyeyi bilenlerle yollarını ayırdı. Yani hafızasını kaybetti. Şimdi Hafızasını ve hikâyesini kaybeden partilerin hazin sonu bekliyor AKP yi. AKP liler siz, yiğit düştüğü yerden kalkar cümlesinde ısrar edeceksiniz. Belki AK Parti de bugün kaybettiğini gelecekte telafi eder ya da muhtemelen buna benzer teselli cümleleri bulanlar çıkacaktır ama o akıbetten kurtulmak mümkün olmayacak. Siyasi tarih, yalnız bizim siyasi tarihimiz değil, dünyanın demokratik ülkelerinin siyasi tarihi de bu duruma düşen partiler için avutucu örnekler bulmayı zorlaştırıyor. Seçimden sonra yapılan ilk açıklamalarda bundan sonra seçim lafını etmenin iyi niyetle bağdaşmıyor diyorsunuz.  Doğrudur, 17 yıllık iktidarınızda son İstanbul seçimini de sayarsak 16 seçim yaşattınız halkımıza. Ama buna rağmen seçim süreci 2023 süreceği konusunda kuşkular çok. Çünkü 23 Haziran seçimlerinin mutlaka siyasi sonuçları olacaktır. Önümüzdeki günlerde kriz nedeniyle hayat pahalılığının artacağı bunun da hükümeti biraz daha yıpratacağı düşünülürse hükümetin 2023 ten önce seçime gitmek zorunda kalacağı kanaatindeyim. Yeni hükümet sisteminin olumsuz uygulamaları da eklenince AKP´ nin bundan sonra yapılacak her seçimde biraz daha güç kaybedeceği kaçınılmaz. Anavatan Partisi, Doğru Yol Partisi, Demokratik Sol Partisi? Bugün yoklar, belki de bunlara yakın zamanda AKP de eklenecektir. Sonuç olarak AK Parti birikmiş hataları nedeniyle İstanbul´ u kaybeolmakla iktidarını da kaybedecek yolu açmış oldu.