Bilinmelidir ki; tekrarlanan İstanbul seçimleriyle Hükümet daha büyük yenilgiyle karşılaşacak ve değişim isteği hızlanacaktır.
Haksızlık, adaletsizlik, ayırımcılık ve baskılar günden güne artıyor; yaşananlar dayanılacak gibi değil.
Mevcut yapıyı sürdürmek imkansız hale geldi. Bütün bunlar değişimin habercisi.. Yerel seçimlerde 6 Büyükşehir´ in 5 ini kaybeden Hükümet, İstanbul´ da direnmeye çalışıyor. Hükümetin mazotu tükendi, bu otobüs artık ince yağ ile yoluna devam ediyor. Yaşanan ekonomik kriz de motorun aşırı ısınmasına yol açtı. Nitekim yangının alevleri görünmeye başladı bile. Artık kaçanın bile kurtulamayacağı bir yerde Hükümet...
Türkiye´ de olumsuz gelişmelerin hızı, olumlu gelişmelerden çok daha fazla. Ekonomide yaşanan starflasyon nedeniyle hızla dibe çöküyoruz. Bir yılda gerçekleşmesi beklenen olumsuzluklar üç ayda fazlasıyla gerçekleşiyor. Peki, bu durumda neden umutlu olmalıyız? Sosyolojik gerçekler bize şunu gösteriyor; bu süreç yeni bir siyasi aktör veya aktörler doğuracak. Bugünlerde egemen çevrelerin kurguladığı formül Gül-Davutoğlu-Babacan formülü.
Herkes biliyor ki, bu formül de mevcut hükümetin başka bir versiyonudur. Milletimiz sadece ekonomiyi iyi yönetmenin yanında Cumhuriyet değerleriyle barışık, Türkçü Atatürkçü, Muhafazakâr bir temsil istiyor. Milletimizin talebine en uygun yapı da İYİ partidir. İki yıldır yoğun baskı altında direnen İYİ parti bütün gücünü ortaya çıkarmalı, eksiğini tamamlamalı ve ilk yapılacak seçimle iktidarı devralmaya hazır olmalıdır. Bilinmelidir ki; tekrarlanan İstanbul seçimleriyle Hükümet daha büyük yenilgiyle karşılaşacak ve değişim isteği hızlanacaktır. Sosyolojinin kuralıdır, vakti gelmişse değişime kimse engel olamaz. Ve o vakit geldi. Erdoğan Hükümeti 2011 den beri bu değişimi ötelemeye çalışıyor. Kabul etmeli ki düşük profilli muhalefet de buna yardımcı oldu. İYİ parti ile birlikte muhalefetteki diren artarak değişim isteği de gün yüzüne çıktı. Artık bu süreç daha fazla ertelenemez.
Eğer Hükümet devlet gücüyle bu süreci engellerse, bu doğum gerçekleşmezse, değişim isteği kitle olarak içeride kalarak toplum hasta olacaktır.