Çocukluğumuzun ve gençliğimizin uğrak yerlerinden biriydi İkizler Sineması.
Önü pasaj girişi gibi sağlı sollu dükkanlar, tam karşıda ve ortada bilet satılan gişesi, iki yanında kapı.Soldaki giriş sağdaki çıkış.
Gişeye gelene kadar, pasaj girişinde tahta ayaklı sinemada hangi film oynayacağını gösteren afişler...
(Burayı özellikle belirtmek isterim, O zamanlar yeni yeni renkli filmler çıkınca afişlerde tamamen renkli diye renkli harflerle de belirtilirdi.)
Bizde afişe bakıp renkli olarak bilet aldığımız film siyah beyaz çıkınca tepki göstermiştik.
Ara verip afişe dikkatli bakınca renkli harflerle tamamen renksizdir yazıldığını gördük.
Öylede afiş kurnazlığı vardı.
Neyse, nostaljik gezintimizde pasaja girerken Cumartesi-Pazar günleri sağlı sollu ikinci el dediğimiz
Teksas-Tommiks kitaplarını yerde sergileyenlerden çok uygun fiatlara almak mümkündü.
Kapıda bir Şerif'imiz vardı, dokunulmaz ve herkes tarafından sevilirdi.
Efendim Sinemaya girildiğinde üstte bir balkon,
alt katta en arkada köşelerde sağlı sollu localar ve tahta ama koltuklar vardı.
Hiç unutmam bir Kurban Bayramı 3.günü İkizler Sinemasına iki arkadaş gitmiştik.(Yaşımız 12)
Sinema ara verince cebimizde bayram harçlığı var ya arkadaşım iki asker gazozu (Tekirdağın ilk ve tek yerli gazozu-Bu arada Gazozcu Ferhat abiye rahmet olsun) alıp yanıma gelmişti,
Bana dedi ki bak gazozun ağzına başparmağını kapa ve çalkala sonra parmağını çekip ağzına götür çok zevkli oluyor demişti. Ben o zamana kadar hiç böyle bir şey yapmadığım için merak edip denemeye karar verdim.
Fakat o ne ?
Çalkaladığım gazozu başparmağımla tutmak mümkün olamıyordu, ne yaptıysam nafile, tazyik parmağımı kaldırdı.
Sonra ne mi oldu?
Gazozun suyu havada hortumdan çıkıp taa ileriye giden su misali şöyle bir havalandı bizden üç koltuk ilerde benden yaşça büyük (tahminen 18-20 yaşlarında) birinin üzerine gitti.
Düşünün o genç abi bir an irkildi ve gazozun hangi yönden nasıl geldiğini başını yukarıya kaldırıp arkaya doğru çevirince rahatlıkla anladı.
Düşünün bir Bayram günü kıyafetler güzel ve siz onu gazozla yıkıyorsunuz.
O genç abi birden yerinden fırlayıp karşıma geldiğinde
-Ne yapayım ulan şimdi seni döveyim mi?
diye sinirli ama haklı şekilde
söylenince ağzımdan sadece çıkan söz:
"-Döv ağbi!" olmuştu.
O abi de herhalde bu sözümden etkilenip bana acımış olacak ki, "Burayı derhal terket gözüm görmesin yoksa kötü olacak!" deyince o sinemadan kaç saniyede dışarı çıktığımı hatırlamıyorum bile.
Hey gidi günler hey...
İkizler Sinemasının bendeki bir anısı...