HAYDİ ALKIŞ !!!Geç kaldım galiba bu yazıyı yazmak için. Gerçi ne fark eder ki? Yazalım, çizelim konuşalım ne değişir? Ne geri getirilebilir? Giden gitti. Üzerine su içmek bile nafile artık...Bir devir daha kapandı. Koskoca fabrikanın kapısına gözümüzün önünde kilit vurdular da yine bizim gıkımız çıkmadı. Önce devletin paraya ihitiyacı var denilip bütün Tekel fabrikaları özelleştirme adı altında bir güzel peşkeş çekildi yabancılara. Yeni firma geldiği gibi sanki çok yatırım yapmış çok para harcamış gibi üreticiden fiyat kırdı. Buna dayanamayan bir çok yerli üretici bağlarını bir bir söktü. Bizim Trakyalı çiftçimiz uyanıktır öyle hasadını ürününü ucuza kaptırmaz. Tarlada bırakır da yine üç kuruş ucuza vermez bilirsiniz. Ardı arkası kesilmedi, o dönem bağlarını bozan bozanaydı. Sonrası malum tabi... Fabrika ham madde yoksunluğu çekmeye başladı ve bugün ki sonuç göstere göstere geldi. Yıllardır Tekirdağ´a adım atanı anason kokusuyla kucaklayan o kendine münhasırlık artık yok...Tabi bir de sözüm ona olaya diğer açıdan bakan "artık anason kokusu yok, yaşasın" diye sevinç naraları atan yalaka ve yandaş takımı var ki bana kalırsa akıllarını kullanmayı bir süredir askıya alan tayfadır kendileri... Yahu bir üretim yerinin kapanması, onca işçinin ekmek kapısının yok olmasının sevinecek alkışlanacak yanı nedir? Tamam yandaş olun da bu kadar gözü kapalı olmayın. Yanlışa yanlış doğruya doğru diyemedikten sonra fikir beyan etmenin ne hükmü var? Kendi babamdan biliyorum PETKİM özelleştirilirken ortalık ayağa kalkmıştı. Ne grevler ne mitingler yapılmıştı. Aliağa sokaklara dökülmüştü. Petkim´de çalışan olsun olmasın. Bakkalı,esnafı çoluğu çoçuğuyla karşı çıkmak istenmişti. Biliyolardı çünkü o fabrika giderse herşey giderdi. Öyle de oldu. Fabrika gitmedi ama çalışanlar gitti önce. Sonra kalan çalışanların gelir düzeyleri düştü yarı yarıya. O zamanlar da vardı sesi çıkan sivri zekalılar."Devletin fabrikası mı olurmuş satılsın gitsin" diye boş konuşanlar çoktu. PETKİM, TÜPRAŞ, TÜRK TELEKOM, TEKEL daha aklıma gelmeyen nice fabrika tek tek yabancılara yada Türk şirketi görünümlü yabancılara özelleştirme adı altında resmen peşkeş çekildi. Gidenler bir bir gitti de yerine ne geldi? Şimdi bu soruma da cevap verenler olur "Aaa deme öyle canım duble yollarımız var" . Bu duble yollara güvenipte üç çocukta yapar bu kardeşlerimiz. Çok değil bundan beş yada on yıl sonra o duble yollar da özelleştirildiğinde ve üç çocuklar o yolları kullanırken para verdiklerinde sizleri nasıl anımsıcaklar hiç düşünüyormusunuz acaba? Düşünmeyin boşverin... Zira düşünmek biz Türklerin işi değil gavur icadı siz zahmet edip hiç düşünmeyin. Sevinin bakın artık Tekirdağ´ı Tekirdağ yapan anason kokusu yok artık. Haydi elleriniz patlarcasına alkışlayın... 17 AĞUSTOS Bizlerin çocukluğunda asla unutamayacağı o derin yarayı açan, rant uğruna,para için, olmayacak yerlere olmayacak evler diken müteahitler, o müteahitlere üç kuruşa göz yuman, ucundan kıyısından, içinden dışından bu felaketten sorumlu olan kim varsa sizlere de kocaman bir alkış !!! Ziyan olan hayatlar, yarım kalan hayaller, geri de kalan çocuklar, anneler,babalar..Kuran-ı Kerim´in bir süresinde geçen "analar kuzularından, kuzular analarından kaçtığı o günde", küçük kıyamet deyin, kıyamet provasıydı deyin, ne derseniz deyin ama insanların akıllarından, gönüllerinden o geceyi ve sonrasını asla silemeyeceğinizi unutmayın...17 Ağustos 1999 Gölcük Depreminde hayatını kaybeden başta arkadaşarım ve aileleri olmak üzere herkesi rahmetle ve özlemle anıyorum. Milletimizin başı sağolsun. Sağlık ve Huzurla kalın...