Bir anı; 1995 Sonbahar olmalı.Belediyeler le ilgili bir dernek Belediye Başkanlarını Zürihe Sıvı ve katı atık tesislerini incelemek üzere bir gezi tertip etti.
Rahmetli Osman Tabak,milletvekili seçimleri ile ilgili çabaları sebebi ile bu geziye katolmadı;Belediye Meclisi bu gezi için beni gönderme kararı aldı.Köy,kasaba,şehir bir hafta dolaştık.
Zürih, Lozan, Montrö, Luzern, Basel... Birkaç yerde tesisler gezdik.
Zürih'in toplam nüfusu ilçelerle birlikye 1.150.000 kişi civarında idi.Şehir nüfusu 350-400 bin gibi idi.
Zürihin biyolojik ve kimyasal şehrin kanalizasyon tesisleriyle gelen arıtma merkezinde incelemelerde bulunduk.
Arıtma tesisi müdürü;tesisin yapında görev almış ve de işletme müdürü olarak çalışan Avusturyalı bir profesördü.
Tesis hakkında bilgi verdi,tercümanımız tercüme etti.
Adam sözlerini bitirmişti ki kendisine sordum"Arıtılan suyu nerede kullanıyorsun dedim.
Şehre içme ve kullanma suyu olarak şehir şebekedine veriyoruz dedi.
İlk defa orada gördüğüm karton bardağa arıtılan suyu doldurdu ve hepsini içti.
Sonra bir bardak daha doldurdu ve yanında olan Rize Belediye Başkanı HIZIR HOP beye içmesi için verdi.
Hızır bey bize gülerek"Ula uşaklar ölürsem dabacı olun dedi ve sudan bir miktar içti.
Ben gezi sonunda bu gezi hakkında topladığım broşür ve çektiğim fotoğrafları bir rapor halinde ;birer İsviçre çikolatası ile birlikte Meclisteki arkadaşlarıma verdim ve mecliste okudum.
İsviçre bu kadar iddialı arıtma yapıyordu.
Bu teknoloji bizim içinde yapılabilir bir işti.
Netice:Bizdeki Derin Deşarj yerine ki;1984-1987 arası İller Bankası marifeti ile kanalizasyon şebekesi ile birlikte bir depolama tesisi yapıldı ve toplanan pis sular poliyester borulsrla iki km ilerde,-32 kotuna yani denizin 32mt derinliğine pompalandı.
Biz de bu teknolojiyi kullanarak pis suyu basit bir işlemden sonra derin dejarja pompalamak yerine
sisteme verebilirdik.
Bu iş Devletin kurumu olan İLLER BANKASI kredisi ve ihale sistemi ile yapılmıştı.Sistemi ve finansmanını İller Bankası yaptı ve Belediyeyi borçlandırmıştı.
Şehirlerimizi böyle projelerle Denizlerimizi foseptik çukuru haline getirerek öldürdük,başardık.
Şehirleri ne kadar büyütürsek bu işleri yapmak zorlaşıyor.
Bunu böyle düşünmeliyiz.
Lokal kimyasal ve biyolojik arıtmalar;bunları bir merkezde toplamak ve oradan denize başaltmayı
ihale ederek denizlerimizi kurtarabiriz diye düşünüyorum.
Futbolda 90 artı'larda ne maçlar kazanılıyor