Çanakkale Komutanı Esat Paşa anlatıyor;"Mustafa Kemal Bey, esir aldığı bir ingiliz zabitini (subay) , bir ata bindirerek bana göndermişti, Karargahıma geldiği vakit benzi sapsarı idi ve vücudu titriyordu. Beygirden indirilmesini ve hakkında iyi muamele edilmesini, konyak ve çay verilmesini tembih ettim.Almanca bildiği için, bizzat isticvap etmek (sorguya çekmek) istedim. Adı Paterson, rütbesi mülazım (teğmen) idi.? Niye titrediğini sordum:?"Beni öldüreceksiniz, onun için titriyorum; haber aldığımıza göre Türkler esirlerini öldürüyorlarmış" dedi.?"Biz Türkler, esirlerimizi hiçbir vakit öldürmeyiz. Kendi askerimize ettiğimiz muamelenin aynını, onlara da tatbik ederiz. Müsterih olunuz. Şimdi size yiyecek ve içecek versinler. Sonra görüşürüz." dedim. Heyecanlı bir anında isticvap etmek (sorguya çekmek) istemedim.
?"Bir saat kadar istirahatten sonra celb ettirdim. Yanıma geldi. Benzi yerine gelmişti ve artık titremiyordu. Karaya çıkan İngiliz kuvvetlerine dair malûmat istedim. Müfredatlı bir malûmat vermek istemediğini hissettim. Yalnız ne kadar fırkanın karaya çıkarıldığını sordum. Avustralyalı ve Yeni Zelandalı 4 livâ (tugay) olduğunu söyleyebildi. Sıkıştırmak istemedim. V. Ordu karargahına, Liman von Sanders Paşa´ya, mahfuzan gönderdim." (Esat Paşa, Hatıralar,III, 563).
Bu İngiliz teğmenini, Mustafa Kemal Bey´in 19. tümenine bağlı 57. alayın kumandanı Binbaşı Hüseyin Avni Bey esir etmişti. Teğmenin üzerinden, çok mufassal bir İngiliz askerî haritası çıkmıştır. Bu haritayı Avni Bey, kumandanı Mustafa Kemal Bey´e, Mustafa Kemal Bey de, birliğinin bağlı olduğu Esat Paşa´ya vermişti.
Atatürk, haritanın üzerine el yazısıyla ve kurşun kalemle şöyle yazmıştır:?"Bu hatıranın umum kolordumuz namına muhterem kolordu kumandanımız Esat Paşa Hazretleri´ne arz ve takdimi ensebdir (uygundur)."M. Kemal.
Kaynak: Esat Paşa´nın Hatıralarından nakleden; Yılmaz ÖZTUNA, Hayat Tarih Mecmuası, 1965, sayı:3