ANADOLU BOZKIRINDA BİR YAYLA ŞENLİĞİ!
Bir Ankara gelini olarak; Kızılcahamam / Semerözü köyünde her yıl düzenlenen, ?Emekli Yağmur Duası´ adlı şenlik hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum: Etkinliğin adı aynen yazdığım gibidir. Yaylada gerçekleştirilen bu olayı içerikleri farklı olsa da kendi köyümde (Hayrabolu / Emiryakup) yapılan TEPREŞ´ lere benzetirim hep! Semerözlüler için bu şenlik geleneksel bir organizasyondur. Köy Derneği tarafından tertip edilen şenliğe; Ankara, İstanbul, Kızılcahamam gibi dışarıda yaşayan köylülerimiz katılırlar. Maksat bir araya gelmek, dayanışma, kaynaşma ruhunu kuvvetlendirmektir.
15 Temmuz 2018 / Pazar günü yine köyde ve dışarıda yaşayan Semerözlüler piknik alanına toplandık. Yemyeşil ağaçlarla süslenmiş geniş yaylada daha iyi bir yer kapmak için bir gün önceden gelip çadır kuranları gördüğünüzde köye gönülden bağlı olmanın örneklerini yakalıyorsunuz. İnsanlar hep neşe içinde, hep heyecan duyarak gelirler buralara!
Yaylada neler yapılır?
Emekli Yağmur Duası etkinliğinde salıncaklar kurulur, çocuklar hamaklarda sallanır, piknik günümüzde yaylada havanın sıcaklığı 13. dereceydi. Ve bizler sıcak semaverin başında çaylarımızı demler, gençler, hemen herkes sağa sola gezinerek sohbet tutarlar, yapılacak bir iş varsa birlikte yaparlar. O gün baştan sona dostluk ve arkadaşlıklara şahitlik etmenin mutluluğunu yaşarız; bol oksijen, temiz hava, yeşil manzara ile yine size ikramlarda bulunur insanlarımız.
Semerözü, Kızılcahamam´a 40 Km. uzaklıkta havasıyla suyuyla mükemmel bir köydür. İlçeden köye kadar sıcak asfaltlı yolda ayrı bir mükemmellik yaşanır. Dağların gizemli büyüsüyle hiç yorulmadan menzile varmak özellikle köylü yurttaşlara ayrı bir gurur verir.
Her yıl yüzlerce, binlerce insan yaylada toplanmaktadır. Köy derneğinin gönüllü insanları, aşçıları, muhtarı, hep birlikte kesilen büyük baş hayvanların etini büyük kazanlarda pişirmenin telaşını yaşarlar. Hizmette kusur etmemek duygusu ön plandadır.
Köy derneği üyelerinin katkılarıyla alınan hayvanların etleri güzelce kaynatılır ve programda öğlen namazı, yağmur duası, bol kepçe etli bulgur pilavı dağıtılır. Tüm bunlar sırayla yerine getirilir.
Bu sene de benzeri etkinlikleri yaşadık.
Günün anlam ve önemine uygun olarak küçük çocuklarımız topluca piknik alanında dolaştırıldılar. Ellerinde Türk bayraklarıyla Devletini yaşatmak için canını feda eden şehitlerimizi dualarla andılar. Kazanlarda kavrulan etler, pilavlar yaylada herkese dağıtıldı. Aç susuz kalmak yok.
Hayvanların sakatatları ve kafaları açık artırmayla satılarak köy derneğine gelir sağlandı. Tüm köylüler dernek ikramlarından yararlandılar. Sadece bunlarla yetinilmiyor; maharetli kadınlar baklavalarla, sarmalarla, böreklerle sofraları donattılar. İmece usulü dayanışmanın ne kadar güzel olduğunu bir kere daha gözlemlemiş olduk.
Her şey güzel, ancak küçük bir dileğimi de -Belki Trakyalı olmamdan kaynaklanıyor olabilir- Burada ifade etmem gerekecek: Yaylada toplanan gençler, Ankara Misket, Erik Dalı gibi şarkılar eşliğinde yöresel oyunlarını sergileselerdi çok daha güzel olurdu. Köye ait sopalarla oynanan oyunları gençler oynayabilir, küçüklere de öğretmiş olurlardı. Köy oyunları bu sayede nesilden nesile aktarılarak bize ait gelenekler yaşatılırdı. Haliyle bunlar özel ananeler, görenekler unutulmazlar faslına girer ve benim yazdığım bu yazıdan kendilerine görev çıkarırlar.
Benim ailem Tekirdağ/Hayrabolu/Emiryakup Köyüne mensuptur. Zafer İlkokulu, İmam-Hatip Ortaokulu ve Lisesinden mezun oldum. Ankara/Kızılcahamam/Semerözü Köylü olan Eşimle Hayrabolu Meslek Yüksekokulu´nda birlikte okurken tanışıp evlendik. İki çocuk annesiyim.
Bu tür etkinliklere ailemle birlikte severek, isteyerek katılıyorum. Geleneklerin, kültürlerin yaşatılmasından yanayım. Bunun için olağanüstü çaba gösteren Semerözü dernek mensuplarını kutlamak Sezar´ın hakkını Sezar´a teslim etmek demektir. Bu anlamda; Köy derneği, üyeleri ve gençlik kollarının çalışmaları gerçekten övgüye değer. Başkan Kâtip Abi nezdinde tüm emek verenlere Ben bu satırlarla canı gönülden teşekkür etmeyi görev sayıyorum.
Birlik beraberliği, akraba ve komşuluk duygularını pekiştiren özel günleri pass geçemeyiz, geçmemeliyiz. Bir bahane ile gençler birbirlerini tanımalıdır. Köyümüzün bu açıdan diğer köylere örnek olacağını düşünüyorum.
Bu yazıyla Anadolu bozkırında yaşanan bir yayla şenliğini sizlerle paylaştım.
Sağlıcakla kalın.