İYİLERİN İSTİŞARESİ

Hafta sonu Afyon´da Sn Genel Başkanımız Meral Akşener, Parti Divanı, Genel İdare Kurulu, Parti kurucuları, Milletvekilleri ve İl başkanlarımızın katılımı ile bir toplantı icra edilecektir: 1-    Kuruluşundan 24 Haziran seçimlerine kadar İYİ Partinin tahlil/ Eleştirisi 2-     Partinin geleceğinin, temel politikalarının şekillendirilmesi  Bu bağlamda söyleyeceklerimiz var, ne oldu, neler oldu, neyi nasıl yaptık yahut yapabildik bunların şeffaf olarak değerlendirilmesi ve önyargısız da tahlil edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Kuruluş aşamasında teşkilat yapılanması nasıl gerçekleştirildi? İyi niyet, mağduriyet, vatana hizmet olarak özetleyebiliriz kuruluş aşamasında çıkış noktamızı fakat teşkilatların yapılanmasında isabetli davranılabildi mi? Bütünün parçası olmayı içimize sindirebildik mi? Farklılıklarımızı bereket olarak değerlendirip, kotarabildik mi? Kadınların liyakati esas alınabildi mi? Yeterince kadın istihdam edilebildi mi? İstihdam edilen kadınlar tahakkümden uzak tutulabildi mi? Bütün bu soruları baştan beri sormaktayız. Gerekli yerlere bu sorularımızı yönelttiğimiz halde ne yazık ki; halının altına süpürüldü, üstüne baskın seçimle yüzleşmek zorunda kaldık. GİK ve YİK üyelerimize bölgemizde dilimizin döndüğünce ve ulaşabildiğimizce bu durumu ifade etmeye çalıştık. İlk uyarılarımızı aynen aktarıyoruz: 1-    Genel Merkez Yöneticilerinin periyodik olarak bölgemizi ve Türkiye´nin diğer bölgelerini de dahil olmak üzere ?Biz yönetim kadrolarına gelerek sinerji oluşturmasının motivasyonu yükselteceğini düşünüyoruz. 2-    İYİ PARTİ belli amaç için vatan sevgisi öncelenerek Meral Akşener hanımefendinin etrafında birleşme hareketidir. Fakat bizde önceden kalan alışkanlıklarımız (öteleme, iteleme, kale almama) bizi rahat bırakmamıştır. Tam da bu noktada bütünün parçası olduğumuz gerçeğinde ıskaladık ve bölündük. Meral Akşener ekibi, Ümit Özdağ ekibi, Koray Aydın ekibi vs.  görüntüsü verdik ve dillendirdik! 3-    Ülkücü olan arkadaşlarımızın kadınla çalışma ve kadına saygı noktasında hataları yahut acemilikleri olduğu gibi birlikte yol aldığımız farklı siyasi görüşten olanların da çok saygılı davranışları olamadı ne yazık ki! 4-    Kimseyi kimseye feda etmemeliydik. Nefsimize ağır gelen sevgiyi kişisel husumet ve çıkarlarımızda boğmamalıydık. Sevmeye bilirsiniz ama varlığına saygı göstermeyi öğrenmeliydiniz. 5-    Bozguncu olmadık, olmayız. İrfan gözüyle görüyor, tecrübemizi önemsiyoruz. Ülkemizin ve partimizin geleceğini önemsiyoruz. Bunun için sözünü ettiğimiz gerçekler ışığında çalışmalar yapılmalı yoksa iç kanama kaçınılmaz olur. Biz zaten bu söylediklerimizden muzdarip olmadık mı? Buraya kadar olan uyarılarımız ilk yapılanma aşamasındaki tespit ve uyarılarımızdır.  GENEL MERKEZİMİZE SEÇİM SONRASI İSTİŞARE İÇİN ÖNERİLERİMİZE GELİNCE: 1-    Genel Merkezimiz en kısa zamanda bir ?Kadın Çalıştayı? gerçekleştirmelidir. Buna yetkin olan hanımefendiler il´lerini temsilen bir ön hazırlık yaparak katılmalıdır. Bu hanımefendilerin seçiminde hemşehricilikten uzak durulmalı cidden liyakat esas alınmalıdır. 2-    Parti içi hiyerarşik düzenin saygı, sevgi ve yine ısrarla liyakat üzere yeniden inşa edilmesinden asla kaçınılmamalıdır. 3-    Hiç kimse genel merkeze yakınlığı ile kendini imtiyazlı görmemeli bilakis bunun ağır bir sorumluluk olduğunu fark etmelidir. 4-    Biz artık parti içi emmi- dayılardan usandık. Siyaset simsarlarından usandık. Hayal ve ülkülerimizin hırpalanmasından usandık. Her partilinin kıymetli olduğunu hissettirecek adımları atmaktan gocunmayınız. Türk toplumunun yapısı ve hassasiyeti bölge ve iller bazında değerlendirmeye tabi tutularak gerçekleştirilmelidir. 5-    Parti içi mobing uygulamasına müsaade edilmemelidir. Bu iç barışı zedelemekte ve çalışma hızımızı kesmektedir. Yönetim kadrosunda olanların insan odaklı düşünen, insana saygıyı esas alan, herkesin gerekliliğinin bilincinde olan kimselerden oluşması için azami gayret sarf edilmelidir. 6-    Yerel seçimler için 5. Madde de yazdıklarımız son derece önemlidir. Eğer bunu gerçekleştiremezsek alacağımız sonuç pek iç açıcı olmayacaktır. 7-    Parti içinde üyelerimizin bilgi ve birikimleri (olanların) halka ulaşma noktasında mutlaka değerlendirilmelidir. 8-    Ayşe teyze ile Prof. Dr. Falan arasındaki farkı ciddiye almalıyız. Birinin irfanı göz ardı edilmemeli, diğerinin ilmi göz ardı edilmemelidir. Sosyoloji verileri ve kültürel değerlerimizden azami derecede yararlanılmalıdır. 9-    Hiç kimse kendisini üvey evlat olarak görmemelidir. Cidden ülkücü olmak suç mu? Yahut biz vatanseverlik ceketini henüz terziden alamadık mı(!)?