Çerkezköy ve Kapaklı ilçelerini kapsayan 1 milyon 907 bin m2 işlenebilir tarım alanı, Cumhurbaşkanlığı Kararı ile ‘Özel Endüstri Bölgesi’ olarak ilan edildi.

Söz konusu alana, İstanbul İkitelli Sanayi Bölgesinin taşınacağı öngörülüyor. Yoğun sanayileşme ile karşı karşıya olan bölgede, iki milyon m²’ye yakın tarım alanının sanayi ile buluşacağına dikkat çekilirken, Trakya’daki gıda, su ve hava kaynağının öldürüldüğü dile getiriliyor. Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay ise  ‘Özel Endüstri Bölgesi’ ilanına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Kararı’na  itiraz edeceklerini ve Danıştay sürecini başlatacaklarını kaydetti.

Çerkezköy ve Kapaklı sınırlarına dahil 1 milyon 907 bin metrekarelik alan 8 Aralık 2022 tarihinde Resmi Gazetede Yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararı ile “Çerkezköy Özel Endüstri Bölgesi” ilan edildi. Tekirdağ’da 14 organize sanayi bölgesinin doluluk oranı yüzde 40 civarında olmasına rağmen, yeni sanayi alanlarının açılması ise bölgede tepkiyle karşılanıyor. Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, İkitelli’den gelecek İstanbul’un artık sanayisini istemediklerini kaydederken, bölgede yaşayan yurttaşlar ise yeni sanayi alanıyla birlikte kirliliğin artması, oluşabilecek nüfus yoğunluğu nedeniyle ev kiralarında yaşanabilecek artış ihtimalinden dolayı endişe duyuyor.

Çerkezköy'de kış hazırlıkları tamamlandı Çerkezköy'de kış hazırlıkları tamamlandı

Konuyla ilgili açıklamada bulunan Çerkezköy Belediye Başkanı Vahap Akay, yaklaşık 3 yıldan beri bölgede çalışma yürütüldüğünü ve kamulaştırmaların yapıldığını aktardı. Akay, İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde ki sanayicilerin bir araya gelerek dernek kurduğunu ve dernek ile TOKİ eliyle kamulaştırma sürecinin başlatıldığını söylüyor.

Çerkezköy Belediyesi, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü’nün, İkitelli OSB adı altında yapılan endüstri bölgesine yönelik sürekli olumsuz görüşler verdiğini hatırlatan Akay, “Kamulaştırmayla ilgili davalarımız var. Mahkemelik süreçleri takip ediyoruz. Şu anda Cumhurbaşkanlığı’nın mevcut kararı ise bizim ayrıca Danıştay’a taşımamız gereken mahkemelik bir süreç. Biz, ayrı ayrı olan bu süreçleri takip ediyoruz. Tekirdağ bir sanayi kenti. Çerkezköy de önemli bir parçası. İkitelli’den Çörkezköy’e gelecek İstanbul’un artık sanayisini istemiyoruz. Çerkezköy OSB gibi katma değeri yüksek ürünler üreten ve çevreye etkisi az olan, Çerkezköy’ü daha fazla önemli markalarla buluşturacak sanayiler istiyoruz. Bu anlamda da Endüstri Bölgesi ilanına karşılık itirazımız var” dedi.

Trakya Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Murat Sevgi ise yoğun sanayileşme ile karşı karşıya olan bölgede, iki milyon m²’ye yakın tarım alanının sanayi ile buluşacağına dikkat çekiyor.

HEM İNSAN SAĞLIĞINDA HEM YAŞAM ALARINDA RİSK OLUŞTURUYOR

Sanayi öbeklenmesinin Trakya’daki gibi hem tarım alanları, hem de insan yerleşimleri ile iç içe planlanmasının yaşam kalitesi üzerine etkilerinin tartışma götürmez bir risk faktörü olduğunun altını çizen Sevgi, şunları paylaşıyor:

“Tekirdağ ilinde, en son kurulan Marmaraereğli OSB ile 14 OSB var. Yeni OSB kurulması ile ilgili doluluk oranlarına ilişkin yönetmelikte açıkça belirtilmesine rağmen, boş OSB alanları mevcutken yenilerini ekleyerek tarım alanlarını azaltmak tarımsal üretime ciddi zarar vermektedir.  Sanayi kaynaklı kati, sıvı ve gaz atıkların çevresindeki tarım alanları ve çiftlik hayvanları ile teması toksik maddelerle yetişen bitkiler ve hayvansal ürünlerin sofralara taşınmasına neden olacaktır. Bu risk, zaten halen ülkemizin en önemli sağlık sorunlarından biridir. Sanayinin yaşam alanlarında olmasının hem insan sağlığına hem de sosyal yaşamın temel şartı olan yaşam kalitesine etkisi vardır. Kaynaktan uzaklaştıkça azalan etkilerin sınır değerlerin altına düşmesi için korunması gereken mesafeler yok sayıldığında katı atıklar, sıvı atıklar ve gazlar yoğun konsantrasyonlarını kaybetmeden insan yaşam alanlarına ulaşarak ciddi riskler üretmektedir. Trakya’da OSB kuracak yer kalmadı. İstanbul’u ‘kurtarmak’ için çarpık sanayi yapılaşmasını yığdılar. Trakya’daki gıda, su ve hava kaynağını öldürüyorlar.”

“SOLUYACAK HAVA, EKECEK TOPRAK KALMADI”

“Soluyacak hava, ekecek toprak kalmadı” sözleriyle yeni sanayi alanı kararına tepki gösteren Kızılpınar sakinlerinden Emin Yaşar, eleştirilerde bulunarak, şunları aktardı: “ 1995’te Anadolu’nun kurak bir köyünden çıkıp geldiğim, verimli toprağı olan, domatesimi salatamı ektiğim Çerkezköy, şimdi fabrikalardan geçilmiyor. Zehir soluyoruz, eskisi gibi ekecek toprakta kalmadı. İnsanoğlu ne yiyecek?”

YOĞUN NÜFUS EV KİRALARINDA ARTIŞINA NEDEN OLABİLİR

İnşaatlarda çalışan sıva ustası Fevzi Altun ise yeni kurulacak sanayi bölgeleriyle birlikte gelecek nüfusun şehirde yaşamı daha çok zorlaştıracağını söylüyor. Altyapı ve konut ihtiyacının vatandaşı zor duruma düşürebileceğini dile getiren Altun, “ İş alanlarının, yatırımların olması çok kötü bir şey değil.  Filtreleri kullanıp, zararlı atıkları bırakmasalar güzel işliyor. İnsanlara ekmek kapısı çıkıyor. Ama bu nedenle dışarıdan da çok göç geliyor. Gelen nüfusu karşılayabilecek altyapı ve konut lazım. Ayrıca yoğun nüfus ev kiralarında artışına da neden olabilir. İnsanlar artık zor geçiniyor. Aldıkları maaş, ev kirasına, yemeklerine yetmiyor. Her yer bina, ev yüksek kiralar nedeniyle asgari ücretli düzgün ev tutamıyor” şeklinde konuştu.

Haber: Serap Cömertoğlu İşcan