GÜNCELLENME ŞART

Kıymetli Dostlar; Güncellenme diyoruz bu kez de….  Hayat insana yenilenmeyi ve güncellenmeyi zorunlu kılıyor aslında. Yoksa olduğunuz yerde dönüp duruyorsunuz. Bu özellikle bir davaya gönül vermişseniz kaçınılmaz oluyor. Söz konusu olan milli uyanış, dini bilinç ve uyanış ise yine güncellenme şart…  Artık yirmi yıldan beri aynı vaazı duymak insana haz vermiyor. Onlarca yıldır belli kelimelere sıkışıp kalmış idealde insanlara heyecan vermiyor….  Cami kürsülerinden, konferans salonlarına değin, okul sıralarından hayatın içine değin bir silkelenme ve kendine gelme derdimiz olmalı. Bunun içinde insanımız dinlediği vaazdan, katıldığı seminerden, konferanstan mümkün olduğunca yenilenerek çıkabilmeli…. Hiç değilse bunlar sizi dinleyen hedef kitlenin ihtiyaçları göz önüne alınarak dillendirilmeli, gerçekleştirilebilmeli…  Unutmayalım; dindarlık bir dönüşüm işidir. Daha doğrusu din insanı dönüştürür. Tıpkı haşin Ömer'i Adalet timsali bir Ömer'e dönüştürdüğü gibi… Ne hikmetse biz işin bu kısmını gözden kaçırıyoruz. Sadece basmakalıp cümlelerle insanları avutuyoruz ve dönüşümün nasıl gerçekleşmesi gerektiği konusunda da yeterli rehberlik etme noktasında kusurluyuz… Ne yazık ki bu her alanda var olan kocaman bir yara… Kimse görmek istemiyor, duymak istemiyor sadece günü kurtarmakla işi götürüyor….  Diyoruz ki; ülkemizde onlarca üniversite var. Sürekli mezun veriyor. Yüzlerce akademisyen yetişiyor…. Niçin; bilim insanları bu konuya kafa yormuyor…yahut yoruyor da yeterince anlatamıyor….anlaşılamıyor….. doğrusu bu soruların cevabı beynimizi zorluyor.  Nedense bizde bir salonda konuşan, cami kürsüsünde konuşan, sınıf içinde konuşan insan karşısındaki hedef kitlesinin düzeyini ölçme konusunda da son derece yetersiz… Hedef kitlesini her şeyden habersiz görme alışkanlığımızı bir türlü üzerimizden atamıyoruz…  Bu konuda çalışmalar yapılmalı hem de tez elden. Halk bilimciler, tarihçiler, Edebiyatçılar, İlahiyatçılar, Sosyal Bilimciler, Toplum Mühendisleri ve Eğitimcilere, Sanatçılara değin insanımız bu duruma çare bulmalı… Bulmak için çaba harcanmalı, çalıştaylar düzenlenmeli….  Yoksa havanda su dövmeye devam….Güdülmesi gereken bir güruh muamelesi görmek istemiyoruz… Etkinlikler de farklılaştırılmalı…  Sinema, tiyatro, müzik bunun için araç olabilmeli. Hatta il ve ilçe bilim meclisleri oluşturulmalı.  Kültürel kodlarımızda var olan aksakal danışmanlarımız hayata rehberlik edebilmeli buralardan….Ama bunun için saygı, sevgi, dayanışma, diğergamlık ve gönüllülük esas olmalı. Kaliteli hayat, anlayış ve iş için eller bir an evvel sıvanmalı… Hayır ola…. Bereketli