Kıymetli dostlar! Hayatın masalı bir varmış bir yokmuş? Masal gibi gelir geçer? Anlatılır, yaşanır, yaşatılır, kuşaktan kuşağa aktarılır. Aktarılır aktarılmasına da insanoğlu kendi masalından ders çıkarmayı bir türlü beceremez nedense(!)?Kaf dağında arar gerçeğini? Yıldızlara asar hayallerini ve sallandırır durur uyuturcasına? Ama uyutamaz ki; hiç ummadığı bir anda uyku pususunda olan gerçeğiyle yüzleşiverir? İşte o zaman başlar dövünmeye? Saçını başına yolmaya?Murada ermek varken muratsızlık bahtı oluverir?Halbuki masallar kötülerin dersini aldığı, iyi olanın murat aldığı dünyadır. Biz bu dünyanın neresinde konuk olsak acaba? Yaşanılanlara bakıp bu soruyu sormamak imkansız çünkü!Bizim masalımızda akrep gibi olmuş insanların çoğukendi kendini sokuyor ama fark edemiyor nedense?Nedense sevdiğini söylediğine kıyıyor!Nedense koruma içgüdüsüyle ortalığı perişan ediyor!Nedense her şeyi kendi kontrolünde tutmak istiyor ve tutsak istiyor!Bilmiyor mu ki; Allah insanı tutsak değil özgür yaratmış!Bilmiyor mu ki; herkesin hesabı vardır!Bilmiyor mu ki; sabrın da sınırı vardır!Bilmiyor mu ki; hiç ama hiç kimse vazgeçilmez değildir!Kutsal olan inançtır, davadır, ülkülerdir!Bilmiyor mu ki; kendisini omuzlayıp taşıyan ve temsilen makama oturtan insanlar makama oturttuklarından o makamı taşıyamazsa ne olur? Gün gelir umduğunu bulamazsa hesap sorarlar?Bazen yüksek sesle sorulur hesap, bazen de SESSİZCE!Sessizlik asildir.Sessizlik basirettir.Sessizlik yerince tavır koyabilmektir. Asla kuru bir sükut değildir!Demek ki; Dil sussa da yürek susmuyor, zihin susmuyor ve tavır ortaya çıkıyor.Evet!Tavır ne diyor tavır:?Mağrur olma padişahım senden Büyük Allah var!?Böylece kendi kendimizle debelenip dururken ne kendimize kendimizi anlatabildik ne de yol alabildik? Az gitmişler uz gitmişler bir arpa boyu yol gitmişler masalımız da sürüp gitsin!Bizim bu halimiz başkalarının çok ama çok işine yaradı. Geriye dönüp baktığımızda hüsran doldu kucaklarımıza?Bu hüsranı hiç mi hiç hak etmemişken üstelik?Keşke sünnet üzere istişare kültürünü benimseyebilseydik!Keşke alem değil de biz kendimizi eleştirebilseydik ve yaralarımızı sarabilseydik!Keşke keşkeler kabusumuz olmasaydı!Keşke acı oturmasaydı yüreklere!Keşke biz olabilseydik!Keşke bir olabilseydik!Artık keşkelere gebe olacağımız bir gelecek istemiyoruz!Keşkelerin kıskacında bizi kıvrandıranların vebalini taşımak ve anlatmak istemiyoruz!Yüreğimizin tatmin olmadığı hiçbir şeyin ardına düşmek istemiyoruz!Neden acı bize? Neden hüzün bize?Neden hayallerimiz buz gibi vurur yüzümüze? Neden bu reva görülür bize?Neden? Neden? Neden? Söyleyin bize neden?