Mustafa Kemal Atatürk, Babası Ali Rıza Bey 1892´de vefat edince, annesi Zübeyde Hanım tarafından büyütüldü. Annesi, Mustafa Kemal´e ? Sarı Paşam? diyordu. Mustafa Kemal okula giderken ve okuldan geldiğinde mutlaka annesine sarılıp öperdi.
O gün neler yaşadıysa annesine anlatırdı. Her ne yapacaksa mutlaka annesine haber verirdi. Zübeyde Hanım´ın oğluna ilk hediyesi bir kol saatiydi, askeri okula uğurlarken vermişti. Mustafa Kemal´in annesine ilk hediyesi bembeyaz bir tülbentti. Çalışmaya başladığı zaman ilk maaşıyla almıştı. Annesini hiç merakta bırakmayan Mustafa Kemal ? Benden haber alamazsa annem üzülür? diye düşünürdü. Bu nedenle sık sık mektup yazar, neler yaptığını anlatırdı. Maaşından her ay annesine para gönderirdi. Mustafa Kemal kuru inciri çok seviyordu. Zübeyde Hanım oğluna mektup yollarken mutlaka bir torba da kuru incir gönderiyordu. Mustafa Kemal çok uzaklarda o kuru incirleri yerken, kendisini evinde, annesinin yanında hissediyordu. Zübeyde Hanım dantel işliyor, sehpa örtüleri, atkıları, kazaklar örüyor, kurabiyeler, poğaçalar yapıyor, bunları satıyor, elde ettiği parayı babasız çocuklara yardım olarak veriyordu.
Babası ölen çocukları koruyan Zübeyde Hanım; ? Onlar hepimizin çocukları sayılır, onları kendi çocuklarımız gibi büyütmeliyiz? derdi. Zübeyde Hanım sahip olduğu bütün parayı babası veya annesi hayatta olmayan yoksul çocukların okuduğu Darüşşafaka´ya bağışladı. Parası olan herkesin Darüşşafaka´ya yardımda bulunmasını isterdi. Atatürk´ün annesi Türkiye´nin annesiydi, Anatürk´tü.
( Yılmaz Özdil, Mustafa Kemal Atatürk ve Annesi, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2018 Aralık)
-1857 yılında doğan Zübeyde Hanım, 96 yıl önce 14 Ocak 1923 tarihinde vefat etmişti. Ailesi yıllar önce Orta Anadolu´dan göç ederek, Selanik yakınlarına yerleşmişti. Hacı Sofu ailesinden Feyzullah ağanın kızıdır. Selanik´te Gümrük Muhafaza teşkilatında görevli Ali Rıza Bey´le evlendi. Bu evlilikten beş çocuğu oldu, bunlardan üçü çok küçükken öldüler. 1892 yılında eşi Ali Rıza Bey´i kaybedince, kendisini iki çocuğuna, Mustafa ve Makbule´ye adadı. Tedavi ve dinlenmek için gittiği İzmir´de 14 Ocak 1923 günü hayata gözlerini yumdu. ( SMT 14.1.2019)
-Mustafa Kemal, annesinin ölümünü haber aldığında Eskişehir´deydi. Haberi trende alan Mustafa Kemal, annesi için uygun bir cenaze töreni yapılması için Başyaver Salih Bozok´a telgraf gönderdi. Gazi, 27 Ocak 1923 günü Karşıyaka istasyonuna geldi ve doğrudan annesinin mezarına gitti. Gazi, burada annesinin ardından şöyle konuştu:
?Zavallı anamı İzmir´in mukaddes topraklarına bıraktık. O, zulüm ve istibdad(keyfi idare şekli) devri kötülüklerinin kurbanı olmuştur.Harp Akademisinden henüz çıkmıştım. Hayata ilk adımlarımı atıyordum. Beni hapse koydular. Bunu haber alan anam görmeye geldi. İstanbul´da kendisi ile ancak üç-beş gün görüşebildim. Çünkü beni evimden alıp götürmüşlerdi. Sürgün yolunda bindiğim vapura annemi sokmamışlardı. Gözyaşları ile Sirkeci rıhtımında kalmıştı. Mütareke zamanı Anadolu´da iken, benimle beraber İstanbul´dan gelen adamımı anama yollamıştım. O, geleni yalnız görünce , idam edildiğimi sanarak felç geçirmişti.
Anam, üç yılının bütün günlerini, gecelerini ağlayarak geçirdi. Gözlerini hemen hemen kaybetti. Savaştan sonra ona kavuştuğum zaman artık yaşayamayacak halde idi. Anamın ölümünden şüphesiz çok acı duyuyorum. Beni avutan bir şey varsa, o da vatanı haraplık ve felakete götüren idarenin yıkılıp gitmesidir. Anamın mezarı önünde ve Allah´ın huzurunda yemin ediyorum: Milletin bu kadar kan dökerek eline aldığı hakimiyeti korumak uğrunda, gerekirse anamın yanına gitmekte bir an tereddüt etmeyeceğim.?
( 365 Gün Atatürk, 2019 Takvimi) 10.1.2019