YEREL SEÇİM ANALİZİ YAPARSAK?

HASAN ERGE

Abone Ol
Eski Türkiye seçim sisteminde her parti kendi iradesiyle seçime girer alacağını alır; az güçlü, çok güçlü olarak sandıktan çıkar yoluna aynen devam ederdi. Eski Türkiye siyasetinin temelinde inkar edemeyeceğimiz yegane gerçek gönüllerde yaşatılan idealizmin varlığıdır.   Şimdi Yeni Türkiye sistemindeyiz. Yıllarca ve nesiller boyunca mücadelesi verilen idealizm (ülkü-mefküre) gitti, yerine parti çıkarları gelip postunu serdi. Askeri manevralarda olduğu gibi (Dost-düşman) mavi kuvvetler, kırmızı kuvvetler dönemi başladı dersek teşbihte hata olmayacaktır. Ve sistemin mimarlarını tarih, Sn. Erdoğan ve Bahçeli olarak kayda geçecektir. Bu sebeple hiçbir vatandaşımız eskiden böyleydi, şimdi neden böyle oldu demesin, deyip de kendisini çeşit çeşit üzüntülere kaptırmasın. gelelim gündeme... CHP´ den Kadir Albayrak´ a, AK Parti´ den Mestan Özcan´ a Büyükşehir için kispetleri giydirildi. Büyük kapışmanın oy ağırlıkları şöyledir: Millet ittifakı 253 bin + 78 bin = 330 bin, cumhur ittifakı, 232 bin+48 bin= 280 bin oy. Aradaki fark daha başlangıçta: 50 bin.  İYİ Parti 4 ilçede aday çıkarırken, 7 ilçede CHP adayını destekleyecek. Bu kararı genel merkezler aldı. Tabi herkesin oyu kendi cebinde? Kabine girdiğimizde herkes vicdanıyla başbaşa kalacaktır. Peki liderler oy depoları olan halka nasıl bakıyor? MHP liderine göre, AK Parti dışında kalan her yurttaş zillet ittifakının bir parçası? AK Parti liderine göre, MHP dışında kalan her yurttaş illet ittifakının bir üyesi... Zillet veya illet tarafında olan birey 1 dakika sonra ayrılıp Cumhur ittifakına geçerse hidayete eriyor ve bir fazlasıyla da ülke bekasının temel taşı haline geliyor.  Millet ittifakının liderleri ise karşı gruba henüz bir ad koyamadı sadece, CHP sözcülerinden biri, ?Kambur ittifakı? deyimini kullanmıştı; ne derece tutar, o da meçhul. Buradan şu noktaya varabiliriz: Yeni sistem ile millet iki zıt kutba konuşlandırılmış durumda... Sürekli yapılan tekrarlarla derinleştirme çabalarına devam edilmekte; tabi ki üzücü bir uğraştır. Geçenlerde tanıdık bir arkadaş sol olduğu için, CHP´ ye asla oy vermeyeceğini söyledi. Dediğim gibi tercihler ferdi bir haktır ama iki gözüm bu memlekette sağ sol mu kaldı diyeceği geliyor insanın! Bir başka tanıdık da olaya; Cumhuriyet, Türklük, milliyetçilik, Atatürk gibi değerler üzerinden giderek AK Parti´ ye oy vermeyeceğini ifade etti. Haliyle sıkı bir müttefiki olan MHP´ yi aynı kategoriye koyarak söylemiş oldu. Bu iki anlayış özellikle Tekirdağ sathında belediye hizmetleriyle birlikte ele alınıyor ve tercihler de ona göre şekilleniyor; bu hal genellikle bölgesel nitelik arz etmektedir. Süleymanpaşa´ da CHP´ li Eşkinat ile AK Partili Cüneyt Yüksel tek aday durumundalar yani özgün oylarına ilaveten biri İYİ Partili, diğeri MHP´ li seçmenin desteğine açıktır. Destek oylar ne kadar gelir, o ayrı konu;  çok çalışmaya bağlı diyelim. Ancak? Şu husus da yabana atılmamalı; AK Parti´ de Cüneyt Yüksel aday gösterilirse kesinlikle oy vermeyeceğini söyleyen odaklar var. Kararlı olurlarsa elbette oyları CHP´ ye gitmeyecek ama bir kısmı bağrına taş bağlayarak tekrar partisinin listesine dönecek ve bir kısmı da muhafazakâr parti denilerek Saadet Partisine yönelecektir. Çünkü SP´ nin Büyükşehir Adayı Feti Pehlivan özü - sözü bir, siyaset ilmine vakıf, mücadeleci bir kişi olarak tanındığından puan alabilir durumda... Yıllardır verdiği emekle ciddi bir teşkilat oluşturduğunu dikkate alınacaktır. Seçim atmosferi kızıştıkça küskün CHP´ lilerin öfkesi dinecek, dönüp dolaşıp kendi adaylarına oy vermeyi yeğleyeceklerdir. Oy durumlarını ele alırsak ibre CHP adayı yönünde kıpırdamakta; ittifaklar arasındaki oy farkı 20 bin civarında olduğundan kader çizgisini değiştirmek büyük oranda Cüneyt Yüksel´ e düşmektedir. Hatırlansın diye tekrar yazalım. Süleymanpaşa´ da 24 Haziran 2018 genel seçimleri baz alınırsa; CHP(52 bin) +İYİ Parti (18 bin) = 72 bin oy eder, buna karşılık; AK Parti (44 bin) + MHP (7 bin) = 51 bin kadar. Kader çizgisi sabit değil, çalışmaya bağlı olarak değişkendir. Oy arttırmak ya da azaltmak hususunda aday faktörleri kuşkusuz büyük etken...  İşlerin bir o kadar da inada bineceğini hesaba katmak lazım. Halkı etkileme anlamında Kadir Albayrak, Mestan Özcan performansları çok önemli. Kanaatimce; projelerini, ekip ve enerjilerini en iyi ortaya koyanlar puanlarını arttıracak veya en belirgin gücün yerel basın olduğuna inanmayıp onu taktik dışı tutanlar kendi yenilgilerine zemin hazırlayacaklardır.  Bu seçim her iki taraf için genelde veya yerelde hayat-mamat meselesi olmuştur. Gerilimsiz, medeni bir yarış bizleri bekliyor.