Hemen hain damgasını vurmak için, hemen gafillerden olmak için, hemen tarihimizi ve tarihi şahsiyetlerimizi perişan etmek için ne kadar çabuk tuzaklara düşüyor ve yabancıların emellerine hizmet için kendimizi onlara hemen kaptırıyoruz.
Şimdilerde hedefe getirilen isim Abdülhamit... Abdülhamit tarafından bastırıldığı söylenen 1 liralık banknot üzerinde İstanbul adı "Konstantinepolis" olarak yazmakta imiş.
Bu kafayla gidildiği sürece düşman bizi kendi istediği cepheye, hatta dilediği mevziye her an koyabilir.
Diyorum ki...
Ermeni komitacının yapamadığını siz yapın! Abdülhamit'e vurmakla kalmayıp, "Ey şanlı avcı" diye övgüler düzen Tevfik Fikret için Aşiyan'a gidin ve, "Sana layık bir topluluk olmakta çok geç kaldık" diye ruhundan istimdat dileyin. Ermeni Suikatsçı Edward Jorris ardında tam tamına 26 ölüm, 52 yaralı bırakmıştı; alkışlayın şanlı avcıyı(!)
Bugünlerde sosyal medyada çok sık olarak Abdülhamit zamanında bastırıldığı söylenen bir 1 liralık bir banknot paylaşımlarını görüyoruz. Neymiş konu? Banknot üzerinde İstanbul değil de "Contantinepolis" ibaresi yazıyormuş, yani bununla Abdülhamit için hainin biriydi demeye getiriyoruz.
Banknotlarla alakalı tarih notları sizlere aktarmak istiyorum:
İlk banknot ne zaman basıldı?
"İlk Osmanlı banknotları Abdülmecit tarafından 1840 yılında 'Kaime-ı Nakdiye-ı Mutebere' adıyla, bugünkü dille 'Para Yerine Geçen Kağıt' , bir anlamda para olmaktan çok faiz getirili borç senedi veya hazine bonosu niteliğinde olmak üzere çıkarılmıştır."
İnternette, "Kağıt Paranın Tarihçesi" Araştırma sayfalarına girdiğiniz zaman, "Osmanlı İmparatorluğu'nda Kağıt Para" bölümünde çok geniş anlatımlar bulacaksınız.
Şu açıklama da önemli:
"Osmanlı İmparatorluğu'ndan intikal eden evrak-ı nakdiyeler, Cumhuriyetin ilk yıllarında para bastırılamadığından, 1927 yılı sonuna kadar tedavülde kalmıştır. "
Yani ortada Osmanlı yok ama kağıt paraları tedavülde dolaşıyor. Atatürk' ün ruhu şad olsun. Devlet adamlığı böyle bir şey.
Mali işlere kolaylık olsun diye, "1855 yılında Stephen Sleigh ve Peter Pasquali adında iki İngiliz müteşebbisin hayali olarak başlayan Osmanlı Bankası (Ottoman Bank) bir yıl sonra Kraliçe Viktorya'nın fermanıyla hayata geçti." Bankaya Fransa da 1862 yılında ortak oluyor. Kağıt para basmada yetkili kurum. Basım işi,30 yıllığına Fransızlara bırakılmış. Anlamı şu demek: Koparılan tavizlerle Osmanlı devleti kendi parasını kendisi basamıyor.
Osmanlı her alanda paçayı kurtarmak için canhıraş mücadele etse de, 7 düvelle mücadeleye gücü yetmiyor. Banknotlara tamamen esir düşmemek için halk piyasasında; "Mecidiye, Aziziye, Hamidiye, Reşadiye" adlarıyla altın ve gümüş sikkeler kullanılıyor. Halkın aşina olduğu para altın ve gümüş sikkeler.
Bugün bile kağıt paralarımızın üzerinde, "Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası" ibaresi var. Dikkat ediniz: "Türkiye Cumhuriyeti..." ibaresi yazılı değil. Bir gün isterseniz onu da kaleme alırız.
O banknotta "Costantinepolis" yazıyor diye Abdülhamit' için ihanet yaftası yapıştırılmaya çalışılması akılla, mantıkla, sağduyu ile bağdaştırmak asla mümkün değil.
Düşman elinde oyuncak olmaya neden bu kadar hazır olduğumuzu akıl almıyor.