Hem Türkiye hem de Tekirdağ siyaseten çok kritik bir süreçten geçiyor ve saflar netleşirken herkes pozisyonunu ayarlamaya çalışıyor.
Baba ocağı dediğimiz CHP, yargı kararı ile butlancılara verilince, işler onlar ve iktidar açısından gittikçe sarpa sarıyor.
Çünkü hiç beklemedikleri bir tablo oluştu ve adeta hüsrana uğradılar. Arınma beklentisi içinde olanlar arındı.
Seçilmiş genel başkan Özgür Özel çok direndi, çok mücadele etti CHP'den ayrılmamak için ama inadına onu ve yenilikçileri dışlamak adına her şeyi yaptılar.
Yeni Parti'nin kurulması ile birlikte, siyasi dengeler değişmeye ve dediğim gibi partiler yeniden şekillenmeye başladı.
Türkiye’nin seksen bir ilinde olduğu gibi Tekirdağ’da da ciddi bir hareketlilik oldu ama halkın ve seçmenin karşı görüşünde.
Tekirdağ’daki tablo şu: CHP'deki dört vekil de orada kaldı. Yani dört milletvekili de CHP çatısı altında kalmayı tercih etti. Üyelerin ve seçmenlerin çok büyük bir çoğunluğu Yeni Parti'yi desteklerken, vekiller tam tersini yaptı.
Bu onların tercihidir. Ama yapılacak ilk seçimde nerede olacakları şimdiden belli gibi halk nezdinde.
Kimse bir milletvekiline “Şuraya git, buraya git” diyemez elbette. Ama üyeler ve delegeler der ve buna hakları da var.
Ama Tekirdağ'da mesele tam da burada başlıyor işte.
Sosyal medya yıkılıyor ve siyasi kulislerde Tekirdağ milletvekilleri hakkında yapılan yorumlara baktığımızda, ortaya hiç de hoş olmayan bir tablo çıkıyor.
CHP içerisinde kalan milletvekillerine yönelik eleştirilerin dozu giderek yükseliyor.
Yorumlar, ifadeler, ithamlar, suçlamalar gırla gidiyor.
En ağırlıklı soru şu; seçmen diyor ki: "Yarın karşımıza nasıl çıkacaksınız? Almış olduğunuz bu kararı bizlere sormadan, danışmadan nasıl aldınız ve bunu bizlere nasıl anlatacaksınız?"
Şahsen benim güvenim de kalmadı bu vekillere; çünkü ben otuz yıldır her kademesinde onurla mücadele verdiğim ve en üst parti kademelerine yükselmiş bir siyasetçi olarak, o kadar çok hizmet ettiğim CHP üyeliğinden istifa etmiş bulunmaktayım...
Beni bu kararı almaya iten butlancaları Allah'a havale ediyorum.
Hiç kimseden, özellikle yeni kurulan "Yeni Parti"den de herhangi bir teklif almadan bu kararı özgür irademle, aklıma, mantığıma ve vicdanıma danışarak verdim.
Gelişmeleri takip edip pozisyonumu belirleyeceğim.
Şunu belirtmeliyim: 103 yıllık CHP kimseye kalmadı, butlancalara da kalmaz.
Makamlar ise geçicidir. Milletvekilliği de geçicidir. Partiler de değişir. Liderler de değişir.
Ama sandık değişmez.
Çünkü sandık ve bir oy halkın VİCDANIDIR.
Ve o vicdan da en iyi ilaçtır.
Tekirdağ’ın dört milletvekili bugün CHP’de kalmış olabilir. Bundan böyle CHP çatısı altında siyaset de yapabilirler. Seçimlerde aday da olabilirler.
Ama halkın vicdanından nasıl bir oy beklentisi içinde olabilirler ki?
Değerli okuyucular, Türkiye'de de Tekirdağ'da da mesele budur!
Yarın bir gün sandık kurulduğunda seçmen özgür olacaktır, biline.
Ve unutulmasın, sandıkta konuşacak seçmenin sesi, sosyal medyadaki binlerce yorumdan çok daha güçlüdür.
Günü geldiğinde kimin nerede durduğu, kimi tercih ettiği ve en önemlisi kimlerin seçmeni "ti"ye aldığı net şekilde görülecektir.
Bunların cevabını elbette zaman verecek.
Değerli okuyucular, şunu asla unutmayalım: Siyasette hiçbir tercih karşılıksız kalmaz. Kimi zaman ödül sandıkla gelir. Kimi zaman bedeli sandıkta ağır bir şekilde ödenir.
Yeni Parti ve genel başkan seçilen mücadele insanı Özgür Özel Bey, Türk siyasetine yeni bir yol ve yeni bir sayfa açmıştır. Milyonların tercihi bellidir. Umudu bellidir ve yolun sonundaki iktidar hedefi ve ışığı bellidir.
Şimdi seçmen siyasi hesabını ve tercihini yapıyor.
Bunu hep birlikte yaşarsak göreceğiz.
İşte öyle...