Türk Dünyasında Turancılık

Abone Ol

Turancılık akımları 1905 yılında Macaristan'da başlamıştır. Orta Avrupa'da sıkışan Macarlar, aynı köklere sahip oldukları Türk dünyası ile yakınlaşarak ekonomik ve siyasi olarak güçlenmek istemiş, bu doğrultuda Turancılık akımını filizlendirmişlerdir. Macarlar, Avrupa'da yaşayıp köken olarak Avrupalı olmayan tek kavimdir. İleriki yazılarımda Macarlardan daha geniş bir şekilde bahsedeceğim.

Türklerde ise Turancılık akımı Enver Paşa ile ivme kazanır. Enver Paşa; ataları Tuna Nehri kıyısında, bugün Ukrayna toprakları içinde bulunan Kili kasabasından Kastamonu'nun Bozkurt ilçesine yerleşmiş Gagauz Türkü bir aileye mensup liderdir. Bugün hâlâ Enver Paşa'nın kuzenleri, atalarının geldiği yerin adını verdikleri Bozkurt'un Kili mahallesinde yaşamaktadırlar.

Türkiye'de Turancılık genellikle İslamiyet ile bağdaştırılır. Halbuki Turan coğrafyası; hemen hemen her dinin ve inanışın içinde bulunduğu, ucu bucağı olmayan çok geniş bir alandır. Genel çoğunluğun Müslüman olmasının yanı sıra Hristiyan, Budist, Şintoist, Musevi ve atalarımızın kadim inancı olan Şamanizm de bu coğrafyada oldukça yaygındır. Turan dediğimizde işin içine uzak akrabalarımız olan Japonlar, Koreliler, Moğollar ve Macarlar da girmektedir.

Türklerin öz kardeş olduğu Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan ve Kırgızistan bu coğrafyanın kalbini oluşturur. Ayrıca Türk nüfusunun yoğun olduğu birçok özerk ülke ve bölge de mevcuttur. Bunlar bugün Rusya Federasyonu'nun içinde bulunan Tuva, Hakasya, Altay, Tataristan, Çuvaşistan, Başkortostan, Kırım, Karaçay-Balkar ve Dağıstan cumhuriyetleridir. Ayrıca Güney Sibirya'da Şorlar ve Teleütlerin yaşadığı bölgeler; Moldova'da Gagauzya Gökoğuz Yeri; Romanya sınırları içinde ise geniş bir bölgede yaşamlarını sürdüren Sekel Türkleri bulunmaktadır. İlerideki köşe yazılarımda Sekellere özel bir parantez açacağım. Çin işgali altındaki Doğu Türkistan (Uygur Özerk Bölgesi) de Turan coğrafyasının en mahzun parçasıdır.

Türkiye'deki Türklerin Turancılık anlayışı; kalben ve ruhen kardeşleriyle bir arada olma, tek bir ülküde buluşma ruhudur. Bu akımın liderliğini yakın dönemde, yani kuruluşundan tam 100 yıl sonra 2005'te, Macar-Turan Vakfı ile Macarlar yeniden canlandırmıştır. Tarihin bu manidar akışında, Macaristan devletinin finanse ettiği vakıf, 2010 yılından itibaren çift sayılı yıllarda "Hun-Türk Kurultayı" adı altında Avrupa'nın en büyük gelenek yaşatıcı organizasyonuna ev sahipliği yapmaktadır.

Turancılık akımının günümüzdeki en somut ve kurumsal örneği ise şüphesiz Türk Devletler Teşkilatı'dır. Macaristan'ın da şimdilik gözlemci statüsünde yer aldığı bu teşkilat; "dilde, fikirde, işte birlik" şiarıyla, geleceğin küresel, siyasi ve ekonomik gücü olma yolunda hızla büyümektedir.

Kalemine sağlık, yazı dizinin devamını sabırsızlıkla bekliyorum. Sekellerle ilgili yazacağın bir sonraki yazı için de benzer bir inceleme istersen buradayım!