Hafta sonu, gençliğimizin en güzel ve en deli dolu yıllarına ev sahipliği yapan okulumuzun bahçesinde geleneksel mezunlar günü dolayısıyla yeniden bir araya geldik.
Zaman akıp giderken geride bıraktığımız en kıymetli izler, kuşkusuz okul sıralarında biriktirdiğimiz anılardır. Bu buluşmada sadece eski arkadaşlarımızla hasret gidermedik; adeta bir zaman makinesine binerek çocukluğumuza ve gençliğimize doğru uzun bir yolculuğa çıktık.
Bizler, ortaokulun ürkek adımlarıyla o okulun kapısından içeri giren, ardından lisenin gururlu mezunları olarak hayata uğurlanan şanslı bir neslin çocuklarıyız. Hayatı birlikte öğrendik, sevinçleri ve hüzünleri birlikte yaşadık.
Yıllar göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Kimimiz imam, kimimiz müftü, kimimiz mühendis, kimimiz öğretmen, kimimiz profesör oldu. Kimimiz ise ticaret hayatının içinde yer aldı. Ancak okulun kapısından içeri adım attığımız anda bütün ünvanlar geride kaldı. Ortaokuldaki çocuksu heyecanlarımızla, lise yıllarındaki coşkulu mutlu anlarımız aynı ortamda yeniden buluştu.
Gözlerindeki dostluk ışıltısını hiç kaybetmeyen arkadaşlarla geçirilen her dakika, aradan geçen yılların aslında sadece bir rakamdan ibaret olduğunu bir kez daha gösterdi. Aynı kantin sırasında beklediğimiz, aynı sıralara sığmaya çalıştığımız günleri hatırladık. Bize emek veren öğretmenlerimizi sevgi ve minnetle yâd ettik. O anlarda, dostluk bağlarımızın yıllara rağmen hiç kopmadığını bir kez daha hissettik.
Bu mezunlar gününde en çok, kıymetli arkadaşlarım Mecit Yıldız ile Mehmet İşcan'ın yokluğunu derinden hissettim. Keşke onlar da aramızda olsalardı. Rabbim her ikisine de rahmet eylesin, mekânları cennet olsun.
Bu yılki buluşmaya farklı görev ve ünvanlara sahip çok sayıda bürokrat kardeşlerimiz de katıldı. İsimlerini tek tek yazmak istemiyorum. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyor, ayaklarına sağlık diyorum. İyi ki varlar. Şüphesiz bu tür organizasyonların gerçekleşmesindeşehrimizin önde gelenlerinin katkıları ve emekleri büyük önem taşıyor.
Bununla birlikte, samimi dostlukların yaşandığı bu tür buluşmalarda protokol için özel bir bölüm ayrılmasını çok doğru bulmadığımı da ifade etmek isterim. Mezunlar gününün ruhuna daha uygun olanın, resmî konuşmaların yerine katılımcıların anılarını paylaşabilecekleri, hatıralarını anlatabilecekleri sıcak bir ortam oluşturulması olduğunu düşünüyorum.
Eğer programın resmî bir yönü bulunacak ve protokol düzeni oluşturulacaksa, Kur'an-ı Kerim tilavetiyle birlikte programın başında şanlı bayrağımızın önünde İstiklâl Marşımızın da okunmasının anlamlı olacağını düşünüyorum.
Bir başka dikkatimi çeken konu ise mezunlar buluşmalarına daha çok eski dönem mezunlarının katılması oldu. Oysa genç mezunlarımızı da aramızda görmek isteriz. Ayrıca okulumuzda görev yapmış eski öğretmenlerimizin de bu güzel günlerde bizlerle birlikte olmaları, bu buluşmalara ayrı bir anlam katacaktır. Gönül elbette daha fazlasını istiyor.
Sonuç olarak, sıcak ve samimi bir atmosfer içerisinde gerçekleşen bu güzel mezunlar gününün düzenlenmesinde emeği geçen herkese ve katılan bütün arkadaşlarıma canıgönülden teşekkür ediyorum. Allah hepsinden razı olsun.