SALLAMA ÇAY GİBİYİZ!

SALLAMA ÇAY GİBİYİZ!

Abone Ol
Tarım, enerji, sağlık, ulaşım, turizm? Her biri bulunduğumuz bölgede ayrı bir dert. Bizim bölgemizde çok laf az iş prensibi uygulanırken bu sözün aslı ?Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz?dır. Bu sözden yola çıkarak minik bir değerlendirme yapalım. ZİRAAT MÜHENDİSLERİ ODASI Trakya´da rekolteler Türkiye ortalamasın üzerinde görünse de bizi bekleyen en büyük tehlike topraklarımızda organik maddelerin SOS vermesidir. Bunun anlamı Trakya toprakları kimyasal gübrelerden arındırılmadığı sürece toprağımız zamanla çorak araziye dönüşecektir. Sık Sık çevre eylemlerinde görmeye alıştığımız Ziraat Mühendisleri Odasının bu konularla alakalı bilimsel çalışmaları var mıdır bilmek isterim.  Ya da toprakta verimliği arttırma adına Termik santrallere ayırdığı zaman kadar mesai harcayabilmiş midir? Ürün çeşitliğini arttırma, yönlendirme, danışmanlık hizmetleri? Özlemimiz mesleki alanda yaptıkları ve yapacakları işlerle kamuoyu önünde yer almalarıdır. Trakya tarımda Hollanda kadar iddialı olmalıdır. * ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI Enerji konusunda bölgemizde yıllardır Termik ve Nükleer Santraller yapılacak diye birçok eyleme şahit olmaktayız. Tekirdağ´da Elektrik Mühendisleri Odası Temsilcilik düzeyinde var olduğunu internet ortamından öğrendim. Bugüne kadar bu temsilcimiz neden sessizliğini korumuştur, enerji konusunda neden kamuoyunu bilgilendirme gereği duymamıştır?  Bölgemizin enerji ihtiyacı nedir, bu sorun nasıl çözülür size bağlı mühendislik bürolarıyla mutlaka mutat toplantılarınız, fikir alıverişleriniz oluyordur. Böyle önemli konularda mutlaka önerileriniz olacaktır. Sayın temsilciye önerim Potansiyel enerjinizi Kinetik enerjiye çevirmeniz olacaktır.   * İNŞAAT MÜHENDİSLERİ ODASI Tekirdağ´da Ticaret Odası Var mıdır diye soru yöneltsem çoğunuz ?evet? diyeceksiniz. Peki, İnşaat Mühendisleri Odası var mıdır diye sorsam? Birçoğunuz duvara toslayacaksınız! Bu müstesna odamız demek ki kabuğuna çekilmiş ve rutin işleriyle meşgul olmaktadır. Türkiye´nin büyüme oranında en büyük pay sahibi yapı sektörüdür. Buna paralel ilimizin de göç alan iller arasında ilk sırada olması sebebiyle inşaat sektörü oldukça hareketlidir. Hal böyle iken bu odamız neden sessiz kalmaktadır. Tekirdağ´da inşaat sektörü çok doğru işler mi çıkarıyor, sıkıntısız bir bölgede mi yaşıyoruz, sahiden siz gerçekten var mısınız? * JEOLOJİ MÜHENDİSLERİ ODASI Bir ara epey hızlıydılar yıllardır ses seda yok, zemin etüt çalışmalarından muhtemelen zaman ayıramıyorlardır. Bakın o kadar kar, yağmur yağıyor? Bunların bizlere etkisi ne olacak? Yer altı kaynaklarımız ne durumda? Daha geçenlerde Çiftlikönü´nde hata ile gaz damarı patlatıldı. Bizler gaz üzerinde mi yüzüyoruz? Ülkemiz gaz ithal ederken bölgemizde kepçeyi vurduğumuz yerden tazyikli gaz fışkırıyor, bunun izahı nedir? Bakın size soru sağanağı? Haraket berekettir sayın mühendislerimiz.  * Tekirdağ´da birçok proje birçok nedenlerle rafa kaldırılıyor. Kimine siyasi engel, kimine güya çevresel engel? Hukuk tu, guguktu derken Tekirdağ balıkçı kasabası olarak halen vasat seviyede varlığını sürdürmekte.   Birçok kurum ve STK siyasal mücadele içerisinde. ?Birlikte Tekirdağ´ı yöneteceğiz? lafları güzel bir spot olarak hafızalardaki yerini korumakta.  Diğer STK larımız da çok farklı değiller. Sıçradığımız iddialı olduğumuz tek bir alanın olmayışı bunun ispatıdır.  -Malkara Tekirdağ karayolu 10 yıla yakın süredir halen bitirilemiyor. -Şehir hastanesi 2010 yılından beri efsane olarak halen  yerini korumakta. -Değirmenaltı/Sahil Yürüyüş yolu tam bir muamma. -Tekirdağ Kültür Sarayı 1990´lı yıllardan beri tamamlanamayan öksüz, yetim kalmış bir yapı. - Otoparkı, Kapalı Pazarı olmayan sokakları, caddeleri berbat durumda olan bir büyükşehir merkezi -Turizm yatırımı alamayan, kültürel varlıklarını canlandırıp ekonomiye kazandıramayan bir Tekirdağ? -Yat limanı (Teknekondu) ne akıllarda, ne de heyecanlarda kalan çok uzaklarda bir yıldız gibi. Parıltısını görüyor ama dokunamıyoruz.  İşin özeti! Sallama çay gibiyiz ne tadımız var ne tuzumuz. Çalışmıyoruz, çalıştırmıyoruz, mani oluyoruz? Kıskanıyoruz, haset ediyoruz bir halt yiyemiyoruz. Aslında bizler kendi kendini imha eden RUH HASTALARIYIZ.