SAĞLIKLA ALAKALI ODALAR KAPATILSIN...

SAĞLIKLA ALAKALI ODALAR KAPATILSIN...

Abone Ol
Aynı meslek dalında birçok ODA kurulmuş ama yanlış; güç bölünüyor, küçük olsun benim olsun anlayışı yerleşiyor, atılımlar olmuyor, meslek sahiplerine fayda yerine zarar veriyor. Geçenlerde Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Esnaf ve Sanatkarlar Genel Müdürlüğü tarafından Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ile Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesine bir rapor hazırlatılıyor... Araştırmalar sonunda ortaya çıkan raporda, TESK ile ilgili çarpıcı sonuçlara varılıyor. TESK´ in bugüne kadar yayımlanmış herhangi bir stratejik planının olmadığı, başkanlıkların en fazla 3 dönemle sınırlandırılması gerektiği belirtildikten sonra, TESK´ in TOBB modeline dönüştürülmesi öneriliyor. Demek isteniyor ki, TESK illerde TSO´ lar gibi örgütlensin. Çok önemli bir tespittir bu... Ama konu model TESK hatalı seçimdir. Onun yerine Sağlıkla alakalı odalar araştırılmalıydı, çünkü TESK´ in milyonlarla ifade edilen üyesi var ve bunların yeni bir sisteme uyarlanması da oldukça zor fakat Sağlıkla alakalı odalarda üye sayısı az olduğundan yeni yapılanmaya gidilmesi hem mümkün hem de elzemdir. Mesela;  Eczacılar Odası, Diş Tabipleri Odası, Tabipler Odası vb Odalar ne işe yarıyor? Bulundukları illerde varlıklarıyla yoklukları hiç belli olmayan bu mesleki örgütlere oda statüsü niye veriliyor? Çatı anlamında ?Sağlık Odası? kurarsın, her çeşit doktor ve meslek erbabı bunun üyesi olur. Hizmetler buradan yürütülür.  Hemşireler, ebeler, hatta hasta bakıcıları dahi bu odalarda yerini alabilir.  Sağlık sektörü denildiği zaman hepsini kapsamalıdır. Parçaları birleştirip tek güç haline gelmek daha iyi değil mi?   Bakın doktor diyoruz; diş doktoru, göz doktoru, KBB doktoru, dâhiliye doktoru, hariciye, cildiye, kalp doktoru vs. Her bir branşa ayrı bir oda niye olsun? Ne kadar doğrudur bu? Hayır. Sağlıkçılar Odası denir maksat hâsıl olur. Madem ?Yeni Atılım Dönemi? başladı, odalarda da tek oluşuma gitmek kaçınılmazdır. Tıpla ilgili faaliyetler yapması gereken bu tür odalar bir de çok gerekliymiş gibi ideolojik saplantılar içine girmişlerdir. İdeolojik faaliyetler kapsamında, mesleki dayanışmalar adı altında veya fikir özgürlüğü diyerek meslek dışı sol örgütlerle dirsek temasları kurmak ve eylemlerde bulunarak hükümetlere baskıcı olmak odaların adeta asli gayeleri gibi kabul görmektedir.(Halktaki yansımalar daha çok bu yönde) Sol yelpazede yer alan STK´ larda bir ciddi sıkıntı şu: ?Cumhuriyetçiyiz? diyorlar; kabul... ?Atatürkçüyüz? diyorlar; kabul... ?Laiklik? İlkelerine bağlı oluşları daha da kabul, amma velakin aynı değerlere bağlı sağcı meslektaşlarıyla, aynı değerlere bağlı sağcı diğer STK´ larla hiç bir temasları olmayınca ne işe yarıyor bu yönleri?  Biz bu çelişkileri ilimizde de yaşıyoruz.  Maksatları; Cumhuriyet, Atatürk, Laiklik ilkelerine bağlılık değil ideolojik saplantılarıdır. Şimdi hükümet ile devlet aynı oldu, ikisi de aynı elbisenin içine sığdırıldı. Bugünden itibaren birçok kurum ve kuruluşa yeni bir düzenleme mutlaka getirilecektir.  Bu tip odalar söz konusu olduğu zaman mutlaka toplulaştırmaya gidilmesi yegâne çaredir. Memlekette ideolojik kurum bırakmayacaksın. Mesela; ?Sağlık Odaları? Çatı kuruluş olarak yeterlidir... Diğer meslek odaları bu çatı altında ancak birer grup olarak yer alabilir. İdeoloji kötü bir şey... İnsanlar; kötüye kötü, iyiye iyi, diyemiyorlarsa orada hastalık var demektir. Bol aidat gelirleriyle kuytu köşelerde lüks yaşayan odaların toplumla kaynaşmaları da söz konusu olamaz. Onlar kendilerini elit tabakası olarak görüyorlar.   Atatürk´ ü kalkan yapan, sütre olarak kullanan ideolojik yapılara paydos deme zamanı gelmiştir.