Tıpkı konut sitelerinde var olan "ortak alanlar" gibi kentlerde de ortak paydalarımızı belirlememiz gerekir ki o takdirde ortak akıl ile her türlü müşkülatmızı çözebilelim; aksi takdirde kendi problemlerimiz içinde boğulup kalacağız. Bu meyanda, ortak yaşam alanımız Tekirdağ olmakta ver de bu cümle ortak sloganımız niye olmasın?
Mutlaka, menfaatlerimizde buluşmak zorundayız. Bunun için, işe nereden nasıl başlamalıyız sorusu çok önemli: Mesela: 6 milletvekilimiz var... Bunların ortak noktası ?Tekirdağ milletvekili? olmalarıdır. Bugün hepimiz "Tekirdağ büyük bir köydür" diyorsak bunun müsebbibi yine biziz. Vergi vermede ilk 10´da ve gelir dönüşümünde 50. sıralarda isek bu tersliği veya bu adaletsizliği her zaman için sorgulamak durumdayız.
Kusuru tek başına vekillere yüklemek doğru yaklaşım sayılmaz. Onlar nihayet ?siyasi? dir. İl başkanlarımız kendi aralarında ?İl Başkanları Komisyonu? kurarsa, ortaya "Ortak güç" çıkacak ve sesimiz Ankara´dan duyulacaktır. Ancak komisyonları oluşturmak kolay değil, dürtüklemek gerek; bunu kim sağlayacak? Halkın kendisi!
İsteğinin oluşmasında sivil toplum kuruluşlarının çabası gerekir, STK´ lar uyanışı sağlamada en etkili yardımcı unsurlardır. Yerel basın, üniversiteler, odalar, birlikler, dernekler, vakıflar, sendikalar, kooperatifler... Hepsi birden sorumluluğu paylaşmalı, hep birde daha gür sesler çıkarılmalıyız; bu yerel bir görevdir; adına "Şuur" denir.
Demek ki iş geldi kurum ve kuruluşların hamle yapmasına...
Halktan daha güçlü başka bir güç olmadığına göre her şehrin, her kasaba ve köy halkı bu doğrultuda hareket ederek tabandan tavana doğru ? Yerel şuur tazyiki ? oluşturmalıdır. Bu basıncın önünde duracak kimler olabilir? Devlet mi, ordu mu, emniyet mi, iktidar mı; kim?
Acı ama ibretlik bir örnek verelim:
Haftalardır kanayan bir yara var: ?Tekirdağspor? Öncelikle 6 vekil bir araya gelmeden kurtuluş yoktur. Bize önderler lazım. Bulunduğu takdirde yerel şuur, yukarıdan aşağıya doğru yayılır, emaresi de yerel heyecandır. Sürekli ianeye muhtaç bir kulüp zaten kulüpten sayılmaz. Meşhur bir Çin atasözü: ?Kişiye balık verme, ona balık tutmayı öğret? Der.
Ortak akıldan evvel ortak paydayı tespit etmek gerekir. Paydamız Tekirdağ olmazsa zaten biz bütünleşememiş parçalı beldeyiz demektir. Burada bizlerin cevaplaması gereken tek bir soru var: "Acaba bu meselede bana düşen bir görev var mı?" Bu soruyu herkes kendi kendine sormadığı sürece bizden hiçbir şey olmaz. Ama bir başlangıç olsun diye sözü tekrar başa alalım: Şehrin, 6 vekili bir araya gelsin, halkın duyacağı bir sesle birbirleriyle konuşsunlar. Başka çare yok, bu öncelikli bir şarttır.
İl başkanları, sizler de lütfen bu muhteşem altılı zevatı bir araya getirmek için öncülük ediniz ve değerli halkımız siz de gözünüzü dört açarak isteklerinizi yakın takibe alınız. Yol budur, uyku halimiz sona ermezse bilelim ki işler kabusa yönelecektir.
Yöneliş başlamış durumdadır.