ORGANİK İNSAN !

Birgülce

Abone Ol
Kış mevsiminin kasvetinden midir nedir, köydeki evimizdeki sobanın kenarına oturdum, Soba yanıyordu ama odunlar bile eskisi gibi yandığında ısıtmıyor her nedense... Biriktirdiğim anılardan bir film izlemeye başladım. Dalıp gitmişim... Her insanın unutamadığı anıları vardır. Kimisi acı iz bırakır kimisi tatlı... Çoğu zaman içimizde bir köşeye çekilir ve bir iskemle çekeriz altımıza, dalar gideriz... Ben de o misal sobanın başında çekildim içimdeki bir köşeye... Bir baktım ki, geçmişimiz çoktan yükünü tutup gitmiş... Bize kalansa hızla yaş almak zamandan.. Ne acelemiz varsa? Dünya dedikleri bu olsa gerek. Eskisi gibi hiç bir şey organik değil.. Ekmek, ekmek gibi kokmuyor, Yumurtanın sarısı beyaza küsmüş gibi sarımtrak, Yoğurt ise mayası ile kavgalı, Köyümüz de kalmadı ki, o da şehirlere özenmiş ha bire dönüşüm değişim peşin de, Biz ise tutmuşuz milyonluk şehirlere köyümüzü getirmeye çalışıyoruz ne tuhaf değil mi? Onu bunu bilmem de giderayak her şey yozlaşıyor değişiyor dönüşüyor... Eğer bir sabah uyandığınızda güneş içinizi ısıtmıyorsa artık, Bilinki; Marketler de satılıyordur günün ilk ışıkları. Dert dinleyen dost, kin gütmeyen arkadaş, adam satmayan organik yoldaş hatır gönül bilen kırk yıllık sırdaş, Ne bileyim mesala; Bİr reyonda organik İNSAN satılıyordur... Yani demem oki Ne çok şeye hasret kalıyoruz giderayak... Unutulan değerlerimizin üzerine bir tutam da saygı sevgi vefa ekledinizmi, kaçar tadı her şeyin... Tadı kaçmadı mı sizce de dünyanın? Değerler günümüzde mumla aranmıyor... Marketlerde satılıyor artık ve çok pahalı her şey... Cepteki para ile onları almak mümkün değil.. Çünkü onları alacak para cinsi icat edilmemiş henüz, insanlar taaa Mars'a gidecek uzay aracı icat etmelerine rağmen... Velhasılı demem o ki; Hep çok yoğunuz. Hep çok yorgunuz... Kimselere zaman ayıramıyoruz... Köşemize çekilip anıları izliyoruz bir kaç ruloluk film şeridinden ... Anılar uzakta, zaman su gibi akıyor yakınımızda... Giderek; Hayellerimiz düşlerimiz umutlarımız azalmakta... Uykudan uyanmış gibi kendime geldimdiğimde sobanın ateşi sönmüş ve içerisi iyice soğumuştu... Üşümüşüm... Kalktım ışığı söndürüp bir battaniyenin altına girdim ve gözlerimi kapadım... İşte öyle...