Nedir bu çektiğim nefis elinden? Yola sığmadın, dile sığmadın. Ben kaçtıkça zulmünün şer pençesinden; zamana sığmadın, hıza sığmadın.
Yollar yetmedi, tüneller kazdın. Emel üstüne emeller saldın. Bağbanım viran ettin, bağa sığmadın?
Hazırladın türlü desise, beni alt ettin çok da sinsice?
Ne desem nefsim geçmez ki; akçe? Düşürdüğün onca onulmaz derde, acıya sığmadın, ara sığmadın?
Gönül bulandı, yoruldu senden. Yeter artık çekip, git benden? Hayata sığmadın, naza sığmadın?
Çaldığın her zaman esaret sazı, işleri hep azıya aldın azı? Azıttıkça esaretin çekilmez kahrı? Yağlı urganlara serimi saldın? Darağacı oldun yine de, sehpaya sığmadın, cana sığmadın?
Ben ben; Ne desem hepsi nafile, geçti, gitti ömür ah, vah ile!
Dizginin elimde olduğunda bile, kalıba sığmadın, kaba sığmadın!
Adem´den; Havva´ya geçmişin senin. O günden bugüne hiç değişmedin. Fırsatı bulduğun her zemin senin?
Arşa sığmadın, yere sığmadın?
Şeytandı en kadim yol arkadaşın, o yüzden öylece dikilir başın? Kibire sığmadın, hise sığmadın?
Gözlerim kanlı yaş akıtsa bile, merhametin yoktur insanoğluna? Düğün, bayram ettin göz yaşımla? Toya sığmadın, Kola sığmadın?
Dur! Bekle dedin, daha zaman var? Yaşanacak nice nice güman var? İsyana sığmadın, Kine sığmadın?
Derken Azrail geldi nöbete, ben mahkum idim sana müebbetle? Ranzaya sığmadın, koğuşa sığmadın? Yollarım yokuş ettin, düze sığmadın? Mevsimi tuş ettin, kışa sığmadın!
Gülay SORMAGEÇ