Akşam Binali YILDIRIM ve Ekrem İMAMOĞLU tartışmasında;Akp için İstanbul seçimini kaybedeceğini, yaşadıkları lale devrinin sonunun yaklaştığını gördüm.
Öyle ya Tayyip Erdoğan; İstanbul u kaybetmek Türkiyeyi kaybetmektir demişti. Kaybetmemek için de son Başbakanını ve partinin en ağır topunu İstanbul a aday yapmıştı.Kendisi de boş durmadı gidilmedik ilçe denenmedik taktik bırakmadı.Herkes cansiperhane çalışmıştı fakat yine de olmadı.31 Martta büyük bir yenilgi almışlardı.Seçimler iptal edilince yeni bir ümit doğmuştu.Yeniden çalışmalar başladı.Enderun Teravihi gerekçesiyle İstanbulda 300 bin din adamı,Güneydoğudan meleler ve vatandaş biraraya getirilerek yeniden bir umut yeşertmeye çalışıldı.Akşam tartışmayı dinlerken Binali YILDIRIM´ da o umudu göremedim.Gerçekte çok nüktedan olan son başbakanı sesi çatallı,gergin ve17 yılın yorgunluğu ile seçimlerin iptaliyle yaşatılan haksızlıkların çaresizliği içinde gördüm. Konuşmalarıyla sanki veda ediyor , bizim devrimiz buraya kadar der gibiydi. Gerçekten bir devrin sonu mu bu? Bana kalırsa, kesinlikle bir devrin sonu. AKP Ve Erdoğan tarafından İstanbul`a yüklenen anlam neredeyse Türkiye`ye yüklenen anlamla eşdeğerdir. Dolayısıyla bir devrin sonuna geldik.
Bu hikaye bitiyor. Hikayenin resmi olarak tükenişini 31 Martta görmüştük.Tükeniş, 23 Haziran´ da bir kez daha tescil edilecektir.Ülkemizin önüne yeni ufuklar açılacak, Milletimiz yeni yüzlerle yoluna devam edecektir.
(Muzaffer Doğan´ ın sosyal hesabından alıntı)