MUAZZEZ İLMİYE ÇIĞ (D:1914)’DAN DÜŞÜNCELER

                                İbrahim BİRELMA

Abone Ol
-"Sümerler ne demiş? Mademki biliyorsun, neden öğretmiyorsun? Boş vakitte çürüyorsun, neye yaradın? Bazı insan çok okur, okur, okur, çok okuyorum der. Ama okuma seninle gidecek, okumadan kime ne faydan var? Paylaşmazsan kime ne faydası var?" -Sümerler M.Ö 4000 M.Ö 2000 yılları arasında, güney Mezopotamya'da, Dicle ve Fırat nehirleri arasındaki topraklarda, Bağdat'tan Basra Körfezi'ne kadar olan bölgede yaşamış, uygarlık kurmuş bir halktı. Sümerlerin oraya nereden geldikleri bilinmiyordu. -Sümerlerin buluşları arasında insanlık tarihi açısından en önemlileri herhalde tarım, yazı, tekerlek, astronomi ve matematikti. -Çalıştık kazandık. Ne fazla bir şeyimiz oldu, ne lüksümüz oldu. Her şeyi, giysilerimi, elbiselerimi kendim diktim. Her şeyimi kendim yaptım. Bunun mükafatını da her zaman gördüm, hala görüyorum. Başkaları ne der diye düşünerek hiçbir şey yapmadım. Kendi düşüncelerim doğrultusunda hareket ettim. Şunu yaparsam ne derler diye hiç düşünmedim. -Bazı insanlar vardır, geçmişiyle yaşar, devamlı, şöyle olduydu, böyle olduydu filan der. Benim için geçen geçti, unuttum bitti. Bazı insan devamlı yarın şöyle mi olacak, acaba hasta yatacak mıyım filan der. Bu yaşta bile düşünmemeye çalışıyorum böyle şeyleri. Unuturum. Onu çıkarıp da bir daha temcit pilavı gibi sürmem. Çünkü benim için bugün çok değerli, yaşadığın her andan zevk alabilmek çok önemli. Bazı insanlar vardır, etrafı cennet de olsa zevk almaz, hep bir mutsuzluğu, tatminsizliği, huzursuzluğu vardır. Ben hayatımın hiçbir döneminde öyle olmadım. -Verendaya çıkıyorum, çiçeklere bakıyorum. Saatlerce bakabilirim, doğayı izleyebilirim ve bundan çok zevk alırım. Mesela çınarlar ve zeytin ağaçları, şu çam ağaçları, hayattan zevk alma sebeplerimdir. -Tarihi hep kazananların yazdığını artık biliyoruz. Yani tarih niyetine genellikle yönetenlerin, kralların, şahların, padişahların anlı şanlı zaferlerini okuyoruz. Yenilgilerini, zulümlerini ya hiç öğrenemiyoruz ya da talihsizlik, ihanetler gibi türlü çeşitli bahanelerin neden olduğunu sanıyoruz! -Bilgi yaşamak için gerekli ama yeterli değil. Esas mesele bilgiyi bilgeliğe dönüştürebilmekte. -Mezopotamya, Orta Asya medeniyetlerini benzerliklerini iyice inceleyince, önceki Fransa Cumhurbaşkanı Jacgues Rene Chirac'ın, "hepimiz Bizanslıyız, Romalıyız" dediği gibi ben de hepimiz Sümerli'yiz , Babil'liyiz diyorum. -M.İ.Ç. Sadece kendi çocukları torunlar için değil, herkes için ülkemizin durumuna kaygılandığı zamanlarda yaşamaktan bıktığını söylüyordu: -"Şu meclis Başkanı'na binlerce mektup gönderilmesi lazım. Şimdi bakın, mekteplerde Arapça başladı. Bunun için birkaç kişi ayağa kalkmalı. Kimseye ayağa kalkmadı. Birçok şeyde ayağa kalktıkları zamanlar da oluyor. Ne için kalkmıyor insanlar? Ne için benim çocuğum, onun çocuğu Arapça öğrensin, ne yapacak? Öğreneceği Arapçayla hangi bilimi yapacak? Hangi işi yapacak? Biliyoruz bunun ne olduğunu." -2013 yılında Taksim Meydanı'nda başlayan Gezi eylemlerine katılmayı çok istemişti. "Bayıldım o çocuklara. Ayaklarımdan rahatsız olduğum için gidemesem de ruhen hep oradaydım. Gençlerimizin bu şekilde karşı koyması beni çok heyecanlandırdı. Sonradan bu harekete gençlerden başka anne ve babaların, bütün halkın katılması beni çok heyecanlandırdı." -Atatürk'ün dediğini yaptım. Çalışmaktan hiç bıkmadım. ( Muazzez İlmiye Çığ, Cumhuriyet Mucizesi, Nurdan Arca, Şira kitap, 1. Basım, Haziran 2020 kitabından derlenmiştir.) 1.9.2020