MEMLEKET SEVGİSİ NEDİR?

MEMLEKET SEVGİSİ NEDİR?

Abone Ol
         Taşımalı eğitimden dolayı boşaltılan köy okullarının  kendi hallerine terkedilmesi, bu sosyo -kültürel  ve  milli servetin heba edilmesi  geçen günlerdeki bir yazımızın konusuydu. Terk edilen köy okullarının öncelikle tekrar  eğitime  açılması temennimizdir. Fakat  açılması mümkün olmayanların   bu hallerinden kurtarılarak işe yarar hale getirilmesi üzerine düşünülmelidir.  Memleket sevgisi  bunu gerektirir.           Peki  Memleket sevgisi  nedir?  Sevgi  pasif bir duygu değil  sevilen için her şeyin yapılacağı aktif bir  durumdur.  İşte  örneği?..Geçen tatilde  Fransa- Avignon yolu üzerinde lavanta tarlaları arasında köyler görmüştüm.  Yol boyunca yere alan   köylerin, bütün binaları     şampanya, ahşap  kapıları lavanta rengine boyanmıştı. Bu köylerden birinde mola verdik.  Yolları, bahçeleri , evleri tertemiz ve bakımlıydı. Kilisenin ortada olduğu, bir   cafe, market ve çeşmenin bulunduğu meydan çok güzel   çiçeklerle bezenmişti. O yöreye has ekmekler börekler satan tek fırınından   karnımızı doyurduk. Çiftçilikle geçinmelerine,  hayvancılık yapmalarına rağmen  ortada ne  bir kötü koku  ne de görüntü vardı.  Yaşlıların yanında genç aileler ve çocuklarının yaşadığını,   çocuk bahçelerinden yayılan seslerden ve okulun açık olmasından  anladık. İşte memleket sevgisi budur?.          Yine bir seyahatimizde  Bulgaristan´ın   Türkiye sınırında    yer alan  bir  alan  Malkotırnavo adlı   Bulgar köyünde    gördüklerimizi  paylaşmak istiyorum. Köyün   tarihi  binalarından  elde kalanlardan  üç köy evi restore edilerek müzeye dönüştürülmüş.. Birinci evde  köyün sahip olduğu  bitki örtüsü, hayvan zenginliği, doğal güzelliklerin anlatıldığı resimlerin yanında,  düğünlerinden cenazelerine, giyimlerinden örf ve adetlerine resmederek anlatmışlar. Çok profesyonelce değil ama yapmışlar.. Köylerinden çıkan   başarılı insanlarını tanıtacak köşeleri de diğer evde   oluşturmuşlar. Ellerinde geçmiş dönemlere ait ne varsa sergilemişler.  En son eve de köyün tarihi ile  büyüklerden dinlenen , resmi belge ve  resimleri koyarak sergilemişler. İşte Memleket  sevgisi budur?.  Bu evlerden birinde köy seyirlik oyunlarını anlatan bölüme  geldiğimizde    anlatılanların tamamen  bizim kültürümüze ait  folklorik değerlerimiz olduğunu gördük. Asırlarca bu topraklarda hüküm süren Türk kültürünü  kendi kültürüymüş gibi sahiplendiklerini görmek  içimizi  burdu. Biz neden bütün bizi biz yapan değerlerimize sahip çıkmıyoruz diye  hüzünlendik.          Bütün  bu yapılanlar  o yörenin insanı tarafından, köyde yaşayanların yanında  şehre göçmüş, köyünü unutmamış bireylerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşları  tarafından gerçekleştirilmiş.Her şeyin devletten beklendiği  ülkemizde bunları yapabilmek hayal  gibi ?          Boşalan  köy okullarından başladık köy turizmine ulaştık. Her köyün bir hikayesi mutlaka vardır.  Yine mutlaka  endemik  bitki, hayvan   vs. zenginliklerine sahiptir. Bir caretta varlığı  dalyanı dünyaca meşhur etmiştir.  Bu zenginliklerin bulunması için üniversitelerde  araştırmacılara bu konular  verilebilir. Araştırılırsa, arkeolojik değerleri, yaşanılan tarihi olayları, yemekleri, hiç yoksa orada yaşamış atası dedesi orayı özel kılar. Amerika seyahatimizde Yösemi milli parkı sınırında bir köy den benzin almak için durmuştuk. Kasanın yanında tanıtım amaçlı bir poster gözümüze ilişti. Okuduğumuzda  orada 100 yıl önce yaşamış  bir   çitçiden, onun  köyü için yaptıklarından bahsediyordu. Böylece köye bir tarih  oluşturmaya çalıştıkları belliydi. Bizde  posterin önünde resim çektirdik.            Bu günlerde  kime sorsanız,  kökleri  ne olursa olsun  herkes  köy hayatına imreniyor.  Tabiata yakın olmanın verdiği huzuru hayal ediyor. Ama nasıl yapacağını bilmiyor.  Oysa şehirde yaşarken hafta sonlarımızı  alış veriş merkezleri  yerine köylerimizde geçirebiliriz. Bunun için  oralara, hem   modern hayatın  getirdiği ihtiyaçlarımızı giderecek hem de  özellikle çocuklarımıza  tarihini, geleneğini, göreneğini  gösterecek ; bunun  yanında, hayvan sevgisini, çevre duyarlılığını, ağaç sevgisini aşılayabilecek ortamlar hazırlayabiliriz. Aile olmanın  köklerini bilmenin vereceği özgüvenle  çocuklarımız daha güzel işler başarmak için kendilerinde güç bulacaklardır. Takdir  edersiniz ki bütün bunlar alışveriş merkezlerinde  mümkün değil.            Bütün bu değerleri ziyaretçilere sunmak üzere  bu binalar köy müzesine dönüşebilir.  Bahçeleri  cafe  ve kıraathane yapılabilir. Köy meydanındaki köy kahvesi nostaljiktir. Herkes birer çay içmeyi ister. Bu binalar da  ayrıca  özel günlerde  birtakım kültürel  ve sanatsal etkinlikler düzenlenebilir.  Bütün sorumluluk köye sahip çıkanların oluşturduğu bir dernekte toplanabilir.  Kültür ve  Milli Eğitim Müdürlüklerinden de destek alınabilir.  Memleket sevgisi işte budur.