Zamanımızda her şey birbirine girdi, karıştı, karıştırıldı.
Hak nedir, haksızlık nedir?
Doğru nedir, yanlış nedir?
Günah nedir, sevap nedir?
Hepsi allak-bullak oldu!
Çok insan gördükleri, yaşadıkları, duydukları karşısında:
“ Müslümanlık buysa Ben Müslüman değilim” demeye başladı…
Vebali müsebbiplere olsun.
Kadir Mısırlıoğlu, Emine Şenlikoğlu gibileri de iyice şaşırdı.
Olacağı buydu...
Türkiyeli Müslümanlarda artık eski yok, “Yeni Müslümanlık” var.
Şu habere bakar mısınız?
IŞİD militanlarının ihtiyaçlarını karşılamak için 3 Malezyalı kadın Suriye’ye doğru yola çıkmış...
Başka ülkelerden de başka kadınlar aynı şekilde Suriye’ye girmeye başlamışlar.
Ahlaksızlığın adı, “Cinsel cihat”
Bu; yeni tabir, yeni deyimdir… Cıma’nın nikahsız olanı... Nikâhsız alış-veriş!
%99’u Ehlisünnet ve’l cemaat inancında olan Türkiye’de zina da suç değil.
Demek, bizim bin yıllık Müslümanlığımızda sakatlık var ha(!)
Bunların günah olup olmadığını kime soralım, dersiniz?
Ağzı lehimli olan Diyanet İşleri Reisliğine mi?
Prof. Dr. Zekeriya Beyaz’ a mı?
Yoksa Cinsellik uzmanı Haydar Dümen’ e mi?
Hiçbiri kesmez!
Ancak, Hayrettin Karaman kesin çözüm derim...
Karaman o büyük aklıyla çok daha büyük efendilerini vicdani sorumluktan kurtarmamış mıydı?
Ne demişti zahir?
"Rüşvet, Devlet hazinesinden çıkmıyorsa, rüşvet hükmende değildir"
İçimizdeki Müslümanlık böyle bir hale geldi, aziz dostlarım.
Kafa keserken, insanları don-gömlek kitleler halinde kurşuna dizerken, "Allahu Ekber!" Diye öküren ve ardından topluca şükür namazına duran IŞİD ve yandaşları için din çok kolay bir şey!
Kabe’ yi yıkacağız! diyen IŞİD’ e Müslümanların sus-pus oluş sebebini bin yıl yaşasam çözemem!
AK Partili bir vatandaş da insanların günah işleme özgürlüğüne sahip olduklarını ileri sürerek AK bir savunma gerekçesi üretmişti.
Malezyalı o kadınları geçelim!
Selefi IŞİD unsurlarını da görmezden gelelim!
Ama içimizde IŞİD muhibbanları, Malezyalı kadın modelleri yok mu?
Facebook bunlarla dolu.
Geçenlerde Kadir Mısırlığoğlu, R. T. Erdoğan’ a rey vermenin imandan / vermemenin küfürden, sayılacağına dair sevindirici (!) fetva vermişti.
Kim bu fesli fikir hokkabazı?
Tipine bakarsak Osmanlı sanacağız!
Ama, Atatürk’ e "i...ne", Mehmet Akif’ e "Pezevenk" diyen bir ideoloji sapığına ne yazıktır ki, AKP’ den hiçbir destur gelmediği gibi hasta AKP’liler de konuşmalarını facebook’tan "Usta" unvanıyla paylaşıyorlar.
Ve... Güç geçmiyor ki Tayyip Beye bir uluhiyet daha yüklenmesin!
Biri, Allahın 99 sıfatı Recep Tayyip Erdoğan’ ın üzerinde toplanmıştır, dedi.
Ehli tariklerden çıt çıkmadı. ( O söz bal gibi şirktir.)
Sabah Gazetesi 2012 yılında, “Recep Tayyip Erdoğan mehdi’ dir diye manşet atmıştı.
Tarikat ehli dostlar üç maymunları oynamaya devam ediyorlar.
Bağış, ayetlerle (Bakara/makara deyip) alay etmesine karşılık, AKP’ den ve o kanat Müslümanlardan hiç bir tepki gelmedi.
Hadi onları da bırakalım:
Peki, Tayyip Erdoğan’ ın kendisinden karşı bir ikaz, uyarı, tembih, bir reddiye vb çıkış geldi mi, duydunuz mu, niye yok?
Halbuki, iki kelam etse, yandan az bir ima etse o densizlerin dili bıçak gibi kesilecek!
Hayır! O da yok... Yani; al gülüm, ver gülüm! misali karşılıklı herkes memnun!
Sevgili okurlarım... Bizler ehli-sünnet Müslüman’ıyız.
İtikadımıza ters düşüyorsa Babamız olsa ret ederiz, etmeliyiz.
“Din mi, Tayyip mi?” denildiğinde bizim yerimiz neresi olmalı?
“Ülke mi, Tayyip mi?” denildiğinde yüzümüzü hangi yöne çevirmemiz lazım?
Hayrettir ki, söz konusu Tayyip ise gerisi teferruattır, diyenler giderek çoğalıyor.
Çok yakında besmelenin önüne Recep Tayyip Erdoğan’ı getirip koyarlarsa, şaşmayın!
Gidişatı öyle gördüğüm için yorumumu böyle yapıyorum.
Cürmüm kadar etkim vardır diyerek uyarıyorum.
Siyaset uğruna imanınızı tehlikeye atmayınız!
Bu günler sayılıdır... Ölüm var, hesap günü var.
Biz Müslümanlar Rahmetli Atatürk’ü 80 yıldır hep din ölçeğinde yargılamadık mı?
Ne gariptir ki, hasba bizim hasba olunca hemen Nasrettin Hocalaşıyoruz.
Dikkat! Manyaklık ile Müslümanlık at-başı gitmeye başladı.
FIKRA: (Nasrettin Hoca kürsüye çıkıp, ‘Ey Müslümanlar, kadınlarınızı, kızlarınızı açık gezdiriyorsunuz, büyük günahtır, bunlara mani olun!’ Tarzında vaaz ediyormuş. Hocanın konuşmalarına itiraz eden cemaat içinden biri: ‘ Hoca, hoca! Senin kızın da çok açık giyiniyor; ne dersin?’ Deyince, Hoca: ‘Ama yakışıyor Hasba’ ya!’ Demiş)