Senelerdir daha alarm çalmadan yataktan fırladığım için erkenci kuş olma özelliğimle övünen ben uzun zamandan sonra bu sabah saatin alarmıyla bile zor uyandım. Nedeni hep o Karadeniz yayla şenlikleri.
Hafta sonu üç gece boyunca gece ikilere kadar eğlence alanından ayrılamadık çünkü. Bizim gidip yerinde göremediğimiz -ki hep merak etmişimdir- yayla şenliklerini Karadeniz Yardımlaşma Derneği ayağımıza getirmiş. Alanı ilk gezdiğimde aklıma öncelikle şu soru takıldı. Şenliği ilk yapmaya karar verdiklerinde biraz tereddütlüymüşler. Acaba olabilir mi, becerebilir miyiz, nasıl bir tepki alırız gibi.
Bu sene 15.si düzenlendiğine göre gayet güzel becermişler bence. Koskoca bir alan; sıra sıra dizilmiş derme çatma çadırlar; yiyecek içecekten tutunda her çeşit satılık eşya. Kendi kendime dedim ki Tekirdağ´da yaşayan Karadenizlilerin çoğu inşaat sektöründeymiş. Acaba neden bu alana daha sağlam, rüzgârdan yağmurdan etkilenmeyecek stantlar yapmamışlar, yiyecek olarak açılacak stantlara su akışını sağlayacak lavabo, gider yeri konulabilirdi. Böylelikle daha hijyenik bir ortam sağlanabilirdi.
Bu şenlik 15 sene boyunca devam etmiş ve gördüğü ilgiye bakılırsa bir 15 sene daha devam edecek gibi. Sonrada yine kendimi cevapladım. Ama öyle modern görünüm olursa yayla havasını vermez. Yayla şenliği olmaktan çıkar. Derme çatma olup aslını yaşatacak ki; sahilde düzenlenen festivallerde olduğu gibi iki saatte sıkılıp evin yolunu tutmayalım. Karadeniz insanının doğallığını ve sıcaklığını seviyorum. Üç gün boyunca yönetimdeki beyler aynı renk gömlek ve pantolon giymişlerdi bunun sebebi de görevli oldukları anlaşılsın en ufak bir sorunumuzda kime gideceğimizi bilelim.
Bence çok ince düşünülmüş bir davranış. Kadın kollarında ki bayanlar yöresel kıyafetler içinde. Kendimizi gerçekten bir Karadeniz ilinde hissettirdiler. Davul zurna eşliğinde tüm ekip horon oynayarak bütün esnafın önünden geçerek selamlamaları da çok hoştu. Organizasyonu o kadar iyi yapmışlar ki hiç bir sorunu bize yansıtmadılar. Her gün tek tek çadırları gezerek bir problem olup olmadığını sordular.
Herkes mutlu, herkes memnun bir festival geçirdi. Getirdikleri yerel sanatçılar Karadeniz´in en güzel müziklerini seslendirirken, yörelerine ait lezzetli yemeklerini de tatma fırsatımız oldu. Karadeniz yemeklerinin her çeşidi ilgimi çekmiyor. En çok fasulye kavurmasını seviyorum. Ben pek tercih etmesem de kara lahana sarmasının çok ilgi gördüğü, kadınların kermes alanında oturmuş sürekli lahana sarmasından belliydi. Ben bir de Kuymak nedir hep merak etmişimdir. O kadar laz komşumuz oldu bu yaşıma kadar nasıl tatmadım hayret. Ama Necati Karbuz usta ile tanıştıktan sonra bunun sebebini anladım. Meğer ilk Kuymağı bir ustanın elinden tadacakmışım. Yapımını öğretmesi de cabası. Tabi onun kadar lezzetli yapmama imkân yok. Ama ustasından öğrendim demek benim için çok büyük onur.
Festival boyunca sadece Karadeniz müziği çalmadılar tatbikî, Trakyalıların vazgeçilmezi erik dalından tutun roman havasına kadar gitti olay. Ama Karadeniz insanının o enerjiyi nerden bulduklarını hala çözemedim. Belki de dedikleri gibi Karadeniz´in hırçın dalgalarından almışlardır. Yerlerinde duramıyor bunları danslarına yansıtıyorlar. Saatlerce horon tepseler yorgunluk belirtileri olmuyor. Ziyarete gelen halkın ellerinde poşet poşet tereyağı, kaşar peyniri, mısır unu vs. sayamadığım o kadar çeşit var ki. Sanki herkes bu festivali beklemiş alışveriş yapmak için. Yönetim kültüre de çok önem veriyor. Biz bu sene isim annesi olduğum ElifCe Kitabevi´ nin standını açmak ve Tekirdağlı yazarlarımızı da orada imza günü düzenlemek için başvuruda bulunduk. Bize belediyenin kurmuş olduğu stant çadırından verdiler ve hiçbir ücret almadılar.
Buradan kendilerine ayrıca teşekkürlerimi sunarım. Bu kadar büyük bir organizasyonu hiç bir eksik olmadan, talepte bulunan büyük küçük ayrımı yapmadan bütün esnaflara stant vererek bu kadar düzenli idare etmek büyük bir başarı...Birbirine inanan, güvenen, beraber hareket eden bir ekip işi ve bu ekibi bu kadar başarıyla kurup, idare eden bir başkanın işi... Her türlü övgüyü hak ediyorlar.
Biz 2018 senesinin Karadeniz Yayla Şenliklerinde standımızda kitapseverleri ağırlayarak, dostlarımızı, arkadaşlarımızı ağırlayarak, gülerek, gülümseterek, çok keyifli bir 3 gün geçirdik. Çıtayı daha ne kadar yükselteceğinizi görmek için gelecek seneyi merakla bekliyorum.
Bir Trakyalı olarak nerede yaşarsanız yaşayın kültürünüze, örfünüze sahip çıktığınız için sizi yürekten tebrik ediyorum Karadeniz İlleri yardımlaşma Derneği... Tekirdağ´ımızın bir tek Kiraz festivali var. Yetkililerin sizleri örnek alarak daha keyifli bir kiraz festivali düzenlemelerini de yine yürekten diliyorum. Ben şahsen festival kortejinde akrobatlar, tuhaf giysileriyle dans eden dansçılar görmek istemiyorum. Bunları yurtdışı festivallerinde zaten görüyoruz.
Ben Tekirdağ´ımı anlatan, onu simgeleyen yerel kıyafetli, davul zurna eşliğinde ellerindeki sepetten halka kiraz dağıtan gençler görmek istiyorum. Kiraz festivalinde başka kültüre ait hiçbir şey istemiyorum ki bizden sonra gelecek nesilde başka ülke kültürlerine özenmesin kendi kültürlerini benimsesin.
ElifCe