Kalp ve Yürek... Bir vücutta farklı konuşan iki hassa!
Kalp, bir et parçası; kanla çalışır, diri tutar, canlı kılar, ölümün zıttıdır.
Yürek ise kalbin gönül yüzüdür. Duygular, ülkü ve sevdalar menbaıdır. Merhum M. Oktay Sinanoğlu, "Gönül" kelimesi sadece Türk dilinde vardır diyor.
Birileri, "İstiklal Marşı En Büyük Andımızdır" dedi.
Yani böyle bir şeye gerek olmadığını söylemeye getirdi; öyle midir, değil midir noktasında hüküm vermek farklı bir takdir meselesi... Geçelim.
İstiklal Marşı ile Andımıza şöyle bir pencereden de bakılabilir:
Milli Marş milletin kalbidir; istiklalimizi, bayrağımızı, kendine has müstakil bir devlet olduğumuzu ifade eder.
Andımız; o istiklale, o hürriyete, asalete, kahramanlığa götüren, asil duyguların merkezidir; biri somut, diğeri soyut.
Sadece kalbiyle yaşamak isteyenlere söyleyecek kimin ne sözü olabilir?
Kuşlar, böcekler, solucanlar, foklar... Kısaca her çeşit mahlukat kalbiyle yaşar ancak insanoğludur ki kalbinden açtığı pencereyle farklı dünyalara, duygulara erişir.
"Kalp Gözü Açık" deyimi tam da burada anlam kazanmıştır.
O dünyalara açılan olur, açılamayan olur; nasiple, ferasetle, basiretle alakalı bir durum!
Biz bu işin neresinde olmalıyız, diye soralım?
Bu suale ölüyü ölümsüzleştiren Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu cevap versin:
ATSIZ TANRI DAĞI' NDA
"Burada baş sağlığı, orada gözler aydın;
İki ayrı dünyada iki ayrı tören var.
TANRI katından gelen bir yüce buyruk üzre,
Aramızdan ansızın çadırını deren var.
Orada ecdat ruhu şadümanlık içinde
Burada tamu içre gönüllerde boran var.
Eksilmiş bir yanımız: çarpılmış gibiyiz hep,
TANRI korusun, sanki Bozkurtluğa kıran var.
Yukardan gök mü bastı; altta yer mi çöktü ne
Kimsede ağız, dil yok; gözleriyle soran var.
Buradan uğurlarken onu binlerce Bozkurt
Orada karşılayan binlerce Alp-Eren var.
O gün Tanndağı'nda tan ağırdığı çağda.
Dediler Oğuz Hanın otağına giren var.
Ve Tanrı Kut Mete'nin huzurunda Atsız'ı
Kür Şad'la Kül Tiğin le diz vururken gören var.
Töredir; konan göçer, doğan gün batar elbet
Tanrı zeval vermesin devlet, din ve KUR'AN var.
Dayanılmaz olsa da Atsız'lığın acısı
Ulu Tanrı'ya şükür yine soy var. Turan var"
Ne acı şeydir nasipsizlik! Olsun, yine de canlar sağ olsun...
Ancak ben ölene dek kalbimle ve de gönlümle yaşayacağım.
Aynı anda ikisini yaşayan TÜRK olacağım.
Ne büyük huzur ki, kalbim İstiklal Marşını,
Gönlüm "Türküm!" diye başlayan Andımızı çağırmaktadır.
Bugünler de geçer dostum,
-Gün olaaa, harman ola-