Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak bu sene bir ilk´e imza atarak toplu sahur programları yapmaya başladı. Gecenin bir vakti ekibiyle birlikte belirlediği bir köye gidiyor, ahalisiyle birlikte sahur yemeği yiyor, akabinde sabah namazını da kılarak büyük bir hoşnutluk ortamı oluşturuyor. Başkanın bu hareketini önemsiyor, hakkında bir yazı kaleme almayı kendime de bir görev addediyorum.
Yapılanın, Türkiye´ de bir ilk olduğunu Albayrak´ ın sohbetinden öğrendim. Önemli bir adım atıldığına inanmaktayım. Özel hayatınızı dinin emirlerine uyarlamak, tanzim etmek, bunu güçlü bir iradeyle topluma yaymak, her babayiğidin harcı olmasa gerek! Kim buna tevessül ediyorsa komşulukların, dostlukların pekiştirilmesi yanında kişilere de İslam´ ı sevdirmiş, namaza teşvik etmiş olmaktadır.
Sahur nedir, programa neden alınmıştır?
Sahur, Arapça bir kelime olup, seher kelimesinden türemiştir. Sahurun son vaktine imsak denir. Sahur yemeği, oruç tutmak için gecenin bir vaktinde yenilen yemeğe denir. Sahura kalkmak hadislerce tavsiye edilmiş, sadece su bile içilse bereketli bir zaman dilimi olarak ifade edilmiştir. Sahur geleneğini geliştirmek bu programın temel amacını oluşturuyor.
Sahur hem inancımızda, hem kültürümüzde var. Raramazan ibadetlerinin en zor kısmını teşkil eder. Düşünsenize: Gece saat 03.00 gibi uyanacaksınız, oruca uygun, açlığa uygun yemekler yiyip içeceksiniz, ardından sabah namazını kılıp yeniden uykuya döneceksiniz. Müslüman´ı geceye programlayacak, günlük hayatı geceden başlatıp, 1 ay boyunca ritmik olarak buna riayet edeceksiniz. Hiç de kolay değil.
Başkan Albayrak 2 gün öncesinden şahsımı arayarak 11 Haziran günü gecesi Emiryakup´ da yapacakları sahur programına davet edince "Evet" Demiştim. Günü gelince gece saat 02.00´ de buluşarak Hayrabolu istikametinden köye vardık. Doğdum köydü, 6 kişilik ailemle yaşanan hatıralarım var. O çekirdek aile; iş, okul, evlilik sebepleriyle dağılıp gitti. Geçelim bu kısmı!
Köye vardığımızda muhtarlık kahvesi tıka basa doluydu. Hazırlıklar yapılmış, servise hazır kahvaltı paketleri açılmış, sahur yemeğine ( temcid) başlanmıştı. Baktım, isteyenlere -Menü haricinde- Bizim Kırım Tatar kültürünün vazgeçilmesi olan çiberekler de dağıtılıyor. Ekmek yerine 3 adet kıymalı pideyle sahur yemeğini yemiş oldum. Çocukluğumdan bilirim: Anacığım mutlaka ama her gece kalkar, saç üzerinde çiberek pişirir, yanına pestilden hoşaf koyardı. O günleri tekrar yaşadığım için geleneği başlatan Başkan Kadir Abiye mutluluğum yanında teşekkür bile çok az kalır. Sağ olsunlar.
Yemek faslı sona erdi, ezana daha vakit var, en az 100 kadar kişi birbirine sohbet ediyor, güzel bir hava var. Dostlukların mutluluğu yüzlere vurmuş durumda; muhtar Kerim Uğur´a, Albyarak, ?Belediyemizden ne istiyorsun?? Diye sordu. Muhtar, yol için malzeme istedi ama arkası gelmedi, ben de 9 yalak çeşmesinin devamı olan arazide ağaçlandırma yapılmasını dile getirdim. Köylülerimizden Abdullah Uysal, o arazinin önce ıslah edilmesi gerektiğini anlattı. Yani istekler, espriler derken sabah ezanı okundu, camiye geçerek güzel bir cemaat oluşturduk. Ezanla namaz arası vakitte, Albayrak bana bu sahur geleneğini niye başlattığını anlatmıştı. Onu sizinle paylaşmak istiyorum:
?Bak Hasancığım, bu sahur vakti en zor olanıdır. İftarlar tamam, yapılır. Ayaktasınız, zor değil, iftarlar zaten biliyorsun program olarak oturdu, ama sahur işte en zor olanı... Bu vakitte kalkacaksın, hazırlık yapacaksınız, bunun çok önemli bir yönü var: Bu sahur geleneğini güçlendirirseniz insanlar 5 vakit namaza başlayabilirler. Çünkü bunu başaran kişi namaza da başlar. Benim esas gayem, namaza başlanılmasına yönelik olarak böyle güzel ortamları oluşturmaktır. Biz belediye olarak bu geleneği böyle bir program çerçevesinde başlatan ilk belediyeyiz. Görüyorsun, köy halkı ne kadar güzel bir dayanışma içinde olmuşlar. İnşallah bunu başaracağız!?
Allah gönlüne göre versin başkan! Diyerek tebrik ettim, programa bizim köyümüzü de eklediği için teşekkürlerimi sundum. Bu sene 17 köyü programa almışlar, gelecek yıl inşallah daha fazlası olacak(mış)
Milli kültürümüzü, dini hayatımızı yaşamak, yaşatmak bile başlı başına bir iyilik hareketidir. Sebep olanları ben bir kez daha kutlamak istiyorum.