Çok şükür İlimiz Tekirdağ güzel bir huzur evine sahip.
İmkânları geniş, konuşlandığı yer havadar ve güneşli...
Ne kadar övsek, ne kadar meth-ü senalar dizsek yine de layıkıyla anlatamamış oluruz.
Kuyucuk çiftliği yamacına kurulduğu günü hatırlıyorum...
Oradaydım temelleri atılırken, dualar edilirken, cümle katılımcıların sevincini gözlemlerken.
Sosyal Hizmetler Müdürü Hüseyin Uzun, Ben, o gün resmen görevliydik.
Neyse...
Aradan geçen 30 yıla yakın zaman sonra bugün çok daha mükemmel şartlarda sakinlerine hizmet veriyor.
Efendim, büyükler der ki: ?Allah´ın sevgisini kazanmak, Allah rızasını gözetmek için yapılan her iş ve her davranış ibadettir.?
Bu sözü bugünkü İl Müdürü genç kardeşim Hasan Yılmaz´ a hatırlattığımda, ?Hasan Abi, evet kamu görevlisiyiz, görevimizi kanun ve yönetmelikler çerçevesinde zaten yapmakla mükellefiz, devletimiz bizi bu hizmetlere memur etti. İşin bir de insani, vicdani boyutu var. Burada bizler bir anlamda ibadet anlayışıyla görevlerimizi yapıyoruz. Huzurevi sakinlerimizin huzurunu gördükçe hem şevkimiz artıyor, hem bizler de huzur buluyoruz? Dedi.
Şuurlu yaklaşımından dolayı kardeşimizi tebrik ettim...
Çünkü bir bahaneyle epey öncesinde çat kapı huzur evininin her bir bölümünü; odalarını, salonlarını, yemekhanesini, bahçelerini dolaşıp tetkik etmiştim; temiz, pak, düzenli, özenli, çiçekli, yeşilli... Mükemmel!
Huzur evini görmeyenlerin, bilmeyenlerin söylediklerime inanmalarını mutlaka isterim, zira tek kelimeyle her cihetten şahane donanımlı bir huzur evine sahibiz.
Özel bir parantez açayım: Huzur evi denildiği zaman yanlış anlaşılıyor; çocukları, yakınları tarafından terk edilmiş muhtaç, yaşlı fakir insanların toplandığı evler olarak biliniyor. Hayır. Tam aksine; zengin, varlıklı, imkânlı insanların sayısı burada daha çoğunlukta sayılır...Bakacak, ilgilenecek kimseleri kalmayanlar kendi istekleriyle huzur evlerini tercih ediyorlar. Hani mukim olma sırası pek de kolaycıktan gelmiyor.
Gittiğimde huzur evi sakinlerinden konuştuklarım da oluyor. fark ettirmeden niyetlerini, duygularını alıyorum, çözüyorum sevinçlerini varsa hüzünlerini... Özetin özeti yaparsam, memnuniyet dağ gibi, demek çok daha kolay çünkü aynen öyleler: ?-Allah razı olsun, Hasan Beyden, Allah razı olsun Şerafettin Beyden!? Diye tekrar ettikleri özel dualarına ben de âmin diye iştirak etmekten başka çarem yok.
Bu duaları anlarım, sevgi dolu sözlerin kıymetini bilirim, takdir edilmenin hazzını çok yaşadım çünkü, Hasan Yılmaz´ ın ışıldayan gözlerindeki mutluluğun benzerlerini yıllar evvelinde Fak-Fuk Fon hizmetlerimiz sırasında uzun yıllar yaşadım, biliyorum.
Neticeyi kelam...
2017 yılının son gecesinde son yazımı, huzura, huzur dolu gönüllere armağan etmeyi diledim.
Nice yıllara efendim.