Güncellenmiş SEDANKA

Sedanka, Akraba günü, Altın günü, Nescafe günü

Abone Ol
GÜNCELLENMİŞ SEDANKA Altın günü, akraba günü, kuran günü, nescafe günü vs. daha sayabileceğim pek çok gün çeşidi var. Benim gibi yurtdışında büyüyenler için gün sadece dizilerde filmlerde gördüğümüz kısırlar, pastalar, börekler ikram edilen; bütün bunlar yendikten sonra da müzik açılıp sehpalar kenara çekilip kadınların ortada göbek atmasıydı. Uzun bir aradan sonra evde kaldığım bir pazar günü annem ´´akraba günümüz var gelir misin?´´ (birazda tehditvari bir tonla) diye sorunca gözümün önünde canlanan kısır ve pasta börekleri yeme hayaliyle hemen kabul ettim. Annemin ayda bir benimse uzun süredir görmediğim akrabalarımızla yine başka bir akraba evinde toplandık. Yaş ortalaması çoğu 60 yaş üstünü oluşturan (birkaç tane de 50li grubu var) altın kızlarla önce sarılıp öpüşmeler sonra hal hatır sormalar ve nihayet beklenen soru daha evlenmiyor musun? Artık yaşın geçiyor, bizim filanın oğlu var seni tanıştıralım gibi tehlikeli konuları atlattıktan sonra en gençleri ben olduğum için ev sahibine yardıma mutfağa geçtim. Ortalıkta ne kısır var ne börek. Hayal kırıklığı bir. Günler artık filmlerde gördüğümüz gibi olmuyormuş. Yiyecekler dışardan söyleniyormuş. Ev sahibi sadece salata ve tatlı yapıyormuş. Hazırladığım salata az yağlı, az limonlu (çok limonlu olursa tansiyonları düşermiş), az tuzlu. Tabaklar sadece doğranmış harmanlanmış salata malzemeleri ile dolduruldu. Ayranı hazırlayayım dedim. Hayır sen elleme çok tuzlu yaparsın tansiyonumuz çıkar dediler sadece izledim. Konulan yoğurt buzdolabından değil soğuk olmasın diye dışarıda bekletilmiş. Su belki biraz soğuktur diyorum ümitle. Biraz sıcak su kaynatılıp karıştırılıyor su soğuk olursa boğazları şişermiş. Tuz yok. İsteğe göre kendileri koyacakmış. Evet gerçektende uğraşsam yapamam böyle bir ayranı... Bu arada biraz hava gelsin diye balkon kapısını araladım. Hemen kapattırdılar ceyran yaparmış belimiz tutulur dediler... Yiyecekler yendikten sonra yaş ortalamasından doğal olarak oyun kısmı atlanıyor. (hayal kırıklığı iki) sohbet kısmına geçiliyor. Akraba günü yapmaya nasıl karar verdiniz diye soruyorum. Meğer bu toplantılar seneler önceden yapılıyormuş. Teyzelerden biri anlatıyor. Bizim zamanımızda bu toplantılara gün denmezdi. Sedanka denilirdi ve gündüz köyde herkesin işi olduğu için gece yapılırdı diye devam ediyor. Köydeki bütün kadınlar kızlar o gece sedanka kimdeyse onda toplanırmış. Köyün delikanlılarıda sevdalı oldukları kızları görmek için evin pencerelerine dizilirmiş. Bu güzel sohbeti yine 70 üstü teyzelerden birinin ah ah demesi bölüyor. Hepimiz ona doğru dönüyoruz. Köylerde sevdalılar birbirlerini ya sedanka gecelerinde ya da çeşme başlarında görürlerdi diye girdi lafa. Bende eniştenizi ilk su almaya gittiğim çeşme başında görmüştüm diye devam etti. (Enişte rahmetli olalı 10 sene olmuş) Gözlerinde ki özlemi görünce teyze dedim, enişteyi ilk gördüğünde üzerinde ne vardı hatırlıyormusun; uzaklara dalarak hatırlamammı hiç dedi. Siyah gömlek vardı ayakkabıları ökçeliydi bende krem rengi fistanımlaydım. Bu hikayenin devamını çok merak ettim enişte de teyzeye ilk görüşte aşık olmuş. Hemen görücü göndermiş. Kendisi yakın köylerden birinden olduğu için teyzenin bekar ağabeyi olduğunu bilmiyormuş. O zamanki adetlere göre bekar ağabeyi olan kızı ağabey evlenmeden önce vermiyorlarmış. İyi güzel bekleriz demişler ama bir sorun varmış. Bekar ağabey daha önce üç kez nişan attığından aynı köyden kız alması imkansızmış. Enişte dururmu. Buna da bir çözüm bulmuş. Hemen annesini babasını ikna ederek kendi kız kardeşini ağabeye verdiriyor kendide bizim teyzeyi alıyor. Bunada trampa deniliyormuş. Teyze sözlerini öldüğüm zaman beni yavuklumun yanına gömün size vasiyetim olsun diye bitirdi. ElifCe Dipnot: Allah herkese üzerinden yarım asır geçtikten sonra bile ilk gördüğünde üzerinde ne olduğunu hatırlayacak bir AŞK nasip etsin...