GÜN HESAPLAŞMA GÜNÜDÜR!

GÜN HESAPLAŞMA GÜNÜDÜR!

Abone Ol
Tarihler içinde toplumların kaderini değiştiren olaylar vardır. Bunlar bazen fırsat, bazen oturup muhasebe yapmak içindir. Gün gelip geriye baktığımızda neler kaybettiğimizi, neler kazandığımızı olaylara bakarak sonuçlar çıkarabiliriz. İşte Tekirdağ olarak önümüze neler çıktığını, nasıl yaklaştığımızı tekrar hatırlamaya çalışalım: -2014 yılında CHP ye yakın bir STK yönetimi TORSAB' ı (Tekirdağ Organize Sanayi Bölgesi) mahkemeye taşıdı ve yürütmeyi durdurdu. Bu kararla 12 bin veya dolaylı olarak 20 bin gencimizin geleceği karartılırken, esnafımız da bir kısır döngüye mahkum edilmiş oldu. -CHP'li Büyükşehir Belediyesi yeni kurulduğu için binlerce personel edinme hakkı doğmuştu. Bu hak, hakça dağıtılmak yerine eş, dost, akrabalara ehil olduklarına bakılmaksızın işe alındı. -CHP' nin Büyükşehir vaatleri kitaplar dolduracak kadar çoktu. Güzeldi. Çoğu için de aylar, üç aylar, altı aylar gibi sözler verilmekteydi, ancak aradan 15 ay geçmesine rağmen henüz gözü dolduracak tek bir proje dahi tamamlanamadı. Bu hızla tamamlanması da hayal gibi duruyor. -AK Parti'den yılgın düşen Tekirdağ seçmeni tereddüt etmeden CHP'ye yüklendi, öyle ki; belediyelerde 12-0 yaparken 6 vekillikten 3' ünü de ikram etti. Karşılığı nedir. Piyasada olmayan 3 vekilimiz var, belediyelerde de iş yap(a)mama beceriksizliği artık dillere düştü. Ya AKP' ye ne diyelim? -Temelimize dinamit koydu... Birlikteliğimizi sağlayan kavramları, milli değerlerimizi birer ikişer yok etti. Ne bayramımız kaldı, ne kimliğimiz! Türk'üm demek ırkçılıkla eş anlamlı hale getirildi. -AKP'nin ekonomi politikasından mutlu olanlar kimlerdir? Sadece AKP'ye yakın olan isimler desek ne kadar hatalı oluruz? -Halkımız 12 yıldır hala açlık ve yoksulluk sınırından kurtarılmış değil! -Esnafımıza acımasız vergilerle adeta diz çöktürüldü. -AKP, aşırı derecede yargı sistemi ile oynadı. Bunun sonucu olarak kamu iradesi zayıfladı, siyasi odaklar orantısız biçimde güçlendi. Bunun anlamı adaletin çökmesidir. -AKP Kürt sorunu vardır diyerek Pandora' nın kutusunu sonuçlar hesap edilmeden açtı, hemen arkasından Ergenekon ve Balyoz Darbe planları (!) gündeme geldi ve tarihin en kapsamlı dosyaları halkın önüne kondu, yıllarca sürdü yargı takipleri ve tabi paşalar, gazeteciler hapislerde çürütüldü. Yani sonunda sadece kandırıldık” denilerek işin içinden sıyrılmaya çalışıldı. -Faili meçhullere dönemi kapatıldığı söylenirken yenileri eklendi. Muhsin Yazıcıoğlu kazası böyle bir bilinmezlik içinde hala kuşkular bohçasına sarılı durmaktadır. -AKP Kürt Çalıştayları yaparak (Abant-Erbil 2009) Kürtçülüğün bilimsel altyapısı oluşturuldu. -AKP, PKK terör örgütünü legal hale getirmiş, koca bir bölge halkının PKK egemenliğine geçmesi sağlanmış, çözüm adı altında pazarlık masaları kurulmuş, akil adamlar heyetiyle halk bölünmeye hazırlanmış, örgüt talepleri eksiksiz yerine getirilme gayretine düşülmüştür. -AKP Aksaray'ın açılışını Papa ile yapmış, bazı İslami kesimler tarafından kötülüklerin anası olarak gösterilen Atatürk, Millet Meclisini Dualarla açmış, Meclis duvarına Türk Bayrağı ve Yeşil Sancak asılmıştı. Böyle bir kaderimiz olabilir mi? -Karahanlı, Selçuklu ve Osmanlı'da din teşkilatı sistemi neyse Cumhuriyette de aynen devam edilmiş fakat bozuk kafalar bu noktada bile Atatürk'e dinsizlik, ayyaşlık yakıştırması yapmışlardır. Değerli okurlar! Bu seçimler belki bir dönemim bitmesi yeni bir dönemin başlaması olacaktır. Başkanlık sistemi mi, yoksa Parlamenter sistem mi? Yol ayırımı buraya kadar gelmiştir. Bizler seçmen olarak gerek yerelde. gerekse genelde artık doğru tercihler yapmakla baş başa geldik. Sadece milli olmak yetmez, onu milliyetçilikle coşturmalı, sistematik ve de dinamik hale getirmek zorundayız. Sağlıcakla kalınız.