Geçip Giden Yıllardan Hatıralar, Tespitler ( 7 )

Mesnevi' siz Yıllarım

Abone Ol
Mesnevi' siz Yıllarım 15 Mart 1990 / Gece 00.01 Meğerse derya dibinde susuz zamanlarım, döne döne aradığım, bulamadığım DOST'a hasret ne bi-ruh zamanlarımmış. Aklı yele verip, katır yükü kitapların üzerinde at arabasıyla yağmurlu akşamda dört nala giderken terk edemediğim Kütahya sokaklarından tek başıma saparak Erenler'e götüren Dönenler Meydanı'nda karar kılamadığım ne bi-baht zamanlarımmış.Bir gecenin ortasında yalnız ve ruh yorgunu, çamurlu sokaklardan eve dönerken sabah ezanına kadar uyumayıp yanı başımdaki camide kendimi Yozgat / Çekerek fakirliğinde ruh zengini kılamadığım ne bi-çare zamanlarımmış..Ve ramazan geceleri.Ve bayram sabahları uykuya hasret gözlerimin Beşiktaş yokuşlarında evliya ruhaniyeti aradığı, toprağa, taşa, havaya, suya, insana, sese başka nazarlarla bakamayıp kaybettiğim yeni yeni bulduğumu sandığım ne bakir zamanlarımmış. YA GÖNÜLE BATAN DİKENLER 18 Mart 1990 Mesnevi'de gördüğüm bu ifade beni epeyce düşündürdü. Hepimiz elimize, ayağımıza batan dikenlerden şikayet ederiz. "Ya gönüle batan dikenler !?" 101 gün ve gece.21 Mart 990. Kendime verdiğim söze uyarak 101 gün sonra, senelerce uğraştığım doktora tezimi bitirmem gerekecek.Sabırla, aralıksız, öfkemi kontrol ederek Haziran'ın sonunda Kurban Bayramı'na ferah çıkmam gerekiyor. Bu arada çocukların da önlerinde çetin imtihanlar var. Günler göz açıp kapayıncaya kadar geçebilir. Eğer gaflete düşer yenilirsem yazık olur, 14-15 haftalık bir plan. Hoca ile 25-30 defa görüşme şansım olabilir. İyi değerlendirmeliyim. Allah'ım sen bilirsin. İlim, huzur, bilgi, başarı, sağlık ve saadet diliyorum. Zengin olmak benim işim değil.Allah ilmi isteyene verir diye biliyoruz. İstemesi, duası bizden. RAMAZAN'A SIĞINIŞ 27 Mart 1990 On bir ayın Sultan'ı yine geldi. Hatırladığım ilk Ramazan'ı düşündüm, ancak ilkokul üçüncü sınıfta okurken yaşadığım kısmını hatırlayabildim. 10 yaşlarındaydım. Amasya'da bir akşam vakti: Abdest alıyorum, telaşla teravih namazına koşturuyoruz. Sarışın yeşil gözlü bir akraba çocuğuyla birlikte. Babasının adı Celil'di. Sofular yokuşundan aşağı iniyoruz, soldaki caminin kalabalığına dalıyoruz. Film orada kopuyor.Sonraki ramazan sahnesi: Taşova'dayım İlkokul beş veya ortaokul başı.Oruçlu oruçlu Herizdağı köyünün tepelerinde gezmişim, yorgunum. Çiğdem toplamışım. Evde iftar saatini bekliyorum. Tepedeki topun ateşini pencereden görüp sofraya oturuyorum. Ezanla beraber fakir soframız şenleniyor. GELİŞMELERDEN ETKİLENMELER ve TESPİTLER. UYANIŞ: BÜYÜK SELÇUKLU dizisi 33. bölümüne ulaştı. Belli ki 150 bölümlük başarısıyla sınırlar aşan DİRİLİŞ ERTUĞRUL dizisiyle yarışacaktır. Tarihi dizilerin bütün kanallara yayılarak Karahanlı, Uygur, Köktürk, Peçenek ve Kıpçaklara kadar uzanarak onlarca diziye ve yüzlerce bölüme konu olması hayal değildir. Senaryo yazacak kültürlü araştırmacı ekipler yetişmelidir. Şaheser uyanmıştır, yarınları hazırlamaktadır. Türkçenin yeni klasiklerini sinema sanatının eşliğinde beklemekteyiz inşallah.. 20. MİLLÎ EĞİTİM ŞURASI; Sessiz sedasız, akisler bırakmadan bitti bitiyor. Vuslat, bir başka bahara kalacağa benzer. Lisansüstü akademik eğitim görmeden, en az 10 yıl mesleki ve ileri tecrübe kazanmadan "Uzman veya Baş öğretmen" olmak mümkün müdür ? Bu akademik olmayan ve "askerliği hatırlatan unvanlar" irfan ordusu mensupları arasındaki yakınlığı azaltacak hiyerarşik bir soğukluğa yol açmaz mı ? Tıpta Uzmanlık için niçin çetin TUS sınavlarıyla özel doktora eğitimleri yapılır ? İnsan evladının eğitimi daha mı az önemlidir ? Şura mensupları bu konuları aralarında istişare edip tartışmazlar mı ? Milli Eğitim meselelerini çok iyi bilenlerin, yazı ve kitaplarıyla bilgi ve tecrübesini ıspat etmiş olanların da bulunacağı, hafta boyunca devam edecek, çok katılımlı 21. veya 22. 100. YIL MİLLÎ EĞİTİM ŞURASI'nda TÜRKİYE ÖĞRETMEN AKADEMİSİ'nin de kurulmuş olacağı müjdesini temenni ve dua ederek 20. Şura'nın sakin ve sessiz gidişatına teessüfler ediyoruz. Hayırlısı olsun inşallah... 5 Aralık 2019 SHOW TV'de "Mucize" diye bir film seyrediyorum. Çok etkilendim ve üzüldüm. Sonunu bilmiyorum. Babası kendini ölümden kurtaran adamın oğluna güzel kızını verirken damadın sakat olduğunu öğrenince "Kalbi sakat olmasın" diye vaadinden dönmüyor, evlilik gerçekleşiyor. Karlı dağların ardındaki köyde öğretmenin efsanevi mücadelesi beni çok duygulandırdı. Böyle bin bir tesiri olacak filmlere çok ihtiyacımız var...Ve bir tıp mucizesl ile film mucizevi bir istikamete yöneliyor... 6 Aralık 2018 Dün akşam Milli Birlik ve Düşünce Derneği Genel Merkezi Salonunda Sakarya Üniversitesinin ve bazı liselerimizin gençlerinin katıldığı 70 civarındaki seviyeli ve ciddi memleket evladının yer aldığı sohbet toplantımızda; istikbalimize dair temenni ve tespitlerimizi ifade ettik, 20'ye yakın soru yöneltildi. İki buçuk saat süren, asil bir dinleme ve değerlendirme faslından sonra, Türkiye'nin medeniyetin yüksek ufkunda her alanda projelerle yeniden parlayacağına dair güvenlerimizi tazeleyerek ümitvar duygularla evlerimize, yurtlarımıza dağıldık. Gençlere daima güvenmeliyiz. Onlar tahminimizden daha şuurludur. Mayaları sağlamdır. Köklerinin farkındadırlar. Azınlık sizi yanıltmasın. Şaheser uyanmıştır. Geleceği kucaklamıştır. Milli Birlik ve Düşünce Derneğinin Başkan ve yöneticilerine, katılımcı gençlere ve bilhassa Üniversiteli kızlarımıza da kardeşleri arasında yer aldıkları için tebrik ve teşekkürlerimi sunuyorum. Siz varsanız ve milli davalara sahip çıkmışsanız vatanımız ebediyyen payidar kalacaktır.. Hedefleriniz yüksek olsun..Türkiye'den Türk ve İslam alemine ve insanlığa doğru her gelişmeyle ilgili olun. Meselelere yabancı kalmayın. Allah yardımcımızdır. Selam ve muhabbetlerimle... 9 Aralık 2017 · Hem ana hem baba tarafından Tokatlı olduğum anlaşılmıştır.100 yıl önceki dedelerim Selanik-Manastır-Sarıgöl-Debre-Köseler, 500 yıl önceki dedelerim Karaman Avşarları...5000 yıl öncesi dedelerim Asyanın kimbilir hangi yaylaları, nehirleri, suları etrafındadır...Azıcık da Erbaalı anneannemin babası hatırına Kafkasların Kabartay-Balkar dağlarını düşünmeden edemeyiz..Balkanlardan Kafkaslara, Karamanlara, Tokat Zilelere, Asyanın efsanevi tarih kokan asırlarına ve geleceğin torunlarının nice bin yıllarına selam olsun...Ve ruh akrabalarım 45 yıl boyunca öğrencilerim, arkadaşlarım,sınıflarımın kahramanları, kürsülerime kulak veren memleketimin has evlatları, hepinize selam üstüne selam olsun. "Kader bizi sizden ayırmasın.." 2 Ocak 2018 · 2017 yılında; 4 mevsimde, 12 ayda, 52 haftada, 365 günde okuduğum kitaplara dair: (Gözlerimin ferini, irademi, sabrımı, sıhhatimi koruyan Mevla'ya dualarımla) 1. Muhammediye / Yazıcıoğlu Mehmed- 4 cilt 1000 sayfa 2. Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa / Ahmed Cevdet Paşa/4 cild 2000sayfa 3. Elmalılı M.Hamdi YAZIR Tefsiri 1.ve 2.cild /Aslı, sadeleştirilmemiş/ 1000 sayfa 4.Umumi Türk Tarihine Giriş / 400 sayfa / Ord Prof.Dr.Z.Velidi TOGAN 5. Millet ve Tarih Şuuru(400 sayfa)- Ord Prof.Dr.Hilmi Ziya ÜLKEN 6.Türkiye ve Rusya (700 sayfa)-Prof.Dr. Akdes Nimet KURAT 7. Bir Ömür Böyle Geçti - Refik Halit KARAY/ 400 sayfa 8. Gezerek Gördüklerim- Falih Rıfkı ATAY / 220 sayfa 9. M.Mücadele Devri Yazarları Kalemiyle G.Mustafa Kemal, 2cild,1200sayfa 10. Atatürk Devri Fikir Hayatı /2 cild /1200 sayfa 11. Atatürk Devri Edebiyatı /2 cild /1200 sayfa 12. Sahnenin Dışındakiler -A.H.Tanpınar / 44 yıl sonra 2. okunuş 13. Mahur Beste -A.H.Tanpınar / 45 yıl sonra 2.okunuş 14. Huzur- A.H.Tanpınar / 48 yıl sonra 2. okunuş 15. Abdullah Efendinin Rüyaları /A.H.Tanpınar/ 48 yıl sonra 2.okunuş Öğrencilerime bilgi ve örnek olsun diye sunuyorum. Bu yıl aylık , haftalık bilgi vermeyi düşünüyorum. Zevklidir. Tavsiye ederim. Hayata bakışınız renkleniyor ve zenginleşiyor. Çok düşünüp az konuşmanıza vesile oluyor.. Az şey midir ? 6 Ocak 2015 Ertuğrul-Diriliş, Uyanış-Büyük Selçuklu, Payitaht-Abdülhamid, Böyle Bitmesin, Söz, Arka Sokaklar, Hekimoğlu, Mucize Doktor...gibi senaryosu seviyeli diziler dışında kalan kafa karıştırıcı, zayıf karakterlliği marifet sayan dıştan beslemeli güya dizilerin fing attığı kanallar zamanla bakalım halkımızdan nasıl not alacaklar ? Filinta dizisinin de uzun olmasını temenni etmiştik ancak 8-10 bölümünü seyretmiştik. Nihayet "Milli Sinema" hedefi gerçekleşiyor. Rahmetli Metin Erksan ve Halit Refiğ 'le başlayan hareket beklediğimiz meyvelerini veriyor. Bir zamanlar tanışıp dergi için röportaj da yaptığım Rahmetli Yücel Çakmaklı'nın yönettiği Küçük Ağa ve Osmancık dizileriyle ilk önemli müjdesini temsil eden, on yıldır Osman Sınav'ın yönetimindeki Sakarya-Fırat ve benzeri sembol kahramanları öne çıkaran filmlerde bizi heyecan ve düşünceye sevk eden örnekler artmaya başladı.Ertuğrul dizisi de pür-dikkat takip ettiğimiz tarihteki kahramanların zamanımızdakilerine hasretimizi besliyor. "Karadayı" tiplemesi de dikkate değer..Kazakistan yapımı"Göçebeler" de güzeldi.."Nayır, nolamaz..." devri ve gayrimüslimlerin kontrolü, istismarı ve yönlendirmesi bitmişe benziyor. Senaryolarından teknik kadrodakilerine, fikir, proje ve bütçe erbabına kadar herkesi tebrik ediyorum. Kalitenin ve dizi sayısının artarak devamını diliyor, alkışlıyor, selamlıyorum... 7 Ocak 2015 · "Okuyan Kedicik" kaplangillerden olduğunu bilmez ama mayasındaki cevher pençelerinde gizlidir..Şimdi Katip Çelebi gibi "..Tetebbua şevk düşüp şem'anın şamdan sehere degin yanar..." olduğu çalışmalara ihtiyaç var. "Kurt puslu havayı severmiş..."Her şeyi ayan beyan aleniyete dökmek bana pek doğru gelmiyor. Gençken bu hatalara düşülüyor. Kürşad'ı olmayan dağlarda Çin Seddi olsa ne olur, olmasa ne olur. Urumçilere elimiz uzanabiliyor mu ki temsili resimlerle oyalanmanın bir manası olsun.. Bir daha düşünelim...Mümkünse Yesevice... İşte o zaman Alper Tungalar da gelir, Malkoçoğlu Bali Beyler de..Yeter ki kendi devrimizin Oğuzları, Dede Korkutları, Fatihleri, Süleymanları, Sinanları gelsin.. Resim ve sembollerle oyalananlara bir çıtlatayım demiştim de...C. Şehabettin'in sembolü içte, kalpte taşımak gerektiğini anlatan bir sözü vardı... ** 7 Ocak 2012 · Ve bugün için Tanpınar'dan son vurucu, sarsıcı, yaralayıcı..mısralar.Musiki derinliği ile şiir birleşiyor. Sözün musikisi ile sesin şiiri bir arada : "Çırpınan bir ruhum artık, / Bin hasretle delik deşik.. Uzak hayret burçlarında, / Neva'nın, Ferahfeza'nın..." Tanpınar'ı hatırlamamak olmaz ."Zaman ve mekan aşarak" "öbür taraf" a gittiğini düşünüyor ve selam gönderiyor : " Bizden selam olsun güzel dünyaya, / Bahçesinde hala güller açar mı ? Selam olsun, sonsuz güneşe, aya; / Işıklar, gölgeler suda oynar mı ? Hepsi güzeldi; kar, tipi, fırtına.. / Günlerin geçişi, ardı ardına.. Hasretiz bir kanat şakırtısına, / Adımızı soran, arayan var mı ?" Dünyayı çok şey sayanlara ithaf olunur... 7 Ocak 2012 Hürrem Sultan ile Kanuni' nin oğlu Sarı Selim' in beytindeki inceliğe bakınız. Sarışınlık anadan, şiir cevheri Muhibbi' den geliyor olmalı. Diyor ki : " Biz, ayrılık bahçesinin alev nefesli bülbülüyüz. Sabah rüzgarı, bizim (hararetimiz altındaki gül bahçesinden) ancak ateşler içinde geçebilir... " Biz, bülbül-i muhrik-dem-i gülzar-ı firakız,/ Ateş kesilir, geçse saba, gülşenimizden..." Birileri mütebessim, yüzüme gülümsüyor: "Sen hangi devirde yaşıyorsun ?" Ben de diyorum ki " Ya siz ! İnceliğin, hassasiyetin, felsefenin, tefekkürün.. devri mi olurmuş ? Azıcık ince, vefalı, hatıralara ve geçmişe bağlı, insaflı...olalım..Yazık olur insanlığımıza yazık... 7 Ocak 2012 · Her ne hikmetse, bugün de aklıma hep beyitler geliyor . Mesela şu aşağıdaki beyit, Yunus'un ; " Derviş oldur kim , hırkada pinhan ola.." mısraına ne kadar benzer. Diyor ki Neşati : " O derece dünyadan uzaklaşıp yükselerek O'nunla aynileştik, bir olduk, tek olduk, varlığımıızı sildik, kaybolduk ki ; pırıl pırıl, üzerine dünya tozu "mafiha" düşmemiş aynalarda gizlendik, sırrolduk.": " Ettik o kadar ref'-i taayyün ki Neşati / Ayine-i pür-tab-ı mücellada nihanız.." 7 Ocak 2012 · Ve A. Nihat Asya'nın' nın mısralarını hatırlayalım vefat yıldönümü hatırına. Hatırşinas olmalı değil mi , şu fani, aldatıcı oyalanma yerinde : " Kapılar kalmasın kilitli, duvarlar kalmasın sağır... Dilinde "ad"ım güzeldi, ey çocuk ! Beni bir daha çağır !..." ***