19 Eylül günleri Gaziler günümüzdür. Bu münasebetle Allah indinde, devlet nazarında, kul gözünde gazilik nedir, ne değer ifade eder konusunu ele alacağım.
Yüce Allah indinde gazilik büyük bir değer ifade etmektedir. Gazi, Allah yolunda ve vatan uğrunda savaştığı ve şehit olmayı arzu ettiği halde ölmeyip, sağ kalan kimseye verilen addır. Gazi de şehit olmak ve bu mertebeye yükselmek için savaştığından dolayı o da şehitler derecesindedir. Hz. Peygamberimiz (SAV): “Bir kimse Allah yolunda şehit olmayı can-u gönülden isterse, yatağında ölse dahi Allah onu şehitler derecesine ulaştırır.” Buyurmuştur.
Devletimiz Gaziler günü için 19 Eylül 192 tarihini esas aldı. Sakarya Meydan Muhaberesi’nin kazanılmasından sonra, 19 Eylül 1921 tarihinde, TBMM’ since Başkomutan Mustafa Kemal ATATÜRK’ e, “MAREŞAL” rütbesi ile “GAZİ” unvanı verilmiştir.
Başbakanlığın, 24 Ağustos 2004 tarih ve 25209 sayılı resmi gazetede yayınlanan yönetmelik esaslarına göre de resmi kutlamaların çerçevesi belirlendi. Törenler buna göre yapılıyor.
Bu arada üzülerek ifade edeyim ki, Ben resmi törenlerin muhtevasında hele son yılları örnek verirsem bir samimiyet havası görememekteyim. Nitekim o milli ruh, o milli heyecan her yıl biraz daha ölmekte ve şimdilerde bayramlarımız iyice anlamını yitirmiş durumdadır. Cumhuriyet kutlamalarına bakınız, 30 Ağustos Zafer haftası... Ruhu, içi yok olmuş sanki geriye posası kalmış... Halk kopmuş bayramlardan veya uzaklaşmış!
Çanakkale savaşları gazileri kalmadı. Birkaç yıl evveline kadar son şahitler de gitti. Yalnız, Kore ve Kıbrıs gazilerimiz var… Kore savaşı (1950-1953) de, Kıbrıs savaşı 1974’de oldu. Kore gazileri tükenmek üzeredir. Liseyi bitirdiğimde (1974) askere gitmiş olsaydım belki kaderimde Kıbrıs gaziliği olacaktı. Yakın arkadaşlarımdan 3-5 kişi gazidir.
Değerli dostlarım, Tekirdağ’da iki üç hafta evvel Gaziler Derneği Tekirdağ Temsilciliği sade bir törenle açılmıştı. Valimiz başta olmak üzere Belediye başkanlarımız vs. yüksek zevat orada hep beraber olmaktan oldukça keyifli ve mutlu görünüyorlardı. Ben de kendi payıma o anı yaşamaktan sevinç duymuştum.
İşin bir yüzü böyle fakat öteki yüzü beni daha çok alakadar ediyor. Demem şu ki, Tekirdağ Eski Belediye Başkanı Op. Dr. Âdem Dalgıç Bey giderayak Perakendeci Hal Sitesi’nden bir yer vermeseydi bugün belki böyle bir Temsilcilik olmayacaktı. Hesap ediniz lütfen, 1974 Kıbrıs savaşından tam 40 yıl sonra (2014) gazilerimizin başını sokacağı bir emanet yuvaları oldu. Böyle bir millete, böyle bir devlete Allah yardım eder mi? Kimse kusura bakmasın! Göstermelik işlerle kendimizi oyalıyoruz veya amiyane tabirle tam ikiyüzlüyüz.
Dernek Temsilcisi Ahmet Akıncı Bey Kıbrıs Gazisidir. Orada Ast subay olarak görev yapmış, cephede çekildiği birkaç resmini de gururla o gün açtığı sergi panosuna iliştirmiş. Bunları işkembeden yazmıyorum. Gazi Akıncı ile çok dertleşen biriyim. Temsilcilikte evlerden taşıma bir iki masa, üç beş sandalye vardı. Oturup konuştuk. (Hasan Efendi yahu açtığıma pişman oldum inan, masraf yapıyorum, yardım eden yok, burası iki oda imiş, şimdi bir oda fakat elektrik için iki saat abonesi oldum, benim ne gücüm var ki, kimse yardım etmiyor. Allah razı olsun Kadir Albayrak Beyefendi uğradı, durumumuzu gördü... Söz verdi, bakalım!) diye dertleşmiştik. Gerçekten de Albayrak orayı kısa sürede adam etti ve açılış gününe hazırlayarak Gazilerimizi sevindirdi. Allah da onu sevindirsin.
İşte 19 Eylül günü bu Temsilcilik mensupları gaziler günü kutlamasına başlarında kalpak, göğüslerinde gazilik madalyalarıyla katıldılar. Bizleri, yavrularımızı, torunlarımızı, 40 yıl o görüntülerden mahrum edenlere söylenecek sözümüz yok. Belediye Başkanı Albayrak’ ı seviyorum. Buraya elini uzatan başka birileri olmuş mu, olmamış mı ayrıca merak ediyorum tabi, uğrayıp göreceğim, mükemmel çay demleniyor. İçtikten sonra birkaç kuruş da kumbaralarına atmak lazım. Dedim ya resmi kutlamaları hiç sevmem, önce samimiyet…
Başlıkta Gazilerimizin değeri nedir diye sormuştum? 40 yıl sonra gelen mutluluğa yine eyvallah! Ancaaaak, ya Güneydoğu gazilerimiz? Sayıları binlerle ifade ediliyor. Biraz da çekinerek yazmış olayım: Sahi onlar çok gözde, çok itibarda olan gazilerimizden midirler?