Kuzu gibiyiz... Bizi eziyorlar. Toz içinde kaldı her bir yanımız; mutfağımız, yatak odamız, panjurlar, camlar, evimizin her yeri... Bu açıkça bir zulümdür. Çamaşır asamaz hale geldik.
Derdimizden kim anlar diye yazıyorum bunları... Caddelerde, sokaklarda gezen araçlarımız da evimiz gibi Fetvacı´ nın tozuna, çukuruna ve iriden iriye mıcır taşına maruz bırakıldık; eskidik, yıprandık.
Sinirlerimiz de alt üst oldu.
Fetvacı firması niye denetlenmiyor ey belediye?
Sizin halka hizmet anlayışınız bu mu?
Fetvacı yolu yırtıyor, toprağını tüm yola yaydırarak birkaç gün sonra daha ileri gidiyor. Böyle hizmet oluyor mu, var mı başka illerde?
Vatandaş "Yazın bunları" Diyor.
İşte yazdık, yazıyoruz.
Var mı takan, var mı kaale alan, adam yerine koyan?
Yok!
Yukarıda tozdan ne hale geldiğimizi anlattım.
Sadece biz değil rahatsız olan...
Başkaları da var hesaba katılması gereken!
Okullar, kreşler hastalar, öğrenciler, bebekler var... Onların durumu ne olacak?
Dev kamyonların kapak açma, kapak vurma gürültüsü bizleri her an havalara zıplatıyor, yüreklerimiz ağzımıza geliyor.
Tüm bunları acıyla, öfkeyle, sinirle dile getiriyoruz. Biraz insaf yahu!
Medenice hizmet anlayışından bu devirde hala niye mahrumuz?
Kastım özellikle firma değil; bu veya başkası fark etmez, olayın özü ilgilendiriyor bizi...
Şu firmaya soralım: Siz aynı hizmeti Van´da, Hakkari´ de, Diyarbakır´ da yapabilir misin? Herhalde sıkar biraz! Ama söz konusu Tekirdağ olunca bakıyoruz hiç bir şey umurunuzda değil!
Ben firmanın adamıyla telefon irtibatı kurdum, konuşalım dedim; bana şurada burada oturup konuşalım diyemedi. "Bakarız" havasında oldu. Aynı konuyu defalarca belediye makamlarına ilettik... Bir sözleşme şeklinden söz ediliyor; Ankara´dan mı, İller Bankasından mı bir yerlerden imza bekleniyormuş, gelirse yollar hemen asfalt kaplanacakmış.
Külahım nerede diye bakındım, yıllar öncesinden çıkarıp atmışız.
Özetlersek sevgili okurlarım; şehir içi yolarımızı yapan şirket daha en az 2 yıl burada... Ya maskeyle gezelim, ya da sinirlerimizi en yakın hastaneye gidip aldıralım. Biz bu zokayı (pardon) tozu baştan yutmuşuz.
Önümüz kış, bakalım çamura nasıl dayanacağız?
Para kazanma hırsı maalesef halka saygının çok ötesinde geziniyor.
Niye hırs, niye para dedim?
Tek Park uygulaması sadece şehiriçi trafiğini düzene sokmak içindi.
Bakıldı ki, para tatlı!
Yan yollar, yan caddeler sokaklar derken sarmaşık gibi ağ gibi her yere sirayet edilmeye başlandı.
Gelin görün ki, her an kaza yapmaya uygun bir yer var, araç kakılı orası ama uygulama yok!
Neresi?
AKA Kolejine giderken, anladınız siz muhiti!
Trafik orada tam bir cacala haline gelmiş! Ne hikmetse o bölge imtiyazlı gibi...
Orada, TEK PARK yok.
Rahatsızlık verilsin istenmiyor sanırım.