EVDEKİ DURUM

EVDEKİ DURUM

Abone Ol
EVDEKİ DURUM "Bir elinde cımbız bir elinde ayna, umrunda mı dünya" ?Dİyen Orhan Veli´nin tam olarak yanılmış olduğuna dair bahse girebilirim... Ayna ve cımbız! Hiç kuşkusuz var olmakla birlikte bunların haricinde kadının paçasında; çocuk veya çocuklar, üstelik yeni nesil teknolojiler yani, cımbıza aynaya ilaveten elektrik süpürgesi, vileda, alışveriş poşetleri, işiyle ilgili evraklar, gereçler vs bulunmakta... Vee kadınlar tüm bunları aynı anda ahenkle dans ettirebilme becerisine sahiptirler. Orta yaş kadını bir taraftan annesinin gelenek göreneklerle dolu hayat tarzına uyum sağlamak için çabalarken bir taraftan da teknoloji bağımlısı olan çocuğu ile de uğraşmak durumundadır. Kadın, "Zülfünün tellerine kurban olurum" Lafının geçici olduğunun, zaman içerisinde ?"Yerdeki saçlarını topladın mı?" Şekline dönüştüğünün gayet farkındadır; bilinçlidir. Çok da önemsemez bunları. Daha önemli işleri vardır artık. Evdeki salonda bulunan en rahat kanepe ve tabi ki televizyonun kumandası evin erkeğine ait iken diğer odadaki televizyon tekno - çocuk´lar içindir. Çocuk takmış olduğu kulaklıklar ile playstationun başında saatlerce hareketsiz durabilme becerisine sahiptir. Televizyon karşısındaki eş bu kadar hareketsiz değildir. Devamlı surette maç izliyor olduğu için zaman zaman duruma uygun üzüntü, sevinç ve kızgınlık belirtileri göstermektedir. Bazı hakları da yok değildir orta yaş kadınının... Kışın balkonda, yazın salondaki televizyon kendisine tahsis edilmiştir. Ayrıca haftada bir iki kendisi ile aynı durumları yaşayan arkadaşları ile buluşabilmektedir. Ancak bu buluşmalarda eve dönülen saat çok geç olmamalıdır. Orta yaş erkeği bu konuya çok önem vermektedir. Durumu, "Elalem ne der sonra?" Diye açıklamaktadır. Orta yaş kadını genç kızlığından elalemin anlamını iyi bilmektedir tabiki?"Elalem" düşüncesine çok önem verilen bir topluluğuz biz. Teknoloji çocuğu elalemden bile bir haberdir. Onun tek dünyası kulaklıklar, playstation ve telefonudur. Orta yaş kadını teknoloji çocuğunu biraz sosyalleştirmek için arkadaşlarını çağırır ama manzara ürkütücüdür. Evde beş altı çocuk ellerinde telefon, hiç konuşmadan tüm günü geçirebilmektedir. Korkulacak bir şey olmadığını iddia eden bu çocuklar internetten devamlı iletişim halinde olduklarını söyleyerek orta yaş kadınını teselli etmeye çalışırlar. Durumun bir tek güzel yanı vardır ki evdeki onca çocuğa karşı hiçbir gürültü yoktur. İnternetten alışveriş, internetten kitap özeti okuma ,internetten oyun ve sonuç evde kulaklıklar kulağında hep aynı yerde hareketsiz duran bir çocuk. Çocukların birbirleri ile  iletişim halinde olduklarını iddia ettikleri mesajlardan orta yaş kadını pek bir şey anlamaz doğal olarak. Sonuçta onun okul dönemlerinde  arkadaşlara yazılan  tek mesaj yıl sonlarında arkadaşları ile birbirlerine yazdıkları hatıra defteri mesajlarıdır. Genelde "Unutma, Unutulanlar, Unutanların Unuttuklarını Unutmazlar..." Vs.şeklindeki gayet anlaşılabilir ve  herkesin hatırladığı mesajlardır. Herkese anlayacağı dilden konuşmak gerektiğini düşünerek bu yazıyı tüm tekno - çocuklara armağan ediyorum. Daha kolay anlayabilmeniz için konuşmak yerine ben de biraz teknoloji kullandım. Diyorum ki: Aramıza dönün, çünkü bu şekilde yaşamıyorsunuz. Telefonun içinde bir hayat yok. Bilgisayar oyunlarının içinde hayatı kaçırıyorsunuz. Kitapların özetlerini internetten okuyarak hiç bir şey kazanmıyorsunuz ve hatta çok şey kaybediyorsunuz... Hiç aramayın internette yazının özeti  yok. Sizi çok seviyorum çocuklar!