Esirgenmeyecek Bir Tatlı Söz

Abone Ol

Bu yazıyı yazıp yazmamak için kendimle çok mücadele ettim.

Sonunda içimden geçenlerin özetini siz değerli dostlarımla arkadaşlarımla paylaşmak istedim.

Ben taaaa çocukluğumdan beri yüce Tanrının yaratmış olduğu bu evreni ve içinde başta insan olmak üzere bütün canlıları "sevgi ve saygı"üzerine yarattığına inanırdım ve hala daha da güçlü bir sekilde inanıyorum.

Kötülüğün,zarar verici şeylerin,kinin nefretin,intikam duygularının,elimde olsa ve bir dakikalığına bana üç dilek değil,bir dilek dile deseler,inanın hiç tereddütsüz yukarda belirttiğim vasıfları barındıran kim varsa yok olmasını dilerdim yüce Tanrıdan.

İşte bu sevgi üstüne kurulmuş bu dünyada hayat bize her zaman iyi şeyleri,mutlu edici şeyleri sunmuyor...

Hayat işte bir varsın bir yoksun.

Her gün biryerlerden ya da bir dostundan arkadaşından,çok değer verdiğin bir sevdiğinden,bir yakınından hep sevindirici ve mutlu edici haberler beklerken,tam tersi sizi kahredecek çok üzecek ve çaresiz bırakacak haberlerde alıyoruz yaşıyoruz...

Hepimizin bu haberleri aldığı anlar zamanlar olmuştur ve yaşamışızdır.

Biz Türkler yaradılışımız gereği çok duygusal yapıya sahip insanlarız.

Her türlü iyi ya da kötü bir durum veya haber karşısında aşırı tepki veriyoruz,bu yazıyı okurken yok diyenler olsa bile,bu durum bir gerçek.

Bu durum karşısında elbetteki kötü bir vaka veyahut haber karşısında hemen hiç tereddütsüz bir seyler yapmaya çalışır,çözümler üretmeye koyulur ve sevdiklerimize, dostlarımıza,arkadaşlarımıza bir zarar gelmemesi için varımızı yoğumuzu ortaya koyarız...

Çözüm ürettigimiz yahut çare bulduğumuz zaman mutlu olur seviniriz.

Amma ve lakin ya çok istememize rağmen çaresiz kaldığımızda ise dünyalar başımıza yıkılır sanki...

Çözüm bumamadığımız ve bizi aşan hem tıbbi hem de manevi bir takım vakalar karşısında,dua etmekten ve iyi temennilerde bulunmaktan başka bir şey gelmez elimizden...

Böyle zamanlarda en büyük destek moral motivasyon ve duadır,sığındığımız tek limandır.

Hepimizin başından geçer bu tür vakalar ve elimizden gelmeyenlere karşı,gelebilecek şeyleri yapmak ve sevdiklerimize,
arkadaşlarımıza,dostlarımıza yani değer verdiğimiz canlarımızın sevindirici haberlerini aldığımızda mutlu olduğumuz gibi,zor dönemden geçtiklerinde ise yine aynı şekilde yanında olmak aramak sormak,moral motivasyon sağlamak gerekir....

Sen iyiyken herkes iyidir derler ya hani,mesele zor süreçlerde de iyi olabilme gücüne ve bu gücü zor süreçten geçen yakınlarımızada empoze etmektir.

Değer verdiğimiz ne varsa kıymet bilmeye ne çok geç kalmışlığımız var oysa ki, insan olarak ve o süreçten geçmeye namzet birer aday konumundayken....

Sevgi üstüne bina edilmiş bir tatlı sözü duymaya hasret ne çok insan vardır,bir köşede....

Ve geç kalmanın pişmanlığını daha fazla hissetmeden,hadi dostlarım sırdaşlarım ve değerli okuyucularım,hemen bir dostumuzu yakınımızı sevdiğimizi,arkadaşımızı,henüz yol yakınken yakınken ziyaret etmeye,uzaktaysa hemen telefonu elimiz alıp aramaya ve ona sevgi dolu bir "merhaba,nasılsın"demeye ne dersiniz?.....

Haydi daha fazla geç olmadan...

İşte öyle…
Birgülce