Dünya parası fikrini ilk ortaya atanlar kapitalizm temellerini oluşturan klasik iktisatçılardır. 19. Yy. yasamış J. S. Mill ?Politik Ekonomi? kitabında ülkelerin uluslararası ticarette aynı parayı kullanmaları fikrini ortaya atmış ve bunun bir gün gerçekleşeceğini söylemiştir. Ayrıca aynı parayı kullanmayan ülkeleri barbar olarak nitelemiştir. Daha sonraki dönemlerde ortak bir dünya parası yaratılması fikri, uluslararası ortamlarda sık sık dile getirilir, fakat dönemin süper gücü tarafından engellenir. II. Dünya savaşı yıllarında uluslararası bir para sistemi oluşturulması fikri yeniden ortaya atılır. White liderliğindeki Amerikan heyeti unıtes adı verilen bir dünya parası önerirken; Keynes başkanlığındaki İngiliz heyeti bancor adını verdikleri bir parayı desteklerler. Bu plan konjonktürün uygun olmaması nedeniyle uygulanmaz. Bunun yerine savaş sonunda ABD´nin Bretton Wood kasabasında gerçekleşen Birleşmiş Milletler para ve finans toplantısında, bağımsız ulus devletler, uluslararası bir finans sisteminde anlaşır aynı zamanda Dünya Bankası ve IMF nin kuruluş kararı da alınır. Alınan karara göre para sisteminde, 1 ons altın 35 dolara eşitlenecek, diğer ülke paralarının değeri dolara endeksli olacaktır. Ayrıca ülkeler ellerindeki altını vererek dolar talep edebilecekti.Böylece dünyanın finansman ihtiyacı bir ülkeye teslim edilir. 1970 lere gelindiğinde Fransa tam tersi bir şey yapar, elindeki dolarlarla ABD nin kapısını çalar ve al dolarlarını; ver altınımı der. Cevap; bende o kadar altın yok olunca sistem çöker. ABD nin elindeki altından daha fazla dolar bastığı, doların altın olarak karşılığının olmadığı ortaya çıkar.
Bretton Wood sisteminin çökmesiyle, ülke paraları serbestçe fiyatlanmaya başlamış çapraz kurlar esnek kur sistemine göre belirlenmeye başlamıştır. Günümüzdeki dünya para sisteminde doların hakimiyeti rakipsiz olarak sürmektedir. Dünya ve ülke ekonomilerini tehdit eden dengesizlikler ve krizlerin önemli bir nedeni de budur. Yaşanan krizler nedeniyle etkilenmemek için özellikle gelişmekte olan ülkeler rezerv biriktirmekte zaten kıt olan kaynaklarını buna ayırmaktadır. Dünyada rezerv para stoklarına baktığımızda en başta % 62 oranında doları görmekteyiz. Bunu %23 ile avro, %3.9 ile sterlin, %3.9 ile yen takip etmektedir. Doların hakimiyeti sürerken, yeni bir dünya parasının çok büyük yararları olacağı muhakkaktır. Döviz rezervi biriktirme ihtiyacının ve ulusal paralar arasındaki döviz kurlarının ortadan kalkması, ekonomik verilerin, malların maliyet ve fiyatlarının karşılaştırılmasında kolaylıklar, ödemeler bilançosu ve cari açık derdinin sona ermesi gibi?.
Fakat bu mevcut düzende ABD nin bir dünya parasına onay vermesi pek mümkün görünmemektedir Senyoraj gelirlerinden beslenen bir ülkenin bu gücünü paylaşması düşünülemez. Dünyadan gelen para talebini karşılamak için karşılıksız dolar basıp başka ülke halklarından senyoraj geliri elde eder, bir bakıma vergi alır. Dolayısıyla doların hegemonyasından kurtulmak için özellikle Asya ülkeleri arasında oluşturulacak başarılı bir ekonomik birlik, dolar ve avronun rezerv para özelliğini önemli ölçüde etkileyebilir. Azerbeycan, Beyaz Rusya, Ermenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Moldova, Özbekistan, Rusya ve Tacikistan´dan oluşan Bağımsız Devletler Topluluğu Türkiye, İran Çin Japonya Körfez ülkeleri aralarında oluşturacak birlikteliklerin paraları çok çabuk rezerv para konumuna gelebilir. Bağımsız Devletler Topluluğunun Türkiye ile enerji ticaretinde rubleyi kullanması, Pekin ile Tokyo´nun 2011 yılındaki ikili ticaret anlaşmasında ticareti yuan üzerinden yapma kararı bu konuda dünyanın arayış içinde olduğunu göstermektedir. Dünya siyasetinde bu adımlar bebek adımı olarak tanımlansa da doların hegemonyasını yıkacak dev adımlar olarak ta konuşulmaktadır. ABD merkezli düşünce kuruluşu Stratfor, Türkiye´nin milli parayla ticaret hamlesinin başka ülkelerin de katılımıyla oluşturacağı bir dalganın , yeni bir küresel sistem değişikliğine yol açabileceğini iddia etmiştir. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı R. T. Erdoğan Doların yükselişine karşı Milli paraya dönüştürme çağrısı yapmış, devlet kurumlarının bütçe faaliyetlerinde dolar yerine TL ye geçildiğini duyurmuştu.
?Yeni şartlarda yeni bir dünya kurulur ve Türkiye de bu dünyada yerini bulur?